1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. 10 Kasım Mesajları
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

10 Kasım Mesajları

A+A-

Geçen yıl, Ekim ayında Yeni Akit Gazetesi’nde okumuştum, Gerçek Hayat Dergi’sinin haberine göre “Mustafa Kemal Atatürk’ü masonlar zehirleyerek öldürmüşler ve 10 Kasım 1938 bizim için “büyük kurtuluş” oldu diyerek kutlamışlar…

*

Masonlar bununla kalmamış, Atatürk’ü zehirledikleri maddenin karaciğerine verdiği zararı da alkolün etkisi diye gösterip bir taşla iki kuş vurmayı ihmal etmemişler. Hem kahraman bir Müslümanı öldürmüşler, hem de ölüm sebebini, o kahramanıMüslümanların gözünden düşürecek şekilde çarpıtarak duyurmuşlar ve fikirleri, hedefleri takip edilmesin diye de Atatürk hakkında yalanlar uydurup yaymışlar, yaymaktalar.   

*

Habere göre masonlar, Atatürk’ün ölümünü “büyük gün” olarak kutlamışlar. Masonların, İslam düşmanlığı ile nasıl organize olduğunu bilenler bunu anlayabilir de masonların bu kutlamalarına katılan Müslümanlar (!) kim oluyor? Bunlar nasıl Müslüman oluyor? Bunları görüp Müslüman zannederek, takip ve taklit eden müslümanlar kime hizmet ediyor? gibi sorulara cevabı kim verebilir?

*

Dün, malûm TV kanallarından birinde adına tarih programı dedikleri bir sohbete şahit oldum; İki kişi oturmuş, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında çıkan bazı gazete haberleri üzerinden devletimizin ve milletimizin o dönemini ve yöneticilerini küçümseyen, alay eden konuşmalar yapıyordu. Bunları, tarihçi zanneden çocuklarımıza kim sahip çıkacak? Gerçeği kim anlatacak? Burada durmalı ve bu konularda soruları çoğalatarak derin cevaplar aramalıyız.

*

Uzay çağını yaşadığımız şu günlerde, kamera karşısına geçip seksen - yüz yıl öncesinin imkan ve şartlarında gerçekleşen bazı eksikler veya yanlışlar üzerinden alay ederek o dönemi eleştirmek, kınamak insanlığa yakışır mı? Kimdir bunlar?

*

Bunlar, bizim tarihimizi bizden çok överler ancak tarihimizdeki yanlışları konuşmazlar. Hatta bugüne zarar verebilmek için tarihteki yanlışları savunurlar.  Çünkü bunlar tarihimizden ders almamızı istemezler. Bunlar anları ve anıları tarih diye yuttururlar. Bunlar, anlardan oluşan olayların birbiri ile kronolojik etkileşimini ve sebep sonuç ilişkilerini bilim olarak inceleyen tarihin anlaşılmasını engellemekle görevlidirler.

*

Bende yıllardır oluşan kanaate göre bunlar, İslam düşmanlarının yalanlarını bize kâh din, kâh tarih diye anlatmak üzere özel olarak yetiştirilmiş ve beslenmiş ajanlardır. Bunlara hain demek iltifat olur çünkü hain kendi içimizden çıkana denir. Bunlar, bizim içimizden olmadıkları halde bizden gibi görünen ve konuşan kalleşlerdir. Bunlar, düşmanın darbesine ortam hazırlamak için fırsat kollayanlardır. Acelesi de yoktur bunların, yalanlar ve iftiralar ile işledikleri kalleş projelerini nesilden nesile aktaracak kadar yavaştırlar. Yavaştırlar, çünkü biraz hızlı olsalar bizimkiler uyanacak, kanmayacak! Bu kalleşlerin en büyük gücü ise bizim içimizde yetişen kandırılmaya uygun cahillerimizdir(!)… Bizimkiler, kandıkları yalanların doğruluğunu sorgulamadan başkalarına yayarak aslında düşmana hizmet etmektedir.

*

Bizimkilerin kandırılması bir suç olsa da bence büyük suçlu, düşman yalanlarını tarih diye anlatanlara karşı, gençlerimizin kandırılmasını engellemeyen Atatürkçüler veya Kemalistlerdir.

*

10 Kasım mesajları yayınlama yarışına girmek yerine, tarih yalan söylüyor diye diye kafaları karıştıran ve karışan kafalara düşman yalanlarını tarih diye anlatan ajanlara kanan gençlerimize tarihimizin gerçeklerini, işin aslını anlatmaya başlayın. Allah rahmet eylesin. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.