1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Allah’ın Parmağı Var da
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Allah’ın Parmağı Var da

A+A-

Osmanlı’nın millet-i necip (!) dediği Arapların sadece son birkaç yılda hem kendi kardeşi bazı Arap devletlerine ve hem de Türkiye’ye karşı yapıp ettiklerini hatırlayınca Osmanlı’ya neler yapmış olabileceği de anlaşılır hale geliyor zanları bırakıp gerçekleri anlamak isteyenler için… Demiştim önceki yazımda.

*

Bunları hatırlayınca, Osmanlı’nın millet-i sadıka dediği halkı da hatırlamadan geçemiyor insan… Araplar için millet-i necip, yani asil millet üstün millet diyen Osmanlı, Ermeniler için de millet-i sadıka demeyi uygun görmüş yani sadık millet! Diğer deyişle teba-i sadıka… Bunu demekle kalmamış Osmanlı… Gerek sarayda gerek devleti yöneten kadrolarda Ermenilerin önünü açmış… Osmanlı’nın bir imparatorluk olduğunu hatırlayınca bunu sorun olarak görmeyebiliriz ancak Ermenilerin önünü açan Osmanlı’nın, öz gücü Türklerin önünü kesmesi düşündürücüdür.

*

Her cepheye koşa koşa sürülen Türkler askerlik yapmaktan, savaştan gözünü açamazken, askerlikten muaf tutulan Ermenilerin yükseldikçe yükselmesi önemlidir. Bir de Yunan isyanından sonra Rumlardan boşalan Dışişleri Bakanlığı kadrolarına yerleştirilen Ermenileri hatırlamasak olmaz. Son “Türk İmparatoruğu” olan Osmanlı’nın yönetim kadrosunda en gözde teba olmuştur Ermeniler, sadıktır (!) ama neye sadıktır? Sarayın saltananıtına mı? Osmanlı’nın devletine mi? Yoksa milletin vatanına mı?

*

Bu arada Türk çocukları Osmanlı sınırlarını korumak için o cepheden o cepheye sürülüp, erirken, Ermenilerin ticarette, tarımda ve zanaatte de güçlenerek zenginleştiklerini hatırlamamak da olmaz tabi ki.

*

Ancak birden bire sadık! Ermeniler, Osmanlı’nın içindeyken, Osmanlı’yı parçalayıp yutma planları yapan düşman devletlerin yanında yerini alıveriyor. Düşmanın dışarıdan yapamayacağı düşmanlıkları içerden yapar geliyor. Nasıl oluyor da oluyor? 1915 olaylarını tüm dünyaya çarpıtma, yalan ve iftiralar ile duyuruyor Ermeniler. Dönemin Konya Valisi ve Osmanlı dahiliye nazırını da hatırlayalım.

*

Osmanlı’nın sadık milleti Ermeniler, Osmanlı’nın en büyük düşmanı oluveriyor ve iftira dolu kinini Türkiye Cumhuriyeti’ne de kusmaya devam ediyor. Türkiye’yi tüm dünyada siyasi manevralar ile mahkum etmeye çalışırken, can  kardeşimiz Azerbaycan topraklarını işgal ediyor… Osmanlı’nın sadık milleti, Türk Milleti’ne kalleşlikte sınır tanımıyor… Sivilleri öldüren Ermeniler dünyaya tam tersi haberler yayıyor.

*

Bunu yapıyor diye Ermenileri suçlayacak değilim. Herkes meşrebine uyanı yapar. Düşman düşmanlık etmek için vardır ve düşmanı düşmanlık etti diye suçlamak en büyük ahmaklıktır. Ahmak olmayan ve insana yakışır şekilde üst beyni ile düşünebilenler düşmanı düşmanlık etti diye suçlamak yerine, düşmanın bize düşmanlık edecek cesareti ve fırsatı bizim hangi eksik yönümüzden, hangi yanlış politikamızdan aldığını sorgular. Düşmanı suçlamak yerine suçu önce kendinde arar.

*

Sorgularken, “Osmanlı, Araba millet-i necip, Ermeniye millet-i sadıka derken, kendi özüne yani Türklere etrak-ı bi idrak demesinin, bugün kolayca kandırılanlardan olmamızda etkisi nedir?” gibi bir soru çıkarsa ortaya, cevabınız ne olurdu?

*

Bir de şu soruya cevabınız ne olur; “Birilerinin Türklüğe düşmanlığı bitmezken, Türklerin Araplar hatırına Türklüğünü unutmasından daha büyük kalleşlik olur mu?”

*

Doğru cevabı bulmaya çalışarak, geleceği gerçekler üzerine hazırlayanların çoğalması duası ile… Bir de Ergenekon konusu var bu hatırlamalar arasında, sonraki yazımıza bırakalım inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.