1. YAZARLAR

  2. Samet AKTAŞ

  3. 2020 Yılı İnsanlığa Önemli Bir Mesaj
Samet AKTAŞ

Samet AKTAŞ

Gazeteci-Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

2020 Yılı İnsanlığa Önemli Bir Mesaj

A+A-

Sevgili okuyucularım, bu yazımda sizlere dünyada ki yaşanan son gelişmeler hakkında bahsetmek istiyorum. Bilindiği üzere şuan tüm dünya ve ülkemiz korona virüsü ile ciddi bir savaş halinde. Öncelikle rabbim yardımız olsun demek istiyorum…

Kara veba

Gelin isterseniz geçmişe bir göz atalım. Dünya’nın 1300 yılların başında adı Kara ölüm olarak adlandıran büyük bir veba hastalığına yakalandığına şahit oluyoruz. Çin ve Orta Asya’dan ardından Avrupa’ya kadar uzanan veba salgını Avrupa’da sıçrayarak, yaklaşık 200 milyon insanı canından etmiştir. 14’üncü yüzyıldan başlayan Kara ölüm salgını ya da diğer adıyla, Kara Veba, 17. Yüzyıla kadar benzer hastalıkları da tetiklemiştir.

İspanyol gribi

1900’lü yıllara geldiğimizde ise, İspanyol gribi denilen yine bir hastalığa rastlıyoruz. Tıbbi imkanların o dönemde yetersiz olması, dünya genelinde hastalığın yayılmasında önemli bir rol oynamıtır. Avrupa’da başlayan bu veba, 18 ay gibi kısa bir sürede yine milyonlar insanı canından etmiştir.  İspanyol giribi incelendiğinde genci, yaşlısı, demeden etki gösterdiğine şahit oluyoruz.

Domuz gribi

İspanyol giribinin devamı niteliğinde olan ve dünyada en son 2009 yılında görülen Domuz gribi de yine sağlık tarihinde kara bir leke olarak kalmıştır. 1970’li yılların başında Amerika kıtasında görülen bu hastalık 191 ülkede görülmüş ve 800 binden fazla insanı etkilemiştir. Binlerce kişiyi de canından etmiştir.

Kuş giribi

Bundan kısa bir süre önce tavuk fiyatlarının kuş gribi yüzünden neredeyse bedavaya verildiğini hepimiz biliyoruz. Yine 1900 yılların başında görülen bu hastalıkta insan hayatını olumsuz yönde etkileyen büyük bir vaka olarak hafızalarda yer edinmiştir. Polonya, Macaristan başta olmak üzere kanatlı hayvanlarda görülen bu hastalık insanlara da bulaşmış ve birçok kişinin ölümüne neden olmuştur. Kanatlı hayvanların kireçlenerek ya da canlı canlı gömülerek yok edildiğini biliyoruz. Bu veba da en son 2008 yılında görülmüştür.

Korona virüsü

Dikkat ederseniz geçmişte ki yaşanan hastalıklardan örnek verdim. Şimdi ise korona virüsü hakkında yorum yapmak istiyorum. Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan bu salgın kısa sürede maalesef tüm dünyaya yayıldı. Türkiye başta olmak üzere vakaya yakalanan ülkeler kapsamlı bir mücadele vermeye çalışıyor. Özellikle Çin, İran ve İtalya en çok etkilenenler arasında. 14 gün içinde Akciğer’i mahveden bu hastalık, insanlığın şuan en önemli sorunu. Kimi ülkeler aşı geliştirmeye çalışırken, kimisi ise yeni kitler geliştirme peşinde. Bizim ülkemizde ise, solunum cihazı, maske, kolonya, dezenfektan, üretimleri hızlandı. Bazı ülkeler de ise sağlık sistemi maalesef çökmüş durumda. Hergün insanlar ölüyor. Dünya’da hayat durdu. Herkes can derdine düştü…

Evet şimdi ben konuyu biraz daha açmak istiyorum. Arkadaşlar, 2020 yılında yaşadıklarımız tesadüf değil. Farkında değil misiniz? Doğal afetler, depremler, seller sürekli arıyor. Yanardağlar harekete geçiyor. Binlarce insan yerinden yurdundan oluyor. Buna rağmen İnsanlık ise, haddini hala aşmış durumda, zina, hırsızlık, yalan, dolan, cinayetler almış başını gidiyor. Diğer taraftan Suriye’de, Filistin’de, Gazze’de Afganistan’da, Bangladeşte, Myanmar’da, Mısır’da, Irak’da yıllardır suçsuz yere insanlar öldürüyor. Çocuklar öldürülüyor. Peki dünya ne yapıyor? Evet dünya sessiz… Bu sömürge düzen elbette böyle gitmez.

Bu onların feryadı

Önce ki yaşanan vakalar ve son zamanlarda artan olaylardan insanlığın ders çıkarması gerek. Resmen kıyamet alemetleri yaşıyoruz. Geşmişten de kısa kısa örnekler verdim. Yani Allah kullarım ben varım diyor. Bu salgın, sahile cansız bedeni vuran çcoukların feryadıdır. Bu vaka, bombada yaralanarak can cekişen, sizi Allah’a şikayet edeceğim diyen çocuğun sesidir. Bu virüs, suçsuz yere masum insanların katledilişidir. Bu hastalık, insanların diri diri yakılmasıdır.  Bu çaresizlik, günlük binlerce ton ekmeğin çöpe atılmasıdır. Bu dert Afrika’da insanların açlık ve susuzluktan ölmesidir. Bunun gibi yüzlerce örnek verebiliriz. Rabbim sonumuzu hayır etsin, inşallah en kısa zamanda bunları atlatır ve normal hayata döneriz. Ama birde düşünelim. Ne kadar insan olabiliyoruz? Ne kadar kul olabiliyoruz?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
13 Yorum