1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Amerika Silahlı Savaş Şartlarını Zorluyor-1
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Amerika Silahlı Savaş Şartlarını Zorluyor-1

A+A-
  1. Dünya Savaşı’nın ardından yükselen Sovyetler Birliği'ni durdurabilmek üzere harekete geçen güçler Amerika ile İngiltere’yi, Almanya ve Fransa’yla işbirliğine sokup tüm Avrupa’yı siyasal ve ekonomik bütünlüğe taşımayı planladı, savaşta tarumar olan ülkelerin -imar yoluyla hegomanya altına alınabilmesi- için harekete geçti. ABD Dışişleri Bakanı George Marshall, 5 Haziran 1947’de Harvard Üniversitesi’nde Avrupa’ya yardım planını anlatıp, Avrupa devletlerine yardımlarını esirgemeyeceklerini söyledi. "Marshall Planı" adını alan bu proje 27 Haziran 1947’de Paris’te Sovyetler Birliği'nin de katıldığı toplantıda görüşüldü. Ancak Sovyetler toplantıyı 2 Temmuz’da terketti.12 Temmuz 1947 tarihinde de Fransa Dışişleri Bakanlığı'nda toplanan İngiltere, Fransa, Hollanda, Türkiye, Avusturya, Danimarka, Belçika, Yunanistan, İzlanda, İsviçre, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, İsveç, Norveç, Portekiz temsilcileri, Amerika'nın istediği Ekonomik İsbirliği Konferansı örgütünü kurdu. Milli Şef yönetimindeki Türkiye, hemen bir ekonomik kalkınma programı hazırlayıp ABD’den 615 milyon dolar yardım istedi. Fakat Amerika bu ilk talebi Marshall Planı’na uygun bulmayıp geri çevirdi. Bunun üzerine Türkiye, doğrudan ABD Hükumetine başvurarak kendisinin de Marshall Planına dahil edilmesini istedi. Ankara’daki ABD Büyükelçiliği de Washington’a rapor göndererek Türkiye’nin yardım verilecek ülkeler listesine alınmasını tavsiye etti. Bu istek üzerine Amerika, henüz Avrupa İktisadi İşbirliği Antlaşması imzalanmadan Türkiye’yi Marshall Planı'na dahil etti ve 4 Temmuz 1948 tarihinde Amerika ile ekonomik işbirliği anlaşması imzalandı, 1951’e kadar hibe olarak toplam 62 milyon 376 bin dolar yardım Türkiye'ye aktarıldı. Aynı yıllarda Amerika’dan 72 milyon dolar civarında da yardım alındı. Anlaşmaya göre borçların ödenmesine 1952 Temmuz’undabaşlanacak, 1956 yılına kadarsadece faiz tutarları ödenecek, bu tarihten itibaren de 35 yıllık sürede, yüzde 2.5 faizli ana para ve faizler eşit taksitlerle ödenemeye devam edilecekti. Türkiye'nin köksüz ülke Amerika tarafından ekonomik kıskaca alınma süreci böylece Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Başbakan Hasan Saka döneminde başlatılmış oldu.Talihe bakın ki, İnönü devrinin eseri Marshall anlaşması daha sonra Menderes ve hükümetine maledilecekti.

***

Adnan Menderes, Amerikan yanlısı bir siyasetçi olarak bilinse de yüzyılın baş belası olan bu ülkeyle diplomasi ve güncel dünya ihtiyaçları gereği birarada olmak zorundaydı. Bu dönemde Amerika ve İngiltere ile bunların güdümündeki Almanya Türkiye'nin sanayileşmesine engel olmaya çalıştı, bu alanda kullanmak üzere talep ettiği kredilere olumsuz cevap verdi.Alman Ekonomi Bakanı Ludwig Erhard, Menderes'e, "Siz niçin ağır sanayii de bu kadar ısrar ediyorsunuz ekselans?" diye sormuş, Menderes ise "Sizin pişmiş toprağınızı çimento olarak almamızı mı istiyorsunuz? Türkiye bunu aşmıştır" diyerek cevap vermişti. Erhard'ın, "Size biz kredi açmayalım. Size avans para verelim, Türkiye'de tarımı geliştirin. Entansif tarım yapın, Avrupa'nın hububat, meyve, sebze ambarı olun. Eksperlerimizi, makinelerimizi gönderelim. Üretecekleriniz için de kredi değil, peşin para ödeyelim" önerisi karşısında öfkelenen Menderes, "Biz sizin hiçbir şeyinizi istemiyoruz" diyerek yanından ayrılır.Menderes olaya tanık olan gazeteci Mithat Perin'e, "Hep kafalarında bizi geri bıraktırmak var. Bunun için ellerinden geleni yapıyorlar" der. Abdullah Muradoğlu'nun yıllar önce Milliyet'te yayınlanan Çetin Yetkin'in yazı dizisinden naklettiği detaylar ne kadar da önemlidir. ABD'nin Menderes'ten yatırımları durduracak kararlar almasını, sanayileşmeden vazgeçmesini istediği tarihe kaydedilmiş bir gerçektir. İngiliz Büyükelçisi James Bowker, 8 Haziran 1955 tarihli raporunda Dönemin Başbakan Yardımcısı Fatin Rüştü Zorlu için, "Zorlu'nun görevden alınıp, daha az fikr-i sabitleri olan ve Amerikalılarla anlaşabilecek birinin ekonomik işlerin başına getirilmesi herkes için iyi olacak" diyordu.1950'lerin sonlarında Menderes, Sovyetler Birliği'ne yöneldi. Zira Amerika ve yandaşı batılılar Türkiye'nin sanayileşmesine şiddetle karşı çıkıyor, buna karşılık Moskova, Menderes'in konuya ilişkin isteklerine olumlu yaklaşıyordu. 27 Mayıs kanlı darbesi olmasaydı Menderes bir dizi anlaşma için Moskova'ya gidecekti. Darbe sonrasında idama mahkum edilen 15 Demokrat Partiliden sadece Başbakan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın cezaları infaz edildi. Çünkü Dünya düzeninin tekesine çomak sokan bu üçlüydü!Darbeciler, IMF'de çalışan Kemal Kurdaş'ı Maliye Bakanlığı’na, Amerikan yanlısı diplomatlardan Selim Sarper'i Dışişleri Bakanlığı’na, General Fahri Özdilek'i de Milli Savunma Bakanlığı’na atamışlardı. Benzer görevlendirmeleri, diğer darbe süreçlerinde de görmek mümkündür! 28 Şubat darbesinin ardından başlayan siyasal süreç ve getirileri bunun taze örneklerindendir.

Yarın devam edeceğiz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.