1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. An Hızı ile Yolculuk-3
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

An Hızı ile Yolculuk-3

A+A-

Evreni düşünmek insanlık tarihi boyunca hep var olmuştur. Evreni düşündüğü bilinen ilk insanların evren hakkında düşündüklerini okuyunca fark ettim ki, düşünebilen ilk insanlara göre evren epeyce küçük. Çünkü onlar evreni kendi görebildiklerinden ibaret zannediyorlardı. Dünyanın düz olduğunu düşünenlerden tutun da, dünya merkezli, güneş merkezli, evren düşünenlere kadar epeyce düşünce ile günümüz gözlemlenebilir, kaotik çoklu evrene kadar geldik. Hadi bu evren düşüncelerini ve evreni düşünen insanlarının serüvenlerini biraz inceleyelim. Ama yine ‘an hızımızla’.

Evren ile ilgili ilk düşünceler günümüzden 4000 yıl önce görünmeye başlandıysa da ben, Milattan önce 5. yüzyılda ortaya çıkan atomist evren modelinden başlayacağım anlatmaya. Bu evren modeline göre her şey atomlardan oluşmakta idi. Yani her şey maddenin en küçük ve bölünemez parçası olarak kabul edilen atomlardan meydana geliyordu. Her şey derken tam anlamıyla her şey. İnsanın kanı, kemikleri hatta ruhu bile. Bir elmada ki atom sayısının evrende var olan bütün gök cisimlerinden bile daha fazla olduğunu düşünebilmişlerdi. Onların bu düşüncelerini günümüz bilim insanları da, bugünün teknolojisi ile yaptıkları tespitlerle onaylamaktadırlar.

***

Ön yargılı olmayıp da, insan merkezli bir evrene ısrar etmemiş olsa idi bugün Batlamyus’un evren modelini ders olarak, okullarımızda okutuyor olabilirdik. Demek ki düşünmek, matematiksel hesaplar yapabiliyor olmak yeterli gelmiyor. Bilimsel düşünebilmek için kendi ön yargılarımızdan arınmak gerekiyor. Kopernik devrimi ile kozmoloji bir metafizik dalı olmaktan çıkıp bilim dalı haline gelirken, Galile 17. yüzyılda engizisyona rağmen Kopernik’e destek verince, Newton’un evren modeline kadar geldik. Newton’un evren modeli Aynştayn’a, onun modeli ise Hubbel’ın evrenin genişlediği modeline bizi getirmiş oldu. 

Evrenin genişlemesinin anlaşılmasından sonra, bilim insanlarınca, bir şey genişliyorsa illaki bir başlangıç noktası vardır düşüncesi ile büyük patlama yani Big Bang teorisi, fikri ortaya atılmış oldu.  1960 yılların sonunda keşfedilen kozmik arka plan ışıması ile bu teori ispatlandı ve böylelikle sonsuz hacim sıfır kütleden evrenin var edildiği veya başladığı Big Bang evren modeli günümüze kadar geçerliliğini korudu.

***

Big Bang teorisi her ne kadar Aynştayn’nın fikirlerinden yola çıkılarak ispatlansa da, Aynştayn’a göre, Big Bang’le genişlemeye başlayan evrenin bir de çöküş yaşadığını ve bu döngünün de sürekli devam ettiğini söylediği bir evren modeli de vardır. Bu evren modeline verilen isim ise salınan evren modelidir. Bu modele göre zaman sonsuzdur ve başlangıçsızdır. Dolayısı ile zamanın başlangıcı paradoksundan kaçınılır. Bu da bilim insanlarına dünyanın değil de evrenin düz olabileceğini düşündürmektedir. Çoklu evren teorisi gibi birçok teori de bilim adamları tarafından ortaya atılmakta ve üzerine düşünülmektedir. Yani bilim insanları, geçmişten, günümüze kadar sürekli düşündüler ve düşüncelerini ispatlamaya çalıştılar. Tabi ki de kuru kuruya düşünmediler, düşündüklerinin dayanağı, sürekli yaptıkları gözlemler ve bu gözlemlerin sonucuna göre matematiksel formüller üretmek suretiyle çalışmalarıdır. Bu gözlemlerin verilerini işleyerek, düşüncelerinin meyveleri olan bu evren modellerini günümüze kadar birçok yobaz tehdide rağmen bizlere ulaştırmayı başardılar.

Yarın devam edeceğiz…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.