1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Akıl, Bilim ve Din
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Akıl, Bilim ve Din

A+A-

Geçen hafta, Müslüman ülkeler niçin aç, fakir, işsiz? Ve niçin Müslüman olmayan ülkelerin teknolojisine muhtaç? Niçin Müslümanlar hala esir ve sömürge? Sorularını sorduk. Cevabı da Müslümanlar kendi eksik yönlerinde aramalı dedik.

*

Dedik ve “Müslümanlar cahilmiş, geriymiş, bedeviymiş, çünkü Kur’an-ı Kerim anlaşılmaz, eksik, hatta çelişkili olduğu için Müslümanlar böyleymiş” diye sallayanlar ile karşılaştık sosyal medyada.

*

Dinleri karalayanlar, özellikle İslam’a çamur atanlar, cımbız ile seçtikleri bazı ayet ve kelimeler üzerinden, bazı konuları henüz tam anlayamamış gençlerin kafasını karıştırmak için çalışanlar önce de vardı, şimdi de var, sonra da olacak.

*

Bunlara, “bir dine inanmayabilirsiniz ama hiçbir dine hakaret etme hakkınız yoktur” dedik diye ve hatta “akıl – bilim adı altında İslam’a çamur atarak yaptığınız şey İslam’dan çok insanlığa ihanettir” dedik diye galiz hakaretlere uğradık.

*

Anlamak istemeyene, yanlış anladığında ısrar edene, anlamadığını fark etmeyene anlatmaya çalışmak hatasına düşmedik. Herkes anlayış çemberini yeterince genişletinceye kadar ve kendi cevaplarını buluncaya kadar yanlışlar çukurunda bocalar dedik. Uzak durmaya çalıştık, çünkü “kozasından yeni çıkan bir kelebeğin kanatları kendiliğinden açılmalıdır. Bunu, sabır ile beklemek yerine yardım etme niyeti ile müdahale ederseniz, o kelebek ömür boyu uçamayabilir” örneğinden ders çıkardık.

*

Dinleri inkâr etme ve İslam’a çamur atma hatasına düşenlere toptan hain demiyorum. Bunların çoğu temiz kalpli, iyi niyetli çocuklar ve bunlar “bilgisiz” oldukları için böylesi ihanet çukurlarına düşüyorlar. Bu bilgisiz çocuklar ile bilgisiz kalmakta ısrar ederek “cahilleşenleri” ve bildikleri halde gerçeği saptırmak için yanlışta ısrar eden “hainleri” üç ayrı grupta tutmak gerektiğine inanıyorum.

*

Bin yıllardan beri süren “yalan ile doğru” arasındaki savaş içinde biz her ikisini de bir kenara bırakıp “gerçeği / hakikati” bir köşe yazısında anlatabilecek kabiliyette olmadığımızın da farkındayız. Mecbur kalınca, haddimizi aşmamaya çalışarak giriyoruz bu konulara. Yine de sürç-ü lisan edersek şimdiden affola. Muhtacız yapıcı eleştiri ve katkılara.

*

Naçizane uyarım şudur; çocuklarımızın etrafına, kendilerini “tamam, ben oldum artık” kıvamında görmeye başlayacakları, hormonal baskı ile kaynayan kanlarının kontrolüne girecekleri delikanlı gençlik dönemlerinden önce, mikrop ve parazitlere dayanıklı bir koza örelim ve İslam’ın “çok temel esası” hakkında “az bir bilgi” ile sıkıcı olmaktan kaçınarak uyandıralım onları. Nasıl mı?

*

Devam etsem, yazı uzun diye okunmayacak, kısa kessem eksik diye anlaşılmayacak. “Az bilgi ile çok temel esas” konusunu sonraki yazımıza bırakıyorum. Görüşmek üzere inşallah. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.