1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. 8 Mart ve Kadınlar
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

8 Mart ve Kadınlar

A+A-

Aslan ile öküz bir kafede oturmuşlar, sohbet muhabbet derken akşam olmuş. Aslan baba kalkmış ve izin istemiş “evde hanım merak eder şimdi, ben gideyim artık”. Öküz hemen atlamış, “sen ki ormanlar kıralısın, karısından korkan aslan olur mu hiç” demiş. Bunun üzerne aslan “seni evde bekleyen gibi bir inek olsaydı sorun olmazdı ama beni evde bekleyen de benim gibi bir aslan”… diye cevap vermiş.

*

İnsanlığın yarısını oluşturan kadınların, bedenen zayıf olmaları yüzünden erkek egemen düzende haksızlığa maruz bırakıldığının kabulüdür 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Bir sorunu kabul etmek, çözüm için atılan ilk adımdır. Bu kabul ile birlikte insan hakları temelinde kadınların siyasi, sosyal, ekonomik alanda yer almasına ortam sağlama bilincini geliştirme günüdür 8 Mart.

*

Kadın erkek arasındaki eşitsizlik, haksızlık veya adaletsizlik, tüm dünyada büyük sorundur. Ancak sorunu anlatmak için kullanılan sözcükler bile ya yetersiz ya da yanlıştır. Örneğin eşit demek adil demek değildir her zaman. Örneğin yaşam, kadın erkek arasında bir bölüşme yarışı arenası değildir. İşin özünde kadın erkek birbirine rakip değildir zaten. İşbölümü ile yaşamı paylaşan bir ekip olarak görülmelidir kadın erkek insan olma bütünlüğünde ve kazan kaybet yerine kazan kazan zemininde.

*

İnsan olamama, insanî değerleri anlamama, bilek gücü yerine beyin gününü koyamama sorununu, kadınlık veya erkeklik ayrıştırması ile çözmek mümkün değildir. İnsan olma yolunda gelişmemiş kadın veya erkek, haksızlık ve şiddet üretme açısından farklı değildir. Tek fark, hayvani beden gücündedir.

*

Kullanılan yanlış sözcükler ve algılar yüzünden, çözüme giden yol bir çok ülkede hala tıkalıdır. Yolları açan ülkelerde bile yolları tıkamaya çalışanlar vardır. Bu durum kadın erkek arasındaki sorununun çözümünü zaman zaman yoldan çıkartmakta, acı ve üzücü sonuçlara sebep olmaktadır.

*

Yeryüzünde bir çok milletin konuştuğu diller de bile kadın erkek ayrımı vardır. Bazıları, dilinde  kadın erkek ayrımı olsa da insanî gelişme sonucunda bu ayrıma son verme çabasındadır. Türkçemiz bu açıdan nadir dillerden biridir, sözcüklerimizde kadın erkek ayrımı yoktur. Bizim tarihimizde de kadın erkek ayrımına veya eşitsizliğine dair hikayeler de yoktur. Ancak sonradan ithal edilmiş sorunlar bizi de etkilemiştir.

*

İthal sorunlar için gelen ithal çözümler de işe yaramamıştır. Hatta yarayı daha kanatmıştır. Örneğin feminizm, bizim anlayışımıza göre kadın lehine bir çabadır ancak erkek aleyhine bir çaba gibi uygulanmaktadır. Erkeği alçaltarak kadını yükseltemezsiniz. Bu anlayış hatası “çözüme engel olan çözüm” çıkmazına sokmaktadır bizi.

*

Herşeyden önce, kadın erkek arasındaki sorunun en çok görünen sonucu olan şiddeti cinsiyet ayrımı ile ifade etmek büyük bir yanlıştır. Yanlış yol ile doğru çözüme ulaşılamaz. Şiddeti, kadına şiddet veya erkeğe şiddet olarak değerlendirmek yerine şiddeti kendi bağlamında insan olma olmama ekseninde tanımlamak daha doğru bir yoldur. Genel olarak, erkek şiddeti fiziksel ve gözle görünürken, kadın şiddeti ise gözle görünmeyen ve duygusaldır. Aslında her iki tür şiddeti her iki cinsiyet de uygulayabilir, bir sınır yoktur.

*

Şiddetin şiddeti beslediği dikkate alınırsa, toplumumuzda şiddete son vermek için şiddeti cinsiyete göre değil, şiddet kendi içindeki çeşitlerine göre anlamaya çalışmak ve çözümleri bu anlayış ile aramak daha sağlıklı olacaktır. Fiziksel şiddeti gördüğü için cezalandırırken, duygusal şiddeti göremediği için ödüllendiren hukuk sistemi ne adalet ne de eşitlik sağlayabilir.

*

Şiddeti aşamayan böyle toplumlarda, kadınların siyasi, sosyal ve ekonomik başarı ile toplumda yer alması gecikecek ve sınırlı kalacaktır.

*

Böyle günlerde kadınlar lehine atılan nutuklar, romantik mesajlar ve kadın yalakalığı ile sorunlar çözülemez. Gerçekçi ve analitik olmak gerekir. Adaleti ve eşitliği anlayanlardan olabilmek dileği ile Kadınlar Gününü kutlarım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.