1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Akdeniz’de Sular Kaynarken
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Akdeniz’de Sular Kaynarken

A+A-

 

Suriye iç savaşının körükleyicileri, akan kanı durdurmak üzere harekete geçmek şöyle dursun; bölgede yeni karışıklıklar, çatışmalar çıkarmanın planlarını sahneye koyarken Türkiye tarihten aldığı güç, cesaret ve kararlılıkla bu çirkin senaryoların önünü kapatmayı sürdürüyor. Kıbrıs açıklarında petrol ve doğalgaz arama bahanesiyle konuşlanan sömürgeci güçlere karşı milli imkânlarını seferber edip Akdeniz’de varlığını ve haklılığını ispat eden Türkiye’nin, Libya hükümetiyle imzaladığı mutabakat zaptı, kirli yüzleri gün yüzüne çıkaran bir girişim oldu. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Bingazi’ye giderek darbeci Halife Hafter'in yanı sıra sözde yönetim yetkilileri Abdullah es-Sinni ve Abdulhadi el-Havic ile görüştükten sonra Libya'nın Birleşmiş Milletler tarafından tanınan meşru hükümeti UMH'nin Türkiye ile mutabakat zaptı imzalama hakkının bulunmadığını öne süren açıklamalarda bulundu. Libya’dan ardından Kahire'ye giden Dendias, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne resmi ziyaretlerde bulunup Türkiye-Libya anlaşmasına karşı cephe oluşturma girişimlerini sürdürdü. Bu gelişmelerin ardından Mısır’ın darbeci Lideri Sisi Hafter güçlerine destek vermek üzere Libya’ya askeri sevkiyat yaptı. Güvenlik uzmanları bunun, meşru Libya hükümetinin ‘terörize gruplara karşı Türkiye’den yardım istemesini hızlandırmaya yönelik girişimler’ olabileceğine dikkat çekiyor. Maksadın, Türk askerini Libya’da ‘Müslüman birliklerle çatışmaya sokarak İslam Dünyasına karşı itibar kaybına yol açmak olduğu ifade ediliyor. Bir bakıma Suriye’de yapamadıklarını Libya’da yapabilmenin yolunu arıyorlar. Trablus'taki Temsilciler Meclisi, Libya Bakanlar Kurulu ise Türkiye ile imzalanan mutabakat muhtıralarının yürürlüğe konmasından duyulan memnuniyeti ifade eden açıklamalar yaparak sürece destek olurken,  Libya Alimler Birliği, ‘Hafter güçlerinin Hıristiyan ve dinsizlerden destek aldığına’ dikkat çekerken bazı Arap ülkelerini de Libya'ya zarar vermekle suçladı.

Kaddafi’nin sonunu

getiren de bu

mutabakat mıydı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Libya anlaşmasının önemini, Piri Reis Denizaltısını suya indirme töreninde can alıcı tespitlerle dile getirdi: “Şayet KKTC ve Libya ile başlattığımız süreçlerden vazgeçersek, bize denize girecek kıyı, olta atacak sahil bile bırakmayacaklar! Zira karşımızdakilerin hak hukuk adalet gibi bir dertleri yok.”

Erdoğan’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici bölüm ise Libya anlaşmasını Kaddafi ile görüşüp anlayış birliğine vardıklarını ifade etmesiydi; “10 yıl önce bu konuda adım attık. Kitaplar, makaleler ortadadır. Kaddafi ile bu meseleyi harita üzerinde konuşmuş, anlayış birliğine varmıştık. Deniz yetki alanı çakışması bize bu hakkı veriyor. Mutabakat metninin hukuki düzeye ulaştırılması biraz gecikti.”

Libya’daki kanlı darbenin ve Kaddafi’nin yargıya bile ihtiyaç duymadan hunharca katledilişinin en önemli sebebi böylece ortaya çıkmış oldu.

Libya ve Atatürk

Yunanistan’ın uzunca bir süredir Türkiye'yi denize adım atamaz hale getirme gayretinde olduğunu, İsrail ve bazı Arap ülkelerinin de benzer çabalara girdiğini söyleyen Erdoğan’ın tarihi bir yolu takip ettiği de şu cümlelerinden anlaşılıyordu; “Biz her türlü işbirliği ve ortak çalışma yürütmeye hak sahibiyiz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in Libya’daki adımlarını biliyoruz. O zaman ne arıyordu? O zaman bizim de Libya’ya gözümüz gibi bakmamız gerekiyor. Artık bizim suskun ve çekingen politikalar sürdürme lüksümüz yok.”

Atatürk’ün Hatay meselesinden dolayı başta Fransızlar olmak üzere Batının düşmanlığına uğradığını kabul ediyoruz. Erdoğan’ın açıklamasıyla Ortadoğu’ya yönelik büyük bir planının olduğu da anlaşılıyor.  Öyleyse Atatürk’ten itibaren Ortadoğu’ya ilgi ve alâka gösteren her Türk devlet adamının batılılarca hedef tahtasına konulmuş olması mümkündür.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.