1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Adalet, Kalkınma ve Matematik
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Adalet, Kalkınma ve Matematik

A+A-

Darbeden amaç nedir? Ülkeyi daha iyi yönetmek mi yoksa rantı daha iyi sömürmek mi? Post modern darbeden sonra paralel devlet darbesi ile sarsılırken, istemiyoruz elbette ama “darbecimiz olacaksa, elin darbecisi gibi olsa bari” diyesi geliyor insanın. Elin darbecisi derken haritada uzak ama gönlümüze yakın bir ülke Güney Kore’yi örnek göstermek isterim. 1950 yılında NATO ile birlikte kurtarmaya gittiğimiz dünyanın en fakir ülkelerinden birisi olan Güney Kore’nin kişi başına geliri 1960 yılında 80 dolar, Türkiye’nin ise 380 dolar yani neredeyse beşte birimiz seviyesindeler. Günümüzde bize 3 tur bindirmiş durumdalar. Buna Güney Kore mucizesi deniyor ve birçok ortamda Türkiye’nin kalkınmasında model olarak gösteriliyor. Ama hiçbir şey yapılmıyor.
*
Güney Kore nasıl başarmış? Tesadüfen bizimkilerle aynı dönemde, 1961 yılında bir askerî darbe ile iktidara gelen General Park-Chung Hee, Beş Yıllık Ekonomik Kalkınma Planları ile ülkenin önüne 1980 yılında kişi başına geliri 1000 dolara çıkarmak gibi iddialı hedefler koyarak ve hedeflere ulaşmak için sanayi, teknoloji ve altyapı yatırımlarını destekleyerek Güney Kore mucizesinin tohumlarını atıyor. Bu tohumları besleyen en önemli güç ise “darbeci” generalin çocukları/gençleri bilime, fenne ve mesleki eğitime yönlendiren politikaları ile ihracattan kazanılan her kuruş dövizin daha iyi sanayilerin geliştirilmesi için makine ve hammadde ithalatında kullanması gerektiğini, tüketim mallarına döviz ödemenin vatan hainliği olduğunu öğreten eğitim sistemidir. Kopyacılık ile başlayan sanayi, kafası çalışan ve aklını kullanmayı öğrenen yeni nesil elinde teknoloji üreten ve dünya devleri ile yarışan bir seviyeye ulaştı.
*
Sonuçların alınmaya başlandığı 1974 ile 1979 yılları arasında kişi başına düşen gelir beş kattan fazla artmış ve hayali kabul edilen kişi başına 1000 dolar gelir hedefine öngörülenden önce ulaşılmış. İhracat artışındaki başarı daha da hızlı, 1970’lerin başında 1.5 milyar dolar civarında ihracat yapan Güney Kore 1980’e gelmeden 15 milyar dolar sınırını aşmış... Şimdilerde 500 milyar dolar seviyesinde.
*
İzninizle bu göz kamaştıran kalkınma başarısına eğitim yönünden bakmak istiyorum. Çocukları/gençleri bilime, fenne yönlendirmek deyince matematik kendisini gösterdi gibi sanki değil mi? Matematik deyip geçmeden önce orta öğretim seviyesindeki çocukların matematikteki başarı oranlarına bir bakalım; Çin (Şangay bölgesi) yüzde 55, Singapur yüzde 40, Japonya yüzde 30, Güney Kore yüzde 28, Polonya yüzde 17, OECD ortalaması yüzde 12 ve Türkiye yüzde 5,9… Matematik deyip geçmeden önce matematik de ne işe yarayacakmış deyip geçerek 17’nci yüzyıl başlarında medreselerde matematik derslerini kaldıran ecdadımızın düştüğü durumu hatırlamakta fayda var… Yaklaşık 50 yıl matematiksiz yetişen nesiller ve onların yetiştirdiği nesiller…
*
Matematik bilmeyen toplumlarda adalet de gelişmez diyor bilim adamları, alakaya çay demle diyenler için yarın devam edelim derim, zira matematik sadece dört işlem bilmek değildir. Matematik bilmek için herkesin integral hesabı yapıp üç bilinmeyenli denklem çözmesi de gerekmiyor.
*
Ayrıca hala bitmemiş olan yarışta geç kaldık demeden yerimizi almak için, sadece 9 yıl sonrasında ihracatı 500 milyar dolara çıkarma hedefi olan bir ülkenin orta öğretimdeki çocuk ve gençlerine matematik yanında en az bir yabancı dili de öğretmeyi başarması gerekiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.