1. YAZARLAR

  2. Rahime Kongur

  3. Allah’ı Nasıl Anmalıyız?
Rahime Kongur

Rahime Kongur

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Allah’ı Nasıl Anmalıyız?

A+A-

Hepimiz bir yarışın içindeyiz ve hayatı daha iyi değerlendirme çabasındayız. Hepimiz aklı başında laflar ederek ‘Vakit nakittir’ diyoruz. ‘Bu hayat, bu fırsat bir daha ele geçmez’ diyoruz. Koşmakta olduğumuz yönde bizi gayrete getiren bu sözlerin rüzgârıyla kollarımızı açıp ya dünyaya, ya Mevlâ'ya doğru koşuyoruz. Kimimiz o bir daha ele geçmeyecek ömrü kasamızı doldurmak, kimimiz ahiret azığı hazırlamak için harcıyoruz. Şüphesiz bu koşu bir gün bitecek. Dizdeki derman tükenecek. Yolun sonu görünecek. İşte o gün, gönüllerini dünyaya açanların mı, yoksa Mevlâ'sına doğru uçanların mı kârlı çıktığı belli olacak. Dünya sevgisinin mi, Allah sevgisinin mi gerçek olduğu anlaşılacak.

***

Peygamber Efendimiz, Allah'ı derin bir muhabbetle sevdiği için O'na büyük bir coşkuyla ibadet ederdi. Huzurunda saatlerce kıyamda, rükûda ve secdede kalarak Allah'a kulluğunu ve O'na bağlılığını gösterirdi. Gönlü Rabbine derin bir sevgiyle bağlı olduğu için ibadet ederken ayaklarının şişmesi, vücudunun yorgun düşmesi onu namazdan alıkoymazdı. “Allah benim günahlarımı bağışlayarak bana emsalsiz bir lütufta bulunmuşsa, ben O'na gücümün üstünde bir gayretle teşekkürlerimi sunmalıyım” diye düşünürdü. Namazı, Allah'a kulluğunu ispat etmenin en iyi şekli kabul eder, Allah ile uzun süre karşı karşıya olma imkânı sağladığı için bu üstün ibadeti ‘gözümün nuru’ diye severdi. Hz. Âişe'nin belirttiğine göre, geceleyin kıldığı namazın bazı rek'atlerinde elli âyet okunacak kadar bir zaman başını kaldırmadan secde ederdi (Buhârî, Vitir 1, Teheccüd 3). Bu haldeyken Allah'a olan sevgi ve kulluğunu anlamlı cümlelerle dile getirir: “Allah’ım! Sadece sana secde ettim. Yalnız sana iman ettim. Sana teslim oldum. Benim yüzüm kendini yaratıp ona şekil veren, kulağını ve gözünü var eden Rabbine secde etti”

***

Habîbullah Efendimiz'in dilinden düşürmediği o zengin zikirler dünyası yani Cenâb-ı Hakk'ı en güzel ifadelerle durmadan anması, Mevlâ'sına olan hamdını, şükrünü, tespihini, tehlilini son derece derin ve anlamlı sözlerle dile getirmesi bu sevginin ne kadar canlı olduğunu ortaya koymaktadır. ‘Ben Allah'ı seviyorum’ deyip orada kalmak, Allah'a olan sevgisini O'nun emrettiği ibadetlerle güçlendirmemek hazin bir aldanıştan, sıkıntıyı sevmeyen nefsin insanı düpedüz aldatmasından ibarettir. Resûlullah Efendimiz, o berrak sular gibi aydınlık hayatında, Allah'a giden yolda nasıl yürümek gerektiğini bize öğretmiştir. Ayet-i kerimelerde genel hatlarıyla işaret edilen hususları hayata geçirmeyi bize göstermiş, yerken, içerken, yatarken, kalkarken, elbise ve ayakkabılarımızı giyerken ve çıkarırken, yolculuğa giderken ve dönerken, kısacası hayatın bütün safhalarında Allah'ı nasıl anacağımızı bize göstermiştir

Önceki ve Sonraki Yazılar