Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Akademisyen

A+A-

Eskişehir Osman Gazi Üniversitesinde bir akademisyen tarafından katledilen 4 akademisyenin haberini sindiremeden, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nin öğretim görevlisi ile yüksek lisans öğrencisinin “ilginç bir şekilde” ölü bulunduğu haberi geldi.

*

Bir de ortaya çıkmayan ve ört bas edildiği için haber olamayan olayları düşünün.

İçinde saygıdeğer hocalarımın ve sevgili arkadaşlarımın da bulunduğu, görevini hakkı ile yapan akademisyenleri tenzih ederim, hiç kimseyi rencide etmek istemem ama gelen haberler, akademik seviyede durumun ve kalitenin sorgulaması gerektiğini tekrar gündeme getirmiş oldu bence.

*

İlk ve orta öğretimde eğitim seviyesinin düşük olduğu zaten gözler önünde. Peki, yüksek öğretimde durum ne halde? Neden? Herkes biliyor artık nedenleri… Onu bunu suçlamak yerine, ona buna ortam sunanlar kendi hatalarını düzeltmeli önce.

*

Dünyanın gelişme yarışında yer almamız için fikirler ile bilim mücadelesi yapması gereken akademisyenlerin, entrikalar ile mücadele ediyor olmaları konuya bir neşter atılması gerektiğini ortaya koyuyor yeterince.

*

Üniversitelerin yandaş yatağı değil bilim adamı yuvası olacak şekilde yeniden reforme edilmesi gerekmiyor mu sizce de? Gecikmeden harekete geçilir ve inşallah ideolojik bakışlara, gelişmemiş akıllara bırakılmaz bu reform.

*

Şunu da eklemek istiyorum; seksen kiloluk bir bedeni iki gramlık bir diş yerlerde süründürür, yataklara düşürür. Seksen kilo içinde iki gram da ne ki, diyemezsiniz. O dişi bulup ya tedavi etmeli ya da çekip atmalısınız. Diğer dişlerin de çürümesini önlemek için tedbirler almalısınız.

*

İdealist her vatan evladı gibi benim de hayalimdi akademisyen olmak, bilim adamı olmak. Alanımda mevcut bilgileri öğrenmek ve yeni bilgiler üretmek. Milletime, inandığım yolda aydınlık bir gelecek sağlama cihadının neferleri arasında bulunmak. 

*

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin henüz ikinci sınıfında iken Almanca ve İngilizce bilmem sayesinde bir şirkette çalışmaya başladım. Önce tercüman, sonra dış ticaret elemanı olarak yurt dışı seyahatlerine gittim. Farklı ülkelerde farklı milletlerden birçok işadamı ile tanıştım. Hayata bakışım değişti ve gelişti.

*

Akademisyen olmak yetmezdi, ben bir “işadamı-akademisyen” olmalıydım. Tam oldu, olacak derken, olmadı… Niçin mi? Onu da Perşembe yazımda anlatayım inşallah. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.