1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Amerika’dan Bakış - 2
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Amerika’dan Bakış - 2

A+A-
Geçen hafta Şikago’dan yazmıştım, vatana döndük şükür. Çay ve simit ile hasret giderdikten sonra Amerika seyahati gözlemlerimi ve farklı insanlar ile yaptığım sohbetleri paylaşmaya devam ediyorum.
*
Geçen hafta, “Türkiye son derece hassas bir coğrafyada, dünyanın akupunktur noktalarından birinde bulunuyor. Yönetilmesi kolay olmayan bir coğrafyadayız ama yönetmeyi başarabilirsek dünya siyasetinde söz sahibi olmamızı sağlayacak bir ülkeye sahibiz” demiş ve dünya siyasetinde söz sahibi olmak isteyen diğer devletlerin de bölgemizde söz sahibi olmak istediğini … bu devletlerin bölgeye hakim, tek vücut ve güçlü bir Türkiye’yi istemediğini, bu yüzden Türkiye’yi dönem  dönem istikrarsızlaştırmak ve sistem çatışmasına itmek için … Türkçü-Kürtçü, Osmanlıcı-Cumhuriyetçi, Ümmetçi-Milliyetçi gibi ayrışma konularını körüklediklerini ifade etmiştim. Sağcı-Solcu ayrımının modası geçse de Suni-Alevi ayrımı yeni moda olarak hazırlanmakta olduğunu da dikkatten kaçırmamak gerek.
 
*
Seyahatim sırasında konuştuğum Türkiye’yi tanıyan ve bölge hakkında bilgisi olan kişilerden Ürdünlü, Polonyalı, Sudanlı ve Somalili olup da Amerikan olmayı tercih etmiş kişiler ile yaptığım sohbet en ilginci idi. Hepsi de Türkiye’yi bölgenin aydınlık bir ülkesi olarak görüyor ve bölgenin karanlıktan kurtulması ya da iyice karanlığa gömülmesi konusunda belirleyici rolün Türkiye’de olduğunda anlaşıyorlardı.
*
Burada en çarpıcı tespit şu oldu, Türkiye, Osmanlı’dan sonra yaşadığı devrimsel dönüşüm sürecinde demokrasiyi tercih ederek bölgede bir ışık yaktı ancak bazı insanların bu ışıktan rahatsız olmasını anlamak mümkün değil. Öncelikle Türkiye’nin diğer Müslüman ülkeler ile özellikle de Osmanlı bakiyesi ülkeler ile kıyaslanamayacak kadar gelişmiş olmasından kimlerin rahatsız olduğunu anlamak birçok sorunun cevabını kendiliğinden ortaya çıkaracak...
*
Çok ilginç! Kimler bizdenmiş gibi görünüp de kulağımıza hoş gelen gerek tarihi gerek dini hikâyeler ile bizim geleceğimizi, bizim bölgemizi, bizim vatanımızı cehenneme çevirecek kararları vermemizi sağlamak için zihinlerimizi bulandırıyorlar? Elbette bunu İslamcı görüntüsünde yapmaları gerek, aksi halde onları dinlemeyiz, okumayız ve takip etmeyiz.
*
Sohbetimizdeki Ürdünlü, Sudanlı ve Somalili Amerikanlar demokrasiyi İslam dışı hatta şirk olarak gösterenleri Müslümanların en büyük düşmanı ilan etmekte ve Türkiye’nin son asırdaki sorunlu veya eksik de olsa edindiği kazanımlarını demokrasi İslam’a aykırıdır kandırmacası ile bir sistem tartışmasına dönüştürenlerin Müslümanlara veya Türklere veya bölgemize bir fayda getirmek derdinde olmadığında da hem fikirler.
*
Türkiye’de bazı kesimlere heyecan veren Osmanlıcı söylemlerin bazı Arap ülkeleri üzerindeki etkisini İsrail’e menfaat sağlayacak şekilde kullananların siyasi zekâsı Osmanlıca dilinde bile izah edilemez türden… Haftaya devam edelim inşallah. Selametle.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.