Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ahiretin Tarlası

A+A-

Müslüman olmakla sevinen ve övünen insanlardan birisi olarak, Müslüman olmayan insanların niçin Müslümanlara imrenmediğini şaşarak izliyorum, aslında şaşmıyorum ama şaşmak gerektiğini düşündüğüm için öyle yazdım.
Müslüman olarak bizim yapmamız gerekeni onlar yapıyorlar ve sonuçta ödülünü de alıyorlar, mutlu oluyorlar, bize imrenmelerine gerek kalmıyor. Bizlerin sırf Müslüman olduğumuz için yapmamız gerekirken yapmadığımız ve fakat onların yaparak kazandığı, sonuçta biz Müslümanlara hayatı, dünyayı ıskalatan o kadar çok şey var ki, burada saymaya yerimiz yetmez.
Sevdiğim bir atasözü var, “tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz”
İslam adına tarihimizden süper güzel hikâyeler anlatarak bizi coşturan alimlerimiz de “dünya ahretin tarlasıdır” derler ama dünyayı nasıl kazanacağımız konusuna gelince kanal değiştirip, düşmanın ekmeğine yağ sürercesine dünya nimetlerini kötüleyen, çalışmayı, kazanmayı, zengin olmayı küçümseyen hikayelere devam ederler. İslam adına konuşan, dinimiz ve kültürümüz gereği saygı ile dinlediğimiz hocalarımızın çoğu “İslam adına fakirlik lobisi” gibi çalışıyor.
Kefenin cebi yokmuş, niye kazanıyorsun? Nedir bu hırs? Niçin bu kadar çalışıyorsun?
Yatanı değil çalışanı ayıplayan bir İslam kültürü yutturmuşlar ümmete. Büyüklerinden duyduğunu sorgulamadan yeni nesillere aktaran hocalarımız da bu yutturmaya farkında olmadan katkı sağlamış oluyor. Bir soru sorulsa çoğu demagojiye kayarak durumu idare etmeyi tercih ediyor.
Eğer ecdat bu tuzağa düşmese, ben kefenin cebi için kazanmıyorum, gelecek nesillere birikim olması için kazanıyorum diyerek çalışmasına devam etseydi, ecdadın dünyayı yönettiği sistem de devam ederdi. Ecdat dünyayı es geçmek yerine, gelecek nesillere birikim bırakmak için çalışsa idi Müslümanlar esir düşmez, sömürge olmaz, aç kalmazdı.
Geçen yıl, Libya’da, Mali’de idare Müslümanların eline geçmesin diye oralardaki Müslüman birlikleri gözünü kırpmadan bombalayan Fransa bu kadar kendine güvenemez, bu kadar pervasız olamazdı. ABD ordusu Afganistan ve Irak denince bir daha düşünürdü. Daha önemlisi Müslüman gençler canlı bomba olacak kadar radikalleşmezdi.
“Hırs gemileri batıran fırtına olabildiği gibi, gemileri yüzdüren rüzgârdır da aynı zamanda” hırsın rüzgâr olma yanını görmezden gelip, hepten küçümseyen bir İslam fikri, bir İslam ağzı gerçekleri ifade edemiyor maalesef.
“Bugünü dününe eşit olan kayıptadır” diyor Peygamber Efendimiz. Evet kayıptadır bunu anlıyoruz da bu kayıptan kurtulup kazanca nasıl geçeceğiz bu konuda da hikayeler bekliyoruz hocalarımızdan.
Japonlar “kaizen” demişler buna, sürekli iyileşme, sürekli gelişme yani. Müslüman olmadıkları halde Müslüman’a ait bir ilkeyi yerleştirmişler hayatlarına ve süper güç olmuşlar.
Müslümanlar ise bu ve buna benzer nice ilkeyi “söylemek ve dinlemek” ötesine geçememişler.
Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz ise ve bu dünya da ahretin tarlası ise dünyada bu kafayı geliştirmeyen Müslümanların ahretteki yüzünü çok merak ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.