1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. İngiltere Neyin Peşinde?
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

İngiltere Neyin Peşinde?

A+A-

Dünya son günlerde İngiltere’de yapılan AB’den çıkma ya da kalma referandumunun sonucunu bekliyordu. Referandumdan gelen haberler, İngiltere halkının AB’den çıkmaktan yana oy kullandığı yönündeydi.
İngiltere’nin AB’den ayrılması demek, Avrupa’nın yeni bir krize girmesi demektir.
İngiltere şimdi AB ile uzun bir pazarlık sürecine girecek. Merakla beklenen; İngiltere’nin AB’de kalmak için ortaya koyacağı şartlar ve isteyeceği tavizler neler olacak!
“İngiliz Anahtarı” bu defa nereyi açmaya çalışacak dersiniz?
AB yanlısı Başbakan Cameron’un istifasını açıklaması da AB’ye bir mesaj olabilir mi?
Ben burada şu soruyu soruyorum:
“İngiltere neyin peşinde?”

Tam da bu noktada, İngiltere’nin AB ülkelerinden isteyeceği tavizleri analiz etmek gerek.
Bana öyle geliyor ki, bu pazarlığın en önemli maddesi, yeniden şekillendirilmeye çalışılan Ortadoğu olacak.

Türkiye’nin AB üyeliği için 3000 yılını işaret eden İngiltere Başbakanı Cameron, referandumdan sonra istifa etti.
PekiCameron’un karşısında kimler var?
Bir de ona bakalım;
Cameron partisini ve kabine üyelerini referandum konusunda serbest bırakmıştı. Cameron'ın karşısında, Adalet Bakanı Michael Gove ve eski Londra Belediye Başkanı Boris Johnson'ın başını çektiği AB'den ayrılma yanlısı grup bulunuyor.
Dedesi Osmanlı Dahiliye Nazırı Ali Kemal 1922 yılında Mustafa Kemal karşıtı olmakla suçlanmış, nakil sırasında linç edilerek öldürülmüştü.
Politikacı ve gazeteci olan Stanley Johnson, Ali Kemal’in torunu olduğunu söylemiş, aile izlerini İstanbul ve Ankara’da sürdüğünü anlatmıştı.
İşte Boris’te Stanley’in oğlu, yani Ali Kemal’in torunudur!
Bu sadece bir bilgi notu olsun.

İngiltere referanduma giderken bizim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da bir çıkış yapıp “Siz verdiğiniz sözde durmuyorsunuz, sizin çirkin yüzünüz bu. Biz de AB müzakereleri için referanduma gidebiliriz" demişti.
Bu da can çekişen AB için ayrı bir tehdit oldu.

AB her ne kadar Türkiye’yi içine almama gibi bir tavır gösterse de, kendi kurutuluşu için Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu biliyor.
Bunun için küstürmeden, öteleyerek, yeni tavizler kopararak kazanımlarını artırmaya çalışıyordu.
İşin aslı Erdoğan, çok önce, “Kopenhag Kriterleri”, meselesinde, Konya’dan AB’ye o mesajı göndermiş, “Kopenhag kriterlerini Ankara kriterleri yapar, yolumuza devam ederiz” demişti.
Bu “AB olsa da olur, olmasa da…” anlamını taşıyordu.
AB oyalayıcı taktiklerle süreci uzattıkça bugüne getirdi.




BİRLEŞİK KRALLIK AB’DEN ÇIKSIN!

Almanya Dışişleri Bakanı Frank-WalterSteinmeier, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-MarcAyrault, Hollanda Dışişleri Bakanı Bert Koenders, İtalya Dışişleri Bakanı PaoloGentiloni, Belçika Dışişleri Bakanı DidierReynders ve Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn İngiltere’nin AB’den ayrılmasının sonuçlarını görüşmek için Almanya Dışişleri Bakanlığının Berlin'deki konuk evi Villa Borsig'de bir araya geldi.
Toplantıdan sonra açıklamada bulunan Steinmeier, Birleşik Krallık'ın AB'den 'en yakın zamanda' çıkması gerektiğini ancak yoğun görüşmelere ihtiyaç olduğunu söyledi.
Steinmeier, "Büyük Britanya'nın kararına saygı gösteriyoruz. Ve artık kendisine odaklanacağını da anlıyoruz" dedi. Steinmeier ayrıca, "Avrupalılara, Avrupa'nın önemini ve işini yapabiliyor olduğunun gösterilmesi gerekiyor' diye konuştu.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-MarcAyrault, yaptığı açıklamada "Yeni İngiltere Başbakanı acil bir şekilde tayin edilmeli. İngiltere'nin 50. maddeyi bir an önce devreye sokması ve uzun bir belirsizlik döneminden kaçınması gerekiyor. Britanya'nın Avrupa ile kedinin fareyle oynadığı gibi oynaması doğru olmaz. Bu saygıyla ilgili bir durum. Belirsizlik, İngiltere'nin de Avrupa Birliği'nin de çıkarlarına değil. Bunun siyasal ve ekonomik sonuçları var" dedi.
Siyasal ve ekonomik sonuçlar!
İki sorunun da çözümü için Ortadoğu’ya hakimiyet gerekiyor!

ALAKOVA HALKI YOL KAPATTI
Geçen haftaki yazımızda değinmiştik. Alakova halkı, Boyalı’ya giden yolun asfaltlanmamasından büyük rahatsızlık duyuyordu. Şikayet bize ulaştığında yazımıza dahil ettik. Akabinde Alakova halkının Boyalı yolunu trafiğe kapatarak eylem yaptığı bilgisi geldi.
Bu arada Meram Belediyesi’nin yaz döneminde ilçede asfalt çalışmalarını rekor düzeye çıkarma hedefinde olduğunu da belirtelim.
Planlamalara göre asfalt sezonunda, yani yazın sıcak döneminde Meram’ın asfalt konusunda sorunlu bölgeleri minimize edilecek.
Alakova, “eylemi” ile asfalt planlamasında biraz daha öncelik edinmiş olmalıdır.

MHP NE YAPIYOR?
MHP’de kazan kaynadı, hatta taşıyor!
Olağanüstü Tüzük Kongresi tartışmalı bir şekilde yapıldı. Noterin verdiği sayı ile muhaliflerin verdiği sayı birbirini tutmadı. Genel Merkez hepsinden daha düşük bir katılım sayısı veriyordu.
Nihayetinde notere ait olduğu söylenen bir açıklama ile aslında kongrenin yeterli sayıya ulaşılmadan yapıldığı gibi bir iddia da çıktı ortaya.
Kazanın taşması ateş söndürür mü?
Söndürse de başka tehlikeler taşır!

Bu arada MHP tüzük kongresini toplayan Çağrı Heyetine, kongreyi İl Merkezi dışında yapmaktan cezai işlem yapıldığı haberleri geldi.
Devamı da gelirse şaşırmayın!

PARALEL MESELELER KARIŞIK
Paralel meseleleri de zaman zaman merak uyandıran noktalara geliyor.
Konya’da bazı okullar ve Mevlana Üniversitesine yapılan operasyonun ardından yeni operasyon beklentileri de oluşmuştu.
Ancak bu işler o kadar seri olmayabiliyor.
Kriptoları çözümlemediyseniz operasyonun hiç faydası yok, hatta zararı vardır!
Durum gösteriyor ki, sadece Konya’da değil, Türkiye’de kripto çözümlemesi tamamlanmış değil!
Bu durumda paralel operasyonlar senelerce sürebilir.
Allah sonumuzu hayretsin.

ARANAN İŞADAMI NEDEN SERBEST KALDI?
Bu arada adı ve fotoğrafı “Arananlar Listesine konulan” bir işadamının Konya’ya dönüp Adliye’ye giderek ifade verdiği ve serbest bırakıldığı haberleri geldi.
Adı “Arananlar Listesinde” olan biri ifadesinden sonra serbest bırakılıyorsa bir yanlış vardır.
Ya yayınlanan liste yanlıştır.
Ya da verilen karar.
Hangisinin yanlış olduğunu söyleyecek durumda değiliz.

TOTEMLER KALDIRILIYOR MU?
Hafta sonunda petrolcü bir dostumuzla işyerinde karşılaştık. Yola cephe olan totemi bir gün önce işçiler indirirken görmüştük.
“Hayırdır, totem indirmek nereden çıktı, firma mı değiştiriyorsun?” dedik.
“Hayır abi, Belediye ya siz indirin, ya biz indireceğiz. Totemler kaldırılacakmış.” dedi.
Zihnimde bir tur yaptım, indirilen tek totem buydu. Üstelik belediye firmalarının totemleri de duruyordu.
Zihnimdeki düşünceleri kovdum, mübarek gün, beni başka şeylere zorlamasınlar diye!

GÜBRE SATIŞINI DURDURMAK
DOĞRU ÖNLEM YÖNTEMİ Mİ?

Tarımda kullanılan amonyum nitrat içeren gübrenin teröristler tarafından bomba yapımında kullanılması, bu gübrenin satışına yasak getirilmesine vesile oldu.
Gübrenin bomba yapımında kullanılması elbette yeni değildi ama son aylarda şehirlerde yaşanan patlamalardan sonra hammadde sayılabilecek bir tarımsal ürüne kısıtlama getirmeyi çare olarak gördü Ankara!
Bir dostumuzun daha başka önerisi oldu karardan sonra;
“Bu gübreyi hiç piyasaya vermesinler. Çiftçinin tarlasını da devlet gübrelesin. Bak daha ekonomik olacak o zaman. Üstelik teröristler de hammadde bulamazlar!”

SIRADA MUTFAK TÜPLERİ VAR
LPG tüplerinin de bomba yapımında kullanılıyor olmasıyla Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu bayi ve dağıtım ağında tüp satışını kontrol altında tutmak üzere çalışma başlattı.
Doğruysa, tüp alana teferruatlı form doldurtulacak, alıcının imzası alınacak.
İhtiyacından fazla olduğu düşünülen tüp alana, bulundurana ceza uygulanacak.
Tüp satışını da yasaklasak mı?

AVRUPA ŞAMPİYONASINDAN
BU SENE HİÇ ZEVK ALMADIK

Avrupa Futbol Şampiyonasını bu sene daha bir heyecanla ve hevesle beklemiştik. Bunda, Milli Takımın vizeyi Konya’da almasının bizim açımızdan etkisi olsa gerekti.
Ancak Millilerimiz “Biz bitti demeden…” şampiyonasının rövanşı gibi bir açılış yaptı, Hırvatistan ile. Ve yenildi.
Yenilmesi bir tarafa, futbolu heyecan ve ümit vermiyordu.
Şahsen ilk yarıdan sonra kalktım TV başından.
İspanya maçı günü site girişinde genç kardeşim Muhammed maçı sordu; “Ne yaparız?” diye.
“Ben izlemeyeceğim” dedim. “Çünkü fark yiyeceğimiz bir maç olacak. Mübarek gün TV başında kendimi heder etmeyeceğim” dedim. Eve döndüğümde maç bitmişti. Düşündüğüm gibi fark yemiştik.
Çek maçını kazanacağımız içimize doğmuştu. Ama “kızgınlıktan olsa gerek”maçı seyretmek gelmedi içimden. Teravih daha önemliydi. Dönüşümüzde özetleri izledik, “Skor yetmeyebilir” dedik. Neticede bir günlük bekleyişin ardından, Fransa maceramızın sonu gelmişti.
Bu konuyu daha sonra müstakil spor yazısında derinlemesine analiz edelim.
...
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.