1. YAZARLAR

  2. Mahir CIKCIKOĞLU

  3. AK Parti Ders Çıkarmış mı?
Mahir CIKCIKOĞLU

Mahir CIKCIKOĞLU

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

AK Parti Ders Çıkarmış mı?

A+A-
7 Haziran Seçimleri’nden sonra ülkenin içerisinden geçtiği nazik durumu bir çok ülkücü-milliyetçi arkadaşıma örnekleriyle anlattım. AK Parti’ye resmen oy istedim. Bunlardan 15 kadarı 1 Kasım’da AK Parti’ye oy vereceklerini kesin bir dille söylerken; hepsinde bir tedirginlik de görünüp duruluyordu. Onlar Davutoğlu’nun “Biz dersimizi aldık” demesine güveniyorlardı. Bu destek seçim sonrasında ayan beyan da belli oldu. Bu tespiti şunun için yaptım. Gerçekten AK Parti gerekli dersi çıkarmış mı dır? Bu arkadaşların ikna olmasındaki en etkili davranış; seçim sathında ne Davutoğlu ne de diğer AK Partililer’in Başkanlık konusuna girmeyişleridir. Eğer ona biraz olsun odaklansalar MHP’den zırnık koparmak mümkün olmazdı. Belki de benim teklif ettiklerim de böyle bir başkanlık fobisi vardı. Çünkü seçim sonrası sanki ilk önceliğimiz başkanlıkmış gibi gündeme gelmesiyle birlikte herkes yerine geri döndü. Şimdi onlar da benden olası bir başkanlık oylaması için hayır dememi istiyorlar. Kuzenim Davutoğlu seçim propagandalarının her birisinde “7 Haziran’dan ders çıkardık” diyordu. Bu nasıl ders ki; 7 Haziran sonuçlarının birinci derecedeki etkeni “Başkanlık” meselesi iken daha seçim sonuçları tam belirlenmeden “Başkanlık” tartışılmaya başlandı. İddia ediyorum ki; 1 Kasım’da da propagandasını onun üzerine kurulsaydı ilk seçimden çok farklı bir sonuç çıkmazdı.
***
AK Parti’nin en belirgin özelliği her şeyde bir kamuoyu araştırması yapmalarıdır. “Başkanlık” konusu da hemen şimdi kamuoyu yoklamasına havale edilmiş ve sonuçta % 36 evet denildiği görülmüştür. Bana göre bayağı iyi de oy almış… Çünkü AK Parti’nin içinden bazıları ile ülkücü- milliyetçi arkadaşlar şöyle diyorlar: “Yahu bu anayasayı faşist dediğimiz nitekim paşa hazırlamadı mı? Evet… Cumhurbaşkanının sınırsız yetkisi yok mu? Evet… Şimdi Tayyip Bey ‘Cumhurbaşkanı vatan hainliğinin haricinde yargılanamaz’ kadar yetki aldığı bu anayasayı beğenmeyip daha fazla yetki istiyor öyle mi? İşte biz AK Parti fanatiği olup da bunu göremeyenlere; aşk gözünü kör etmiş demekten başka cümle bulamıyoruz. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu seçim meydanlarında verdiği vaatler için 100 günlük bir çalışma planı hazırlamış verdiği sözlerin arkasında olduğunu göstermiştir. Vatandaş nankör değildir. Diğer partilerin gördüğü gibi mevali de değildir. Şu bilinmelidir ki toplumun Davutoğlu’ndan değişik bir beklentisi daha vardır. Tayyip Bey’in damadı muhalefetin bunca ikazına rağmen milletvekili olmuştur. Davranışı kanunlara uygun toplumun örfüne aykırıdır.
***
Tanıdığımız kadarıyla hemşerimiz Davutoğlu’nca da bu davranış kabule şayan değildir. Davutoğlu kuracağı kabineye onu da alırsa hakkında konuşulan vesayet söylentilerini perçinlemiş olmakla kalmaz; karizmadan da yemiş olur. Sayın Davutoğlu icraat yapma yerine A Kanal yorumcularının dolduruşuna gelerek sanki ülkenin tek meselesi başkanlıkmış gibi oraya odaklanırsa 2 kere yanlış yapar. Birincisi açık ara kazandığı seçimlerden sonra yapılacak bir referandumda evet oyları % 40’larda kalırsa iktidarın diğer icraatları da tartışmaya açılır ve ülke tekrar kaosa girer. İkincisi; görünen o ki o zaman bu millete ne vaat edersen et, şimdiki verdiği krediyi bir kez daha vermeyecektir.  Sonuç; iktidar 7 Haziran seçimlerinden çok ders çıkardık diyor ama şu başkanlık meselesi konuşuldukça hiçbir ders almadığı ortaya çıkıyor. Eğer bu başkanlık meselesi gündeme gelecekse; 2019 seçimlerinde dile getirilmelidir. Başkanlık sistemini bu millete ne kadar anlatırsan anlat o seçimlerde de nelere mal olacağını ömrü olanlar görecektir. Şimdi öncelikli konular arasına alıp da dertsiz başınızı derde sokmayınız. Allah’a emanet olunuz.
 
 
 
      
 AK Parti Ders Çıkarmış mı?
 
7 Haziran Seçimleri’nden sonra ülkenin içerisinden geçtiği nazik durumu bir çok ülkücü-milliyetçi arkadaşıma örnekleriyle anlattım. AK Parti’ye resmen oy istedim. Bunlardan 15 kadarı 1 Kasım’da AK Parti’ye oy vereceklerini kesin bir dille söylerken; hepsinde bir tedirginlik de görünüp duruluyordu. Onlar Davutoğlu’nun “Biz dersimizi aldık” demesine güveniyorlardı. Bu destek seçim sonrasında ayan beyan da belli oldu. Bu tespiti şunun için yaptım. Gerçekten AK Parti gerekli dersi çıkarmış mı dır? Bu arkadaşların ikna olmasındaki en etkili davranış; seçim sathında ne Davutoğlu ne de diğer AK Partililer’in Başkanlık konusuna girmeyişleridir. Eğer ona biraz olsun odaklansalar MHP’den zırnık koparmak mümkün olmazdı. Belki de benim teklif ettiklerim de böyle bir başkanlık fobisi vardı. Çünkü seçim sonrası sanki ilk önceliğimiz başkanlıkmış gibi gündeme gelmesiyle birlikte herkes yerine geri döndü. Şimdi onlar da benden olası bir başkanlık oylaması için hayır dememi istiyorlar. Kuzenim Davutoğlu seçim propagandalarının her birisinde “7 Haziran’dan ders çıkardık” diyordu. Bu nasıl ders ki; 7 Haziran sonuçlarının birinci derecedeki etkeni “Başkanlık” meselesi iken daha seçim sonuçları tam belirlenmeden “Başkanlık” tartışılmaya başlandı. İddia ediyorum ki; 1 Kasım’da da propagandasını onun üzerine kurulsaydı ilk seçimden çok farklı bir sonuç çıkmazdı.
***
AK Parti’nin en belirgin özelliği her şeyde bir kamuoyu araştırması yapmalarıdır. “Başkanlık” konusu da hemen şimdi kamuoyu yoklamasına havale edilmiş ve sonuçta % 36 evet denildiği görülmüştür. Bana göre bayağı iyi de oy almış… Çünkü AK Parti’nin içinden bazıları ile ülkücü- milliyetçi arkadaşlar şöyle diyorlar: “Yahu bu anayasayı faşist dediğimiz nitekim paşa hazırlamadı mı? Evet… Cumhurbaşkanının sınırsız yetkisi yok mu? Evet… Şimdi Tayyip Bey ‘Cumhurbaşkanı vatan hainliğinin haricinde yargılanamaz’ kadar yetki aldığı bu anayasayı beğenmeyip daha fazla yetki istiyor öyle mi? İşte biz AK Parti fanatiği olup da bunu göremeyenlere; aşk gözünü kör etmiş demekten başka cümle bulamıyoruz. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu seçim meydanlarında verdiği vaatler için 100 günlük bir çalışma planı hazırlamış verdiği sözlerin arkasında olduğunu göstermiştir. Vatandaş nankör değildir. Diğer partilerin gördüğü gibi mevali de değildir. Şu bilinmelidir ki toplumun Davutoğlu’ndan değişik bir beklentisi daha vardır. Tayyip Bey’in damadı muhalefetin bunca ikazına rağmen milletvekili olmuştur. Davranışı kanunlara uygun toplumun örfüne aykırıdır.
***
Tanıdığımız kadarıyla hemşerimiz Davutoğlu’nca da bu davranış kabule şayan değildir. Davutoğlu kuracağı kabineye onu da alırsa hakkında konuşulan vesayet söylentilerini perçinlemiş olmakla kalmaz; karizmadan da yemiş olur. Sayın Davutoğlu icraat yapma yerine A Kanal yorumcularının dolduruşuna gelerek sanki ülkenin tek meselesi başkanlıkmış gibi oraya odaklanırsa 2 kere yanlış yapar. Birincisi açık ara kazandığı seçimlerden sonra yapılacak bir referandumda evet oyları % 40’larda kalırsa iktidarın diğer icraatları da tartışmaya açılır ve ülke tekrar kaosa girer. İkincisi; görünen o ki o zaman bu millete ne vaat edersen et, şimdiki verdiği krediyi bir kez daha vermeyecektir.  Sonuç; iktidar 7 Haziran seçimlerinden çok ders çıkardık diyor ama şu başkanlık meselesi konuşuldukça hiçbir ders almadığı ortaya çıkıyor. Eğer bu başkanlık meselesi gündeme gelecekse; 2019 seçimlerinde dile getirilmelidir. Başkanlık sistemini bu millete ne kadar anlatırsan anlat o seçimlerde de nelere mal olacağını ömrü olanlar görecektir. Şimdi öncelikli konular arasına alıp da dertsiz başınızı derde sokmayınız. Allah’a emanet olunuz.
 
 
 
      AK Parti Ders Çıkarmış mı?
 
7 Haziran Seçimleri’nden sonra ülkenin içerisinden geçtiği nazik durumu bir çok ülkücü-milliyetçi arkadaşıma örnekleriyle anlattım. AK Parti’ye resmen oy istedim. Bunlardan 15 kadarı 1 Kasım’da AK Parti’ye oy vereceklerini kesin bir dille söylerken; hepsinde bir tedirginlik de görünüp duruluyordu. Onlar Davutoğlu’nun “Biz dersimizi aldık” demesine güveniyorlardı. Bu destek seçim sonrasında ayan beyan da belli oldu. Bu tespiti şunun için yaptım. Gerçekten AK Parti gerekli dersi çıkarmış mı dır? Bu arkadaşların ikna olmasındaki en etkili davranış; seçim sathında ne Davutoğlu ne de diğer AK Partililer’in Başkanlık konusuna girmeyişleridir. Eğer ona biraz olsun odaklansalar MHP’den zırnık koparmak mümkün olmazdı. Belki de benim teklif ettiklerim de böyle bir başkanlık fobisi vardı. Çünkü seçim sonrası sanki ilk önceliğimiz başkanlıkmış gibi gündeme gelmesiyle birlikte herkes yerine geri döndü. Şimdi onlar da benden olası bir başkanlık oylaması için hayır dememi istiyorlar. Kuzenim Davutoğlu seçim propagandalarının her birisinde “7 Haziran’dan ders çıkardık” diyordu. Bu nasıl ders ki; 7 Haziran sonuçlarının birinci derecedeki etkeni “Başkanlık” meselesi iken daha seçim sonuçları tam belirlenmeden “Başkanlık” tartışılmaya başlandı. İddia ediyorum ki; 1 Kasım’da da propagandasını onun üzerine kurulsaydı ilk seçimden çok farklı bir sonuç çıkmazdı.
***
AK Parti’nin en belirgin özelliği her şeyde bir kamuoyu araştırması yapmalarıdır. “Başkanlık” konusu da hemen şimdi kamuoyu yoklamasına havale edilmiş ve sonuçta % 36 evet denildiği görülmüştür. Bana göre bayağı iyi de oy almış… Çünkü AK Parti’nin içinden bazıları ile ülkücü- milliyetçi arkadaşlar şöyle diyorlar: “Yahu bu anayasayı faşist dediğimiz nitekim paşa hazırlamadı mı? Evet… Cumhurbaşkanının sınırsız yetkisi yok mu? Evet… Şimdi Tayyip Bey ‘Cumhurbaşkanı vatan hainliğinin haricinde yargılanamaz’ kadar yetki aldığı bu anayasayı beğenmeyip daha fazla yetki istiyor öyle mi? İşte biz AK Parti fanatiği olup da bunu göremeyenlere; aşk gözünü kör etmiş demekten başka cümle bulamıyoruz. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu seçim meydanlarında verdiği vaatler için 100 günlük bir çalışma planı hazırlamış verdiği sözlerin arkasında olduğunu göstermiştir. Vatandaş nankör değildir. Diğer partilerin gördüğü gibi mevali de değildir. Şu bilinmelidir ki toplumun Davutoğlu’ndan değişik bir beklentisi daha vardır. Tayyip Bey’in damadı muhalefetin bunca ikazına rağmen milletvekili olmuştur. Davranışı kanunlara uygun toplumun örfüne aykırıdır.
***
Tanıdığımız kadarıyla hemşerimiz Davutoğlu’nca da bu davranış kabule şayan değildir. Davutoğlu kuracağı kabineye onu da alırsa hakkında konuşulan vesayet söylentilerini perçinlemiş olmakla kalmaz; karizmadan da yemiş olur. Sayın Davutoğlu icraat yapma yerine A Kanal yorumcularının dolduruşuna gelerek sanki ülkenin tek meselesi başkanlıkmış gibi oraya odaklanırsa 2 kere yanlış yapar. Birincisi açık ara kazandığı seçimlerden sonra yapılacak bir referandumda evet oyları % 40’larda kalırsa iktidarın diğer icraatları da tartışmaya açılır ve ülke tekrar kaosa girer. İkincisi; görünen o ki o zaman bu millete ne vaat edersen et, şimdiki verdiği krediyi bir kez daha vermeyecektir.  Sonuç; iktidar 7 Haziran seçimlerinden çok ders çıkardık diyor ama şu başkanlık meselesi konuşuldukça hiçbir ders almadığı ortaya çıkıyor. Eğer bu başkanlık meselesi gündeme gelecekse; 2019 seçimlerinde dile getirilmelidir. Başkanlık sistemini bu millete ne kadar anlatırsan anlat o seçimlerde de nelere mal olacağını ömrü olanlar görecektir. Şimdi öncelikli konular arasına alıp da dertsiz başınızı derde sokmayınız. Allah’a emanet olunuz.
 
 
 AK Parti Ders Çıkarmış mı?
 
7 Haziran Seçimleri’nden sonra ülkenin içerisinden geçtiği nazik durumu bir çok ülkücü-milliyetçi arkadaşıma örnekleriyle anlattım. AK Parti’ye resmen oy istedim. Bunlardan 15 kadarı 1 Kasım’da AK Parti’ye oy vereceklerini kesin bir dille söylerken; hepsinde bir tedirginlik de görünüp duruluyordu. Onlar Davutoğlu’nun “Biz dersimizi aldık” demesine güveniyorlardı. Bu destek seçim sonrasında ayan beyan da belli oldu. Bu tespiti şunun için yaptım. Gerçekten AK Parti gerekli dersi çıkarmış mı dır? Bu arkadaşların ikna olmasındaki en etkili davranış; seçim sathında ne Davutoğlu ne de diğer AK Partililer’in Başkanlık konusuna girmeyişleridir. Eğer ona biraz olsun odaklansalar MHP’den zırnık koparmak mümkün olmazdı. Belki de benim teklif ettiklerim de böyle bir başkanlık fobisi vardı. Çünkü seçim sonrası sanki ilk önceliğimiz başkanlıkmış gibi gündeme gelmesiyle birlikte herkes yerine geri döndü. Şimdi onlar da benden olası bir başkanlık oylaması için hayır dememi istiyorlar. Kuzenim Davutoğlu seçim propagandalarının her birisinde “7 Haziran’dan ders çıkardık” diyordu. Bu nasıl ders ki; 7 Haziran sonuçlarının birinci derecedeki etkeni “Başkanlık” meselesi iken daha seçim sonuçları tam belirlenmeden “Başkanlık” tartışılmaya başlandı. İddia ediyorum ki; 1 Kasım’da da propagandasını onun üzerine kurulsaydı ilk seçimden çok farklı bir sonuç çıkmazdı.
***
AK Parti’nin en belirgin özelliği her şeyde bir kamuoyu araştırması yapmalarıdır. “Başkanlık” konusu da hemen şimdi kamuoyu yoklamasına havale edilmiş ve sonuçta % 36 evet denildiği görülmüştür. Bana göre bayağı iyi de oy almış… Çünkü AK Parti’nin içinden bazıları ile ülkücü- milliyetçi arkadaşlar şöyle diyorlar: “Yahu bu anayasayı faşist dediğimiz nitekim paşa hazırlamadı mı? Evet… Cumhurbaşkanının sınırsız yetkisi yok mu? Evet… Şimdi Tayyip Bey ‘Cumhurbaşkanı vatan hainliğinin haricinde yargılanamaz’ kadar yetki aldığı bu anayasayı beğenmeyip daha fazla yetki istiyor öyle mi? İşte biz AK Parti fanatiği olup da bunu göremeyenlere; aşk gözünü kör etmiş demekten başka cümle bulamıyoruz. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu seçim meydanlarında verdiği vaatler için 100 günlük bir çalışma planı hazırlamış verdiği sözlerin arkasında olduğunu göstermiştir. Vatandaş nankör değildir. Diğer partilerin gördüğü gibi mevali de değildir. Şu bilinmelidir ki toplumun Davutoğlu’ndan değişik bir beklentisi daha vardır. Tayyip Bey’in damadı muhalefetin bunca ikazına rağmen milletvekili olmuştur. Davranışı kanunlara uygun toplumun örfüne aykırıdır.
***
Tanıdığımız kadarıyla hemşerimiz Davutoğlu’nca da bu davranış kabule şayan değildir. Davutoğlu kuracağı kabineye onu da alırsa hakkında konuşulan vesayet söylentilerini perçinlemiş olmakla kalmaz; karizmadan da yemiş olur. Sayın Davutoğlu icraat yapma yerine A Kanal yorumcularının dolduruşuna gelerek sanki ülkenin tek meselesi başkanlıkmış gibi oraya odaklanırsa 2 kere yanlış yapar. Birincisi açık ara kazandığı seçimlerden sonra yapılacak bir referandumda evet oyları % 40’larda kalırsa iktidarın diğer icraatları da tartışmaya açılır ve ülke tekrar kaosa girer. İkincisi; görünen o ki o zaman bu millete ne vaat edersen et, şimdiki verdiği krediyi bir kez daha vermeyecektir.  Sonuç; iktidar 7 Haziran seçimlerinden çok ders çıkardık diyor ama şu başkanlık meselesi konuşuldukça hiçbir ders almadığı ortaya çıkıyor. Eğer bu başkanlık meselesi gündeme gelecekse; 2019 seçimlerinde dile getirilmelidir. Başkanlık sistemini bu millete ne kadar anlatırsan anlat o seçimlerde de nelere mal olacağını ömrü olanlar görecektir. Şimdi öncelikli konular arasına alıp da dertsiz başınızı derde sokmayınız. Allah’a emanet olunuz.
 
 
 
      
 AK Parti Ders Çıkarmış mı?
 
7 Haziran Seçimleri’nden sonra ülkenin içerisinden geçtiği nazik durumu bir çok ülkücü-milliyetçi arkadaşıma örnekleriyle anlattım. AK Parti’ye resmen oy istedim. Bunlardan 15 kadarı 1 Kasım’da AK Parti’ye oy vereceklerini kesin bir dille söylerken; hepsinde bir tedirginlik de görünüp duruluyordu. Onlar Davutoğlu’nun “Biz dersimizi aldık” demesine güveniyorlardı. Bu destek seçim sonrasında ayan beyan da belli oldu. Bu tespiti şunun için yaptım. Gerçekten AK Parti gerekli dersi çıkarmış mı dır? Bu arkadaşların ikna olmasındaki en etkili davranış; seçim sathında ne Davutoğlu ne de diğer AK Partililer’in Başkanlık konusuna girmeyişleridir. Eğer ona biraz olsun odaklansalar MHP’den zırnık koparmak mümkün olmazdı. Belki de benim teklif ettiklerim de böyle bir başkanlık fobisi vardı. Çünkü seçim sonrası sanki ilk önceliğimiz başkanlıkmış gibi gündeme gelmesiyle birlikte herkes yerine geri döndü. Şimdi onlar da benden olası bir başkanlık oylaması için hayır dememi istiyorlar. Kuzenim Davutoğlu seçim propagandalarının her birisinde “7 Haziran’dan ders çıkardık” diyordu. Bu nasıl ders ki; 7 Haziran sonuçlarının birinci derecedeki etkeni “Başkanlık” meselesi iken daha seçim sonuçları tam belirlenmeden “Başkanlık” tartışılmaya başlandı. İddia ediyorum ki; 1 Kasım’da da propagandasını onun üzerine kurulsaydı ilk seçimden çok farklı bir sonuç çıkmazdı.
***
AK Parti’nin en belirgin özelliği her şeyde bir kamuoyu araştırması yapmalarıdır. “Başkanlık” konusu da hemen şimdi kamuoyu yoklamasına havale edilmiş ve sonuçta % 36 evet denildiği görülmüştür. Bana göre bayağı iyi de oy almış… Çünkü AK Parti’nin içinden bazıları ile ülkücü- milliyetçi arkadaşlar şöyle diyorlar: “Yahu bu anayasayı faşist dediğimiz nitekim paşa hazırlamadı mı? Evet… Cumhurbaşkanının sınırsız yetkisi yok mu? Evet… Şimdi Tayyip Bey ‘Cumhurbaşkanı vatan hainliğinin haricinde yargılanamaz’ kadar yetki aldığı bu anayasayı beğenmeyip daha fazla yetki istiyor öyle mi? İşte biz AK Parti fanatiği olup da bunu göremeyenlere; aşk gözünü kör etmiş demekten başka cümle bulamıyoruz. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu seçim meydanlarında verdiği vaatler için 100 günlük bir çalışma planı hazırlamış verdiği sözlerin arkasında olduğunu göstermiştir. Vatandaş nankör değildir. Diğer partilerin gördüğü gibi mevali de değildir. Şu bilinmelidir ki toplumun Davutoğlu’ndan değişik bir beklentisi daha vardır. Tayyip Bey’in damadı muhalefetin bunca ikazına rağmen milletvekili olmuştur. Davranışı kanunlara uygun toplumun örfüne aykırıdır.
***
Tanıdığımız kadarıyla hemşerimiz Davutoğlu’nca da bu davranış kabule şayan değildir. Davutoğlu kuracağı kabineye onu da alırsa hakkında konuşulan vesayet söylentilerini perçinlemiş olmakla kalmaz; karizmadan da yemiş olur. Sayın Davutoğlu icraat yapma yerine A Kanal yorumcularının dolduruşuna gelerek sanki ülkenin tek meselesi başkanlıkmış gibi oraya odaklanırsa 2 kere yanlış yapar. Birincisi açık ara kazandığı seçimlerden sonra yapılacak bir referandumda evet oyları % 40’larda kalırsa iktidarın diğer icraatları da tartışmaya açılır ve ülke tekrar kaosa girer. İkincisi; görünen o ki o zaman bu millete ne vaat edersen et, şimdiki verdiği krediyi bir kez daha vermeyecektir.  Sonuç; iktidar 7 Haziran seçimlerinden çok ders çıkardık diyor ama şu başkanlık meselesi konuşuldukça hiçbir ders almadığı ortaya çıkıyor. Eğer bu başkanlık meselesi gündeme gelecekse; 2019 seçimlerinde dile getirilmelidir. Başkanlık sistemini bu millete ne kadar anlatırsan anlat o seçimlerde de nelere mal olacağını ömrü olanlar görecektir. Şimdi öncelikli konular arasına alıp da dertsiz başınızı derde sokmayınız. Allah’a emanet olunuz.
 
 
 AK Parti Ders Çıkarmış mı?
 
7 Haziran Seçimleri’nden sonra ülkenin içerisinden geçtiği nazik durumu bir çok ülkücü-milliyetçi arkadaşıma örnekleriyle anlattım. AK Parti’ye resmen oy istedim. Bunlardan 15 kadarı 1 Kasım’da AK Parti’ye oy vereceklerini kesin bir dille söylerken; hepsinde bir tedirginlik de görünüp duruluyordu. Onlar Davutoğlu’nun “Biz dersimizi aldık” demesine güveniyorlardı. Bu destek seçim sonrasında ayan beyan da belli oldu. Bu tespiti şunun için yaptım. Gerçekten AK Parti gerekli dersi çıkarmış mı dır? Bu arkadaşların ikna olmasındaki en etkili davranış; seçim sathında ne Davutoğlu ne de diğer AK Partililer’in Başkanlık konusuna girmeyişleridir. Eğer ona biraz olsun odaklansalar MHP’den zırnık koparmak mümkün olmazdı. Belki de benim teklif ettiklerim de böyle bir başkanlık fobisi vardı. Çünkü seçim sonrası sanki ilk önceliğimiz başkanlıkmış gibi gündeme gelmesiyle birlikte herkes yerine geri döndü. Şimdi onlar da benden olası bir başkanlık oylaması için hayır dememi istiyorlar. Kuzenim Davutoğlu seçim propagandalarının her birisinde “7 Haziran’dan ders çıkardık” diyordu. Bu nasıl ders ki; 7 Haziran sonuçlarının birinci derecedeki etkeni “Başkanlık” meselesi iken daha seçim sonuçları tam belirlenmeden “Başkanlık” tartışılmaya başlandı. İddia ediyorum ki; 1 Kasım’da da propagandasını onun üzerine kurulsaydı ilk seçimden çok farklı bir sonuç çıkmazdı.
***
AK Parti’nin en belirgin özelliği her şeyde bir kamuoyu araştırması yapmalarıdır. “Başkanlık” konusu da hemen şimdi kamuoyu yoklamasına havale edilmiş ve sonuçta % 36 evet denildiği görülmüştür. Bana göre bayağı iyi de oy almış… Çünkü AK Parti’nin içinden bazıları ile ülkücü- milliyetçi arkadaşlar şöyle diyorlar: “Yahu bu anayasayı faşist dediğimiz nitekim paşa hazırlamadı mı? Evet… Cumhurbaşkanının sınırsız yetkisi yok mu? Evet… Şimdi Tayyip Bey ‘Cumhurbaşkanı vatan hainliğinin haricinde yargılanamaz’ kadar yetki aldığı bu anayasayı beğenmeyip daha fazla yetki istiyor öyle mi? İşte biz AK Parti fanatiği olup da bunu göremeyenlere; aşk gözünü kör etmiş demekten başka cümle bulamıyoruz. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu seçim meydanlarında verdiği vaatler için 100 günlük bir çalışma planı hazırlamış verdiği sözlerin arkasında olduğunu göstermiştir. Vatandaş nankör değildir. Diğer partilerin gördüğü gibi mevali de değildir. Şu bilinmelidir ki toplumun Davutoğlu’ndan değişik bir beklentisi daha vardır. Tayyip Bey’in damadı muhalefetin bunca ikazına rağmen milletvekili olmuştur. Davranışı kanunlara uygun toplumun örfüne aykırıdır.
***
Tanıdığımız kadarıyla hemşerimiz Davutoğlu’nca da bu davranış kabule şayan değildir. Davutoğlu kuracağı kabineye onu da alırsa hakkında konuşulan vesayet söylentilerini perçinlemiş olmakla kalmaz; karizmadan da yemiş olur. Sayın Davutoğlu icraat yapma yerine A Kanal yorumcularının dolduruşuna gelerek sanki ülkenin tek meselesi başkanlıkmış gibi oraya odaklanırsa 2 kere yanlış yapar. Birincisi açık ara kazandığı seçimlerden sonra yapılacak bir referandumda evet oyları % 40’larda kalırsa iktidarın diğer icraatları da tartışmaya açılır ve ülke tekrar kaosa girer. İkincisi; görünen o ki o zaman bu millete ne vaat edersen et, şimdiki verdiği krediyi bir kez daha vermeyecektir.  Sonuç; iktidar 7 Haziran seçimlerinden çok ders çıkardık diyor ama şu başkanlık meselesi konuşuldukça hiçbir ders almadığı ortaya çıkıyor. Eğer bu başkanlık meselesi gündeme gelecekse; 2019 seçimlerinde dile getirilmelidir. Başkanlık sistemini bu millete ne kadar anlatırsan anlat o seçimlerde de nelere mal olacağını ömrü olanlar görecektir. Şimdi öncelikli konular arasına alıp da dertsiz başınızı derde sokmayınız. Allah’a emanet olunuz.
 
 
 
      AK Parti Ders Çıkarmış mı?
 
7 Haziran Seçimleri’nden sonra ülkenin içerisinden geçtiği nazik durumu bir çok ülkücü-milliyetçi arkadaşıma örnekleriyle anlattım. AK Parti’ye resmen oy istedim. Bunlardan 15 kadarı 1 Kasım’da AK Parti’ye oy vereceklerini kesin bir dille söylerken; hepsinde bir tedirginlik de görünüp duruluyordu. Onlar Davutoğlu’nun “Biz dersimizi aldık” demesine güveniyorlardı. Bu destek seçim sonrasında ayan beyan da belli oldu. Bu tespiti şunun için yaptım. Gerçekten AK Parti gerekli dersi çıkarmış mı dır? Bu arkadaşların ikna olmasındaki en etkili davranış; seçim sathında ne Davutoğlu ne de diğer AK Partililer’in Başkanlık konusuna girmeyişleridir. Eğer ona biraz olsun odaklansalar MHP’den zırnık koparmak mümkün olmazdı. Belki de benim teklif ettiklerim de böyle bir başkanlık fobisi vardı. Çünkü seçim sonrası sanki ilk önceliğimiz başkanlıkmış gibi gündeme gelmesiyle birlikte herkes yerine geri döndü. Şimdi onlar da benden olası bir başkanlık oylaması için hayır dememi istiyorlar. Kuzenim Davutoğlu seçim propagandalarının her birisinde “7 Haziran’dan ders çıkardık” diyordu. Bu nasıl ders ki; 7 Haziran sonuçlarının birinci derecedeki etkeni “Başkanlık” meselesi iken daha seçim sonuçları tam belirlenmeden “Başkanlık” tartışılmaya başlandı. İddia ediyorum ki; 1 Kasım’da da propagandasını onun üzerine kurulsaydı ilk seçimden çok farklı bir sonuç çıkmazdı.
***
AK Parti’nin en belirgin özelliği her şeyde bir kamuoyu araştırması yapmalarıdır. “Başkanlık” konusu da hemen şimdi kamuoyu yoklamasına havale edilmiş ve sonuçta % 36 evet denildiği görülmüştür. Bana göre bayağı iyi de oy almış… Çünkü AK Parti’nin içinden bazıları ile ülkücü- milliyetçi arkadaşlar şöyle diyorlar: “Yahu bu anayasayı faşist dediğimiz nitekim paşa hazırlamadı mı? Evet… Cumhurbaşkanının sınırsız yetkisi yok mu? Evet… Şimdi Tayyip Bey ‘Cumhurbaşkanı vatan hainliğinin haricinde yargılanamaz’ kadar yetki aldığı bu anayasayı beğenmeyip daha fazla yetki istiyor öyle mi? İşte biz AK Parti fanatiği olup da bunu göremeyenlere; aşk gözünü kör etmiş demekten başka cümle bulamıyoruz. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu seçim meydanlarında verdiği vaatler için 100 günlük bir çalışma planı hazırlamış verdiği sözlerin arkasında olduğunu göstermiştir. Vatandaş nankör değildir. Diğer partilerin gördüğü gibi mevali de değildir. Şu bilinmelidir ki toplumun Davutoğlu’ndan değişik bir beklentisi daha vardır. Tayyip Bey’in damadı muhalefetin bunca ikazına rağmen milletvekili olmuştur. Davranışı kanunlara uygun toplumun örfüne aykırıdır.
***
Tanıdığımız kadarıyla hemşerimiz Davutoğlu’nca da bu davranış kabule şayan değildir. Davutoğlu kuracağı kabineye onu da alırsa hakkında konuşulan vesayet söylentilerini perçinlemiş olmakla kalmaz; karizmadan da yemiş olur. Sayın Davutoğlu icraat yapma yerine A Kanal yorumcularının dolduruşuna gelerek sanki ülkenin tek meselesi başkanlıkmış gibi oraya odaklanırsa 2 kere yanlış yapar. Birincisi açık ara kazandığı seçimlerden sonra yapılacak bir referandumda evet oyları % 40’larda kalırsa iktidarın diğer icraatları da tartışmaya açılır ve ülke tekrar kaosa girer. İkincisi; görünen o ki o zaman bu millete ne vaat edersen et, şimdiki verdiği krediyi bir kez daha vermeyecektir.  Sonuç; iktidar 7 Haziran seçimlerinden çok ders çıkardık diyor ama şu başkanlık meselesi konuşuldukça hiçbir ders almadığı ortaya çıkıyor. Eğer bu başkanlık meselesi gündeme gelecekse; 2019 seçimlerinde dile getirilmelidir. Başkanlık sistemini bu millete ne kadar anlatırsan anlat o seçimlerde de nelere mal olacağını ömrü olanlar görecektir. Şimdi öncelikli konular arasına alıp da dertsiz başınızı derde sokmayınız. Allah’a emanet olunuz.
 
 
      
 
      
 
 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.