1. YAZARLAR

  2. Duran ÇÖLCÜ

  3. 17 Ağustos’u Unutmamalıyız
Duran ÇÖLCÜ

Duran ÇÖLCÜ

GÖZLEM
Yazarın Tüm Yazıları >

17 Ağustos’u Unutmamalıyız

A+A-

 

Aradan 17 yıl geçmesine rağmen ülkemizde 17 Ağustos 1999 yılında yaşanılan Marmara Depremi unutulmuş gibi görünüyor. Hafızamızı zorlarsak o gün ülke olarak yaşadığımız can ve mal kayıpları aklımıza gelir. Hep birlikte ‘Allah bir daha böylesine bir depremi ülkemizde ve dünyada yaşatmasın’ deriz. Marmara Depremi’nin üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen, deprem ve depreme yönelik tedbirler konusunda gerekli çalışmalar yapılsa da yeterli bilinci yakalayamadığımız ortadır. Ancak geç kalmış da değiliz. Depremlere yönelik yeterli tedbirleri alırsak can ve mal kayımız Marmara Depremi’nden daha da az olur.  Konya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Dr. İ. Hakkı Erkan, yönetim kurulu üyeleri birlikte düzenlediği basın toplantısında Marmara Depremi’nin neden olduğu can ve mal kayıpları hakkında bilgi verdi. Dr. İ. Hakkı Erkan, “17 Ağustos 1999 tarihinde, son yüzyılın en büyük felaketlerinden birini yaşadık. Doğu Marmara’da büyüklüğü 7,4 ve merkez üssü Gölcük olan bu deprem büyük bir afet ortaya çıkardı. Kocaeli ve 12 Kasım Düzce depremleri binlerce insanımızın ölümüne ve yaralanmasına, milyarlarca liralık mal kaybına neden oldu. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine kadar ülkemizde yaşayan uzak veya yakın her aileyi bir ölçüde etkilerken, herkesi ayağa kaldırdı. Depremin yol açtığı yıkımlar Kocaeli, Yalova, Bolu, Düzce illeri başta olmak üzere İstanbul, Bursa, Tekirdağ, Eskişehir, Zonguldak illerinde de çok büyük ölçüde can kaybına ve yapı hasarlarına neden oldu. Ayrıca, yapılarda meydana gelen yangın ve kimyasal madde sızıntıları nedeniyle insanlar zehirlendi ve bir çevre felaketi ortaya çıktı. Sadece Adapazarı ve Yalova’da ortaya çıkan yıkımın ulaştığı boyut son 35 yılda ülkemizde yaşanan depremlerin her birinin birkaç katına çıkmıştır. Büyük yıkımın merkezi olan Gölcük’te ise 1939 Erzincan Depremi ile kıyaslayabileceğimiz bir yıkım yaşanmıştır” dedi.

***

Başkan Erkan, Marmara Depremi’nin neden olduğu felaketlere dikkat çekerken, bu tür felaketlerin yaşanmaması için de depreme yönelik yeterli tedbirlerin alınması gerektiğine dile getiriyor ve ‘17 Ağustos Depremi’ni unutmadık, unutturmayacağız’ diyor. İnşaat Mühendisleri Odası’nın genelde deprem zararlarının azaltılmasına yönelik çeşitli çalışmalar yaptığı hepimizce bilinmektedir. Bu çalışmalarda yapı üretim sürecindeki eksiklikler, mevcut yapıların durumu ve ülkemizin kentleşme ile ilgili politikaları, afete hazırlık konusu ve ilgili mevzuatlar olmak üzere geniş bir yelpazede ortaya çıkan yetersizlikler ve hatalar gözler önüne serildi. Görüş ve öneriler defalarca kamuoyuyla, ilgili idari ve siyasi birimlerle paylaşıldı. Yapılan bu çalışmaların ortaya çıkarmış olduğu gerçekleri sıralarsak; Mevcut yapı stokunun deprem güvenliği yoktur. Bu yapıların güçlendirilmesi gerekir. Onarım ve güçlendirme çalışmaları rasyonel değilse yıkılıp yeniden yapılmaları gerekir. Yeni yapılan yapıların yeterli ölçüde mühendislik hizmeti alması ve denetlenmesi gerekir. Mal sahibi adına kendisini denetleyecek olan yapı denetim kuruluşunu müteahhitler belirlemektedir. Bu sistemin değişmesi gerekir. Yapı denetim ücreti son derece yetersizdir. Denetim sürecinde bulunan meslek insanlarının mesleki yeterlilikleri, meslek odası tarafından belgelenmemektedir. Meslek odaları yapı üretim sürecinin dışına itilmiştir. Yetkin mühendislik yasası tüm uğraşılara rağmen çıkarılmamıştır şeklinde sıralanmıştır.

***

Ne yazık ki 1999 depremlerinin ortaya çıkardığı ağır bedellerden yeterli ölçüde ders çıkarılmaması, 2011 yılında yaşamış olduğumuz Van depreminin acı yüzüyle bir kez daha anlaşılmıştır. Gelinen noktada deprem gerçeği ile ülke olarak yüzleşilmelidir. Ancak o zaman yaşanılacak bir depremden en az bir zararla kurtulabiliriz.  

İlimiz deprem tehlikesinde 17 Ağustos depremini yaşayan illere göre düşük risk taşımaktadır. Arazilerimizin genişliği ve 4. derece deprem bölgesinde bulunmamızdan dolayı yatırımcılarımız rahat bir şekilde ilimizde yatırım yapabilirler. Tabi ki yerel yöneticilerimizin de ilimize yatırım yapacak olanlara daha fazla destek vermeleri gerekir. Sonuçta İnşaat Mühendisleri Odası, depremi unutmama, unutturmama ısrarını sürdürmektedir. Güvenli ve sağlıklı yapı üretimi sağlanana kadar da depremi unutmamaya ve unutturmamaya çaba göstermeye devam ediyor. Bizlerin de yapması gereken İnşaat Mühendisleri Odası’nın bu çabasına destek verip, üzerimize düşeni yerine getirmektir. O zaman ülkemizde ve şehrimizde deprem bilincinin oturmasına katkı vermiş oluruz. Ne dersiniz bu desteği hep birlikte vermemiz gerekmez mi sorarım sizlere?

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.