1. YAZARLAR

  2. Ahmet TAPU

  3. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü
Ahmet TAPU

Ahmet TAPU

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü

A+A-

Öncelikle yazımın da başlığına koyduğum ifadeden başlamak istiyorum “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” yanlış bir ifade; çünkü bugünün çalışanları yarının emeklileri ya da çalışmayanları hatta ve hatta çalışamayanları olabileceği için 10 Ocak sadece “Gazeteciler Günü” olarak adlandırılmalıydı. Bu arada diyeceksiniz ki gazetecinin emeklisi olmaz. Elbette doğrudur. Kabul ederim ama bazan şartlar gereği emekli de olur başka işler yapmak zorunda da kalır. Hele hele günümüz şartlarında

Zaman zaman sohbetler sırasında konuşulur. Ah o eski günler diye… İşte bu gazetecilik mesleği için söylenebilecek bir söz. Biraz kaba kaçacak ama cuk oturdu tabiri de tam bunun için söylenmiş gibi sanki… Eskiden gazetecilik vardı, gazeteciler de vardı ve mesleğin şeref ve haysiyeti de vardı. En azından bugünlere göre kat kat fazlaydı. Habercilik vardı, doğruları söylemek vardı, tarafsızlık vardı vardı da vardı… Bugün bu değerlerimiz yok oldu sanmayın aynen devam ediyor. Tek farkımız bugün teknoloji yükseldi imkanlar arttı alaylıların yerini mektepliler aldı gazete sayısı artarken TV sayısı da arttı internet ve sosyal medyanın sınırlarını tahmin bile edemiyoruz. Herkes gazeteci herkes haberci oldu ama sonuç olarak gerçek gazetecilik sizlere ömür dedirtti.

***

Hani bazı yayın organlarında programlarda yer alır ve çoğu zaman merakla takip ederiz “Kaybolan Meslekler” diye… İşte gazetecilik de maalesef bu konuma gelmek üzere gerçek gazetecilik yok olma aşamasına doğru koşar adım gidiyor. Bugün adı büyük, yaptığı işler küçük bir çok gazetecimiz var. Ancak tabirimi hoş görün ya yandaş oldular ya da candaş oldular. Olmadılar ise de olmak zorunda bırakıldılar. Bazen olaylar ya da yaşananlar konusunda dostlardan tanıdıklardan ya da bizi sözüm ona gazeteci olarak görenlerden gelen yakınmalar olur. Kardeşim şunu görmüyor musunuz. Şundan haberiniz yok mu ya da şunları neden yazmıyorsunuz gibi sitemlerle karşılaşırız. Vatandaş elbette haklı ve doğruyu söylüyor. Ama söylediğinin gereğini kendisi yapmadığı gibi yani kendisi şikayetçi olmuyor bizi aracı olarak kullanmaya çalışıyor. Madalyonun öbür tarafında da muhabir de kendisini düşünüyor. Yazacağı haber için acaba patron ne diyecek. Gazetemin tutumuna ters düşer miyim, işimden olur muyum korkusu vs vs… İşte bugün gazeteciliğin geldiği nokta kabul etsek de etmesek de bu hale geldi.

***

Meslekte 41. yılımda bunları yazacağım gençliğimde hiç aklıma getirmezdim. Ama kader ağlarını bu şekilde örmüş. Amaç doğruları paylaşmak ise durum bu. Konya’da 4-5 gazete yayınlandığı zamanlarda bugünkünden çok daha etiliydik. Bugün sadece gazete sayısı 20’lere yaklaşırken TV ve radyoları sosyal ağları saydığımızda yüzlercenin etkisi maalesef yok düzeyinde… Her şeye rağmen 10 Ocak Gazeteciler Günü’nün hayırlara başlangıç olması temennisiyle umudumuzu kaybetmeden daha iyi günlerde buluşmak dileğiyle…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.