1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. 30 Ağustos kutlamaları Akşehir’den başlatılmalı
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

30 Ağustos kutlamaları Akşehir’den başlatılmalı

A+A-

Sakarya Meydan Muharebesi için Akşehir bölgesinde gönüllü askerlerden müteşekkil iki alaylı mürettep, yani gizli amaçlı bir tümen teşekkül ettirilmişti. Kurmay Yarbay Zeki Soydemir’in komutasındaki bu Akşehir Alayları cephe gerisinden düşman askerine önemli tacizlerde bulunup zaferde büyük rol oynar. Tümenin savaşa sağladığı katkı 30 Ağustos Zaferini getiren Büyük Taarruza da ilham kaynağı olur.

**

Başkomutan Gazi Mustafa Kemal hürriyet ve istiklal mücadelesi için Batı Cephesi Karargâhını ülkenin derinliklerine sevk edip orduyu yeniden yapılandırmaya karar verdiğinde bunun için Ilgın-Akşehir hattını seçince her iki beldenin halkı da orduya kucak açıp tüm imkânlarını seferber etti. Mesela Akşehir’de bütün arabacı, bakırcı, demirci dükkânları silah imalathanesine dönüştürülür, arastanın ustaları süngüler imal edip, tüfekleri tamir eder. Ordunun ihtiyacı olan silah ve cephane mühimmatı şartlar dâhilinde burada imal ve ikmal edilirken cephede yaralanan askerlerin bakım ve tedavileri için de Akşehirli hanımlar gönüllü hemşirelik yapar.

**

Düşman ordusunu baskı altında tutacak en yakın istikamet ve taarruz hazırlığı için en müsait mıntıka Konya; güneye yapılacak olası taarruzun önlenebileceği nokta da Orta Anadolu’nun Batı’ya açılan kapısı Akşehir’dir. Bu sebeple Mustafa Kemal Batı Cephesi Karargâhını Akşehir’e taşır. Milli Mücadeleye aylarca beşik olan Akşehir ordumuzu Büyük Taarruza her yönüyle imar edip hazırlar. Hatta Mustafa Kemal harekât planını kumandanlarına iletip son direktiflerini vermek üzere bir bizzat bir futbol maçı tertip eder. Görüntüde maç, gerçekte savaş planı mütalaasıdır bu! Anadolu’yu Yunan tohumundan temizleyen Büyük Taarruza askerlerimiz Akşehir Ulu Camii’de kılınan namazın ardından dualarla, tekbirlerle uğurlanır.

Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 30 Ağustos Zaferi’nin şartları Akşehir’de olgunlaştırılmasına karşılık kutlamalarda ilçenin akıllara dahi gelmemesi tarihe karşı bir vefasızlık olsa gerektir. Oysa Mustafa Kemal’in düşman kuvvetlerinin dikkatini çekmemek için planladığı futbol maçı bile kendi başına, kutlamaların Akşehir’de başlatılması için muhteşem bir gerekçedir. Konya erkânının konuyu devlet gündemine taşıyarak 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarının Akşehir’den başlatılmasına yönelik çalışmalar yapması tarihi gerçeğin gün yüzüne çıkarılması kadar Konya şehri içinde ciddi bir kazanım; Konya’yı milli mücadele karşıtıymış gibi gösterenlere verilecek en iyi cevap olacaktır.

**

NEDİR BU KONYA DÜŞMANLIĞI?

Konu Konya’nın milli mücadele karşıtı gibi gösterilmesine gelmişken bu konuda ciddi anlamda rahatsızlık uyandıran birkaç örneği ifade etmekte yarar var.

İçindeki Konya düşmanlığını kusmak için fırsat kollayanlar her nedense dini ve bilhassa milli günleri tercih ederler! Bu minvaldeki söylemleriyle maruf zatlardan biri geçen hafta 30 Ağustos Zaferinin kutlandığı günkü yazısında Mustafa Kemal’in ‘Orduyu Büyük Taarruza Akşehir’de nasıl ve hangi şartlarla hazırladığından bahsetmek yerine’ Konya’da bir medreseyi ziyaretinde sinirlenip “Bu asalakların askere alınmaları için emir vereceğim. Savaş sona erince bunları mali dayanaklarından, vakıflardan yoksun edeceğim. Bu vakıflar mollaların yaşam kaynağıdır, mutlaka son vereceğiz” dediği uydurmasını yazarken kin, nefret ve bölücülük tohumu ektiğinin farkında mıydı acaba?

Oysa Mustafa Kemal Konya’nın derin tarihte etkinliğini gayet iyi biliyordu ki; yaşamı boyunca Konya en çok ziyaret ettiği, günlerce ayrılamadığı şehirlerden biri olmuştur. Nitekim 20 Mart 1923 tarihli Konya ziyaretindeki konuşmasında, “Konyalılar tarihin her devrinde acı tatlı günler gördüler. Tarihin dersindeki önemi herkes gibi Konyalıların da takdir edeceğine eminim. Bu imanladır ki, Konya’nın milli egemenliğin yerleşmesinde en güçlü dayanak noktalarından biri olacağına inancım büyüktür” der.

Gazi’nin Konya Türk Ocağı Şeref defterine iliştirdiği şu satırlar da Konya’yı Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığıyla yan yana telaffuz etmeye cüret edenlere en güzel cevap niteliğindedir:

Konya, çeşitli Türk devletleri yaşamış, öz Türk vatanıdır. Konya, asırlardan beri tüten büyük bir nurun ocağıdır. Türk kültürünün esaslı kaynaklarından biridir.”

Bundan başkası laf-ı güzaftan ibarettir!

**

Karadeniz seyahatinden dönen bir dostumuz; Samsun’da Atatürk Anıtını ziyaret ettikleri sırada çevreden kendilerini kast ederek “Atatürk düşmanı yurdumuzdan kovmayı başarmış ama gerici yobazları kovmaya fırsat bulamamış” diye laf atıldığını, abdest alırken “Namazınızı gidip otelinizde kılsanıza” gibi sataşmalara maruz kaldıklarını elemle anlatmıştı.

Konya’ya karşı yürütülen karalama kampanyaları meyveye duruyor olmalı ki, Süper Lig maçlarında da son Antalyaspor maçında olduğu gibi bazı taraftar grupları Konyaspor’a karşı nazire yaparcasına iştiyakla İzmir Marşı okuyarak ‘gönderme’ yapmaktadır.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.