1. YAZARLAR

  2. Nesrin Erkan Sabuncu

  3. Abdülhak Hamit Tarhan
Nesrin Erkan Sabuncu

Nesrin Erkan Sabuncu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Abdülhak Hamit Tarhan

A+A-

Tanzimat edebiyatının en önemli yazarlarından Abdülhak Hamid Tarhan, 1852’de Bebek’te dedesi Hekimbaşı Abdülhak Molla’ya ait olan Hekimpaşa Yalısı’nda dünyaya gelir.

Hamid’in kaleme almış olduğu hatıralarından, Hekimbaşılar soyundan gelmesinin kendisine sağladığı avantajlar kolaylıkla anlaşılır. Yazar, çevresinde döneminin ünlü edebiyatçıları, fikir adamları ve siyasetçileri ile yetişir. Abdülhak Hâmid, 1865 yazında Tahran büyükelçiliğine atanan babasının yanında İran’a  gider. Arapça, Fransızca dersleri alır, Farsça öğrenmeye başlar. Hâmid burada, İran Edebiyatı’nı tanıma fırsatı bulmuş, kuvvetli dil ve edebiyat kazançları sağlamıştır. Daha sonra arkadaş olduğu Namık Kemal’i birinci üstad, Recaizade Mahmut Ekrem’i ise ikinci üstad olarak anacaktır. Abdülhak Hâmid, 1928’de İstanbul milletvekili olur ve üç dönem bu görevde kalır. Kısa bir rahatsızlık geçirdikten sonra İstanbul Maçka Palas’ta 13 Nisan 1937’de yaşama veda eder.

***

MAKBER

 

Eyvah !.. Ne yer ne yar kaldı,

Gönlüm dolu ah ü zar kaldı.

Şimdi buradaydı gitti elden,

Gitti ebede gelip ezelden.

Ben gittim o haksar kaldı,

Bir kuşede tarumar kaldı.

Baki o  , enis-i dilden eyvah!

Beyrut” ta bir mezar kaldı.

Çım Fatıma lahdden kıyam et,

Yadımdaki halime devam et!

Ketmetme bu razı söyle bir söz,

Ben isterim ah öyle bir söz!

Güller gibi meyl-i ibtisam et,

Dağ-ı dile çare bul , meram et!

Bir tatlı bakışla , bir gülüşle

Eyyam-ı hayatımı tamam et!

Ya Rab, öleyim mi neyleyim ben ?

Ayrı yaşayım mı sevdiğimden ?

Verdim bana böyle bir müsibet,

Ettin beni düşmen-i muhabbet,

Ya bir kulu sevmiyor musun sen?

Ya böyle bir ölüm değil mi erken ?

Hiç bulmamak üzre kaip ettim,

Mecnun gibi ben onu severken.

Her yer karanlık pir-nur o mevki,

Magrip mi yoksa makber mi ya Rab?

Ya habgah-ı dilber mi ya Rab?

Ruya değil bu ayniyle vaki

Kabrin çiçekten bir türbe olmuş,

Dönmüş o türbe haclegahe.

Bir haclegahe dönmüşse türben,

Aç koynunu aç maşukanım ben.

Sen öldün ölüm güzel demektir,

Ölsem yaraşır gamınla her gün.

 

Abdülhak Hamit Tarhan

***

MAKBERİ BEKLERKEN

 

Gönlünü sen yorma bekleme artık

Vefasız sevgili üzmesin seni

Lale devri gibi geçmişte kaldık

Hercai menekşe, güzdedir şimdi!

 

Aşk bir güneştir, dünyaysa cehennem,

Dünyada yanarsın bil ki; seversen.

Sen sevmeyi dostum, mevladan öğren,

Makberi beklemek daha çok erken !

 

Gönlünü sen yorma, bekleme artık,

Vefasız sevgili üzmesin seni.

Hazanda titreyen yaprak misali,

Sararıp, kavrulup düşme sen artık !

 

Aşk bir körebe, dünya ise zindan

Ellerin kelepçe, sevdan gardiyan.

Ömür boyu mahkumsan bu sevgiye,

Çaresi yok dostum, çık bu oyundan !

 

Gönlünü sen yorma, bekleme artık,

Hicran ateşi yakmasın dünyada.

Hazanda bir bahar arama artık

Sevda-yı gülşen yok ki bu dünyada !

 

Aşk biri cehennem, içinde yanan sen,

Sevdan Azrail, omzunda bekleyen.

Sevme, sevme yanarsın cehennemde,

Yeni doğmuş bir bebek gibi , sende,,,

Sende dostum günahsız gir cennete !

Gönlünü sen yorma, bekleme artık,

Sükutu hayale uğrama dostum.

Yaralı gönlünü sen fazla yorma,

Makberi beklerken sızlanma artık !

 

Nesrin Erkan Sabuncu

16.11 2019

Kalın sağlıcakla…

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.