1. YAZARLAR

  2. İlyas Tuncer

  3. Ana Yurt İçin İsyan
İlyas Tuncer

İlyas Tuncer

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ana Yurt İçin İsyan

A+A-

Hafızası balıktan hallice olanlar hatırlar, semavi dinler için kutsal sayılan toprakların üzerinde yaşayan Müslüman Filistin halkına yapılan zulümler için neler yapılmıştı. Mavi Marmara adlı gemi aracılığı ile Filistin’deki Müslüman halka insani yardımlar yapmak için halk organize olmuş yola çıkmıştı. İsrail askerleri tarafından baskın yapılmış gemi içindeki yardım gönüllerin çoğunu yaralamış ve tutsak etmişler, birçoğunu da şehit etmişlerdi. Hükümet yetkililerinden pek çoğu bu olaya isyan etmiş olayları sadece lanetleyerek izlemek yerine hukuk yoluna başvurmuş karşılığında İsrail tazminat ödeme zorunda kalmıştı. Hatta o zaman başbakanlık görevini yerine getiren Cumhurbaşkanımız Davos toplantısında müthiş çıkışıyla Şimon Peres’in yüzü kıpkırmızı olmuştu... Papaz davaları sürerken Filistin’in başkenti olan Kudüs, Trump tarafından İsrail başkenti olarak tanınması üzerine, pek çok Müslüman devletlerini teşkilatlandırıp Birleşmiş Milletler’de dünyaya kafa tuttuğu günleri hatıralarından silinip gidenler olmamıştır zannediyorum. Günümüz muhacirleri olarak gördükleri Suriyeliler önce kendi memleketlerinde iç karışıklık çıkmasına sebep oluyor, tarafların ateşini körüklüyor ardından zulüm gördükleri gerekçesiyle günümüz Ensar’ı saydıkları Türk Milleti’ne sığınıyorlar. Gani gönüllülükle onlara kucak açıyoruz. Nerede bir zalim, mazluma zulüm yapsa karşısından bizi buluyor evvelallah.

***

Peki Doğu Türkistan topraklarında yaşananlar ne, halkın çektiği zulüm değil de ne? Daha 18’ine girmemiş Türk kızlarının yaşadığı olaylar ne? Bu zulme takat getirmeye güçleri tükenenlerin yalvara yakara intihar edebilmek için fetva dilenmesi nedir? Mazlum tarifi nedir, mazlum kime denir? Yapılanların zulüm olarak sınıflandırılması için daha neler olması gerek? Hapis cezaları, geceleri aç bırakılmaları, okuma yazmayı yeni bellemek üzere olan çocukların asimile olmalı için türlü zihin oyunlarına maruz kalmaları, daha kundakta olan bebelerin katledilmesi, toplama kamplarında kızlara kadınlara tecavüz edilmesi... Bunlardan biri bile zulüm yapılmakta olduğunu sizlere kanıtlamaya yetmiyor mu? Milletin meclisi bu milletin sesinin duyurulacağı yegane yerdir. Kendini milliyetçi sayanlara çağrımdır; bu milletin öz kardeşi olan Doğu Türkistan Türk’lerinin çektikleri zulümleri gün yüzüne çıkarmanızdır. Bunun için adım atan sizin partinizden olmasa bile onlara canı gönülden destek vermenizdir.

***

Geçtiğimiz günlerde İyi Parti meclis toplantısında Doğu Türkistanlı bir Uygur kızını kürsüye çıkararak yaşadıkları zulmü anlatması istenmiştir. Uygur kızı Türkiye’ye okumak için gelmesi sebebiyle ailesinin başına gelenlerin müsebbibi sayıyor. Yanılıyor, o gelmemiş olmasa bile orada ailesi bu çileleri çekecekti. Yılların kinini mazlumlardan çıkarmak istiyorlar. Doğu Türkistan’da Türkleri asimile etmek, onları yok etmek istiyorlar. Kür-Şad’ın torunlarından, dedelerinin intikamını almak istiyorlar. Bizler de bu zihniyetteki canilerden sağlık adı altında aşı alıyoruz. Ne kadar sağlıklıysa artık! Kendini Türk olarak görenlere, kendini Müslüman sayanlara sorum şudur: Filistin’de yaşananlar için dünyayı ayağa kaldıranlar, Suriye’de yaşananlar için tüm dünyaya kafa tutanlar; neyi bekliyorlar kıllarını kıpırdatmak için? Neyi bekliyorlar kardeşlik davası güdenler? Neyi bekliyor insan hakları savunucuları? Karabağ için Türk dünyasını birleşmeye çağıranlar, Doğu Türkistan için birlikteliğe davet mektubunu ne zaman çıkaracak?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.