Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

42 Meksika

A+A-

Millet ve Ümmet konulu yazılarıma bu haftalık ara vermek istedim anlayışınıza sığınarak. Bu yazı aslında 2014 yılında Meksika’ya ilk gediğimde yazılacaktı ama o zamanki yoğun seyahat trafiğinde, Etiyopya, bölünmüş Sudan, Rusya, ABD ve Güney Kore yazılarının altında kaldı.
*
Meksika’nın telefon kodu 52. Başlıkta 42 yazması sizi şaşırtmasın çünkü bu bir kod değil, benim gitme imkânı bulduğum ülke listesinde Meksika’nın sırası. 42 Konya plakası olduğu için dikkat çekici geliyor bana. Allah’a şükürler olsun ki gitme imkânı bulduğum ülke sayısı Konya plakasını geçti, geçen yıl 43’üncü ülke olarak gittiğim Endonezya ile birlikte.
*
Meksika, Maya, Aztek ve Olmek medeniyetlerine kadar inen tarihi bir geçmişe sahip olmakla beraber Avrupa’nın, yeni dünya olarak Amerika kıtasını keşfetmesi ile Avrupa tarihinin bir parçası olmak zorunda kalmış ve 16. yüzyıldan itibaren Avrupalı işgalcilere karşı dirense de 1810 yılına kadar sömürge olmaktan kurtulamamış bir ülke. Günümüzde İspanyolca konuşulan 19 ülke arasında en kalabalık olanı.
*
Meksika Birleşik Devletleri 120 milyonu aşan nüfusu ile 11’inci büyük ülke ve 1,5 trilyon ABD Doları’na yaklaşan gayri safi milli hasılası ile Türkiye’nin 18’inci olduğu dünyanın en büyük ekonomileri listesinde 15inci sırada yer alıyor. ABD ve Kanada ile beraber NAFTA – Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nı oluşturan ülke. Hızlı nüfus artışı ve yüksek işsizlik oranı ile tipik bir gelişmekte olan ülke.
*
Başkent Mexico City 1990’lı yıllarda aldığı göçün etkisi ile dünyanın en kalabalık metropolü olmuş ancak gelen bu göçe cevap veremediği için aynı zamanda dünyanın en pis ve en güvensiz şehri olarak kayıtlara geçmiş. Başkent Mexico City’nin plansız yapılanması göze batıyor ama hükümetin uyguladığı güvenlik tedbirlerinin de sonuç verdiği oldukça açık olarak görülebiliyor.
*
İlk seyahatimde ziyaret ettiğim ABD menşeli özel bir ilköğretim okulun öğrencilerine sunduğu imkânlar ile göz kamaştırmakla birlikte Meksika milli bayram günlerini isteğe bağlı tatil olarak uygularken, ABD milli bayram günlerini zorunlu tatil olarak uygulaması bazı velilerin itirazlarına şahit olduğum için dikkatimi çekmişti. “Çocuklarımız ABD bilim ve teknolojisi ile eğitim alsınlar ama Meksikalı olarak yetişsinler” diyordu velilerden bir tanesi. Okul yönetimi ise öğretmenlerin ABD’den geldiği için bayram tatillerini öğrencilerin kültürüne göre değil öğretmenlerin kültürüne göre uyguladıklarını açıklamış, bir savunma yapacaklar elbette.
*
Olacak iş mi bu şimdi? diye sorarken Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde özellikle son dönemde kaç tane yabancı menşeli özel okul olduğunu hatırladım. Kapitülasyonların suiistimal edildiğini öngöremeyen ve engel olamayan idarenin ihmali sonucu diyelim 1905 yılında kayıtlı yabancı okul sayısı 600’e kadar çıkmış ama bundan daha fazla bir miktarda yabancı okulun da kayıt dışı olduğu kabul ediliyor. Özel eğitimli öğretmenleri ile misyoner papazların yönetiminde Osmanlı vatandaşlarına özel(!) eğitim veren bu okulların yıkılma ve yok olmada oynadığı rolü görmeyenler, görmezden gelenler Osmanlı’nın yok olmasına sebep olan hataları aramak, anlamak ve ders almak yerine yok oluştan kurtuluş için çalışan bazı kişileri kötüleyerek kendini savunmaya devam ediyor.
*
Dünyanın diğer ucunda da olsam, gözlemlerimi kendi memleketimin geleceğine ışık tutacak bir tecrübe olarak paylaşmak istedim. Haftaya Millet ve Ümmet konusuna devam etmek üzere Meksika’dan selamlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.