1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. 4 M ile İletişim Medeniyeti
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

4 M ile İletişim Medeniyeti

A+A-

Korona virüs salgını insanlığa çok şey öğretti, yaşam ile ölüm arasındaki çizginin ne kadar da incecik olduğunu, insanca düşünmenin, insana yakışır bir yaşam ortamı sağlamanın ne kadar önemli olduğunu… Ve medeniyetin ne olduğunu.

*

Konuşunca herkes kendini en insan, en medeni görür ve gösterir ancak öyle değilmiş, zenginlik veya teknoloji insanca düşünce olmadan medeniyeti getiremiyormuş. Zenginlik ve teknoloji olmadan da insanlık tek başına yetmiyormuş medeniyet için.

*

Kuş iki kanat ile uçar ya bir de ayaklar gerek o kuşa. Yani medeniyetin üzerine kurulduğu bir temel yoksa temelsiz kurduğunuz medeniyetin de bir anlamı olmuyor. Ya medeniyetin ne olduğunu gözden geçirmeli ya da temelleri acilen güçlendirmeliyiz.

*

Medeniyetin temeli iletişim ile başlar bence, sağlıklı iletişim ile. Diğer her ne varsa iletişimden sonra gelir. Hayvanlar koklaşarak ve tepişerek iletişim kurarken insanlar arasındaki iletişim konuşma ile başlar. Konuşma geliştikçe konuşmanın kuralları oluşmuş zamanla ve insanlar geliştikçe de konuşma kuralları iletişim yöntemlerine dönüşmüş. İnsanlar arasında iletişim geliştikçe, günü ve geleceği planlama, sistem kurma ve soyut düşünce gelişmiş. İletişim kurallarından ve yöntemlerinden habersiz konuşanlar ise hala o ilk insanlar kadar anlaşabiliyor ancak. Oysa medeniyet kuran insanlardan olmak için daha fazlasını, daha iyisini yapmak gerek.

*

Anlayacağımız dilde, iletişim yöntemlerini şöyle anlıyorum ben; Münakaşa, Münazara, Müzakere, Müşavere; buna iletişimde 4M yöntemi deniyor… Kısaca şöyle;

*

Münakaşa; Birbirini dinlemeyen insanların kendi fikrini kabul ettirmek için hep bir ağızdan konuştuğu, bir kuralın olmadığı bir ortam. Diğer 3 yöntemi uygulayacak kadar gelişmemiş insanlar yapar. Kimin sesi daha çok çıkarsa, kim lafı gediğine koyarsa, kim daha hızlı laf yetiştirir, laf sokar da karşı tarafı susturursa kazanmış gibi görünebilir bu yöntemde... Gülmeli fıkralarda işe yarasa da hayatın gerçekliğinde yararlı değildir, sonu kavgaya varır. Kavgada ise kazanan yoktur. Çünkü kavga eden taraflardan birisi daha az kaybeder ve kazanan hep dışarıdan üçüncü bir taraf olur.

*

Münazara, Müzakere ve Müşavere yöntemlerinin ortak özelliği, kurallı bir iletişim ortamı olmalarıdır. Bu yüzden birlikte tanımlaya çalışıyorum. İnsanlar, bu üç yöntemde şöyle kuralları dikkate alır;

i- Neyi konuşacağız? Konu nedir ve sınırları nerede başlar nerede biter?

ii- Nasıl konuşacağız? Hep bir ağızdan olmaz. Sıra ile… Birbirimizi dinleyip, anlamadığımız şeyleri tekrar sorarak, kabul ettiğimiz tarafları ve varsa itirazlarımızı ifade ederek, kendi fikirlerimizi de gerekçeleri ile anlatarak.

iii- Niçin konuşacağız? Hangi yanlışa dikkate çekeceğiz veya hangi yanlışı düzelteceğiz veya nasıl bir çözüm önerisi üreteceğiz ve hangi bilgiyi üreteceğiz...

Bu yöntemlerde doğrular üzerinde laf üretmek yerine, doğrular üzerinden gerçeğe ulaşmak için konuşmak vardır. Soru soran yargılamaz, cevap veren de savunma yapma gereği duymaz. Konuşanlar tarafsız ve adil olmaya çalışırlar.

Siz de birkaç kural ekleyebilirsiniz.

*

Arkadaşlar, akrabalar, hemşeriler, meslektaşlar arasında kırgınlık, küslük, ayrılık olmadan konuşmak istiyorsak ve konuştuklarımızdan vatana millete yararlı sonuçlar çıkarmak istiyorsak bir de böyle deneyelim. Medeniyete doğru bir adım daha atmış oluruz belki, ne dersiniz? Selam ve dua ile.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.