1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Anne Beni de Yanında Götürdün mü Cennetine
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Anne Beni de Yanında Götürdün mü Cennetine

A+A-

“Sana ruh üflendiğinde bir kadının karnındasın, ağladığında bir kadının kucağındasın, aşık olduğunda bir kadının kalbindesin. Ona güzel davran.”

Kaç yıl oldu annem, sarın seni toprağa vereli, ilk başlarda ne zordu acın. Gelip gidip mezarına sarılıp uyuyunca anladım. Hep korktuğum, piknikte bile yere oturmaktan kaçındığım, böcekler ve ısırmaları mezarının üstünde uyurken hiç korkutmadı beni. Ve hiç rahatsız etmedi.

’ben gidince anlarsın delim’ dediklerini daha o gün anlamıştım.

Öleceğini anladığımda ki keskinliğim bu yüzdendi. Sana ben senden önce ölürüm dediğim de ‘Allahım bana evlat acısı tattırma’ dediğinde amin demezdim de kızardın hatırladın mı? anne.

‘’sonra, bazan çok özlerim seni, sesinin yokluğundan üşümüş bir kışı içimdeki yangına bastıra bastıra’’

Öldüğünde içimden kalemime dökülen ilk cümlelerimi aynen böyle mezar taşına da yazdırmıştım, yine bir anımızı hatırlayarak. Sen hiç mezar taşı istemezdin, hatta mezarının yerinin bile bilinmesini...

Ölmeden ölümü konuşarak belki de kendince beni, sana en çok bağlı ve seninle yaşamaya alışmış delini, yokluğuna alıştırmaya ve yokluğunda yaşamaya alıştırmaya çalışıyordun. Elinle yetiştirdiğin şeytanı görmüyorsun derdim sana defalarca, sen de güler geçerdin her defasında. O zamanlarımı senden sonra şiirleştirdim, izninle annem, bu anneler gününde, annesiz bir çocuk olarak okuyucularımla paylaşıyorum.

 

“Geçmiş zaman bir gün;
Yine kendimi odama kilitledim.
Günlerce geldi, 
Kapımda ağladı merhamet etmedim.
Takip etmeye başlamış beni gizlice;
Sanırsın ‘M6 da ajanı’
Gece on bir veya on iki tam hatırımda değil şimdi.
Lavabo odamın karşısında ses seda yok;
Yedi kişinin yaşadığı 
Anneme ait fakir hanede.
Açtım kapıyı lavobaya girdim hiç ses etmeden.
İşimi hallettim çıktım,
Yine sessizce...
Odama geldiğimde annem karşımda;
İki koltuğun arasında duran sehpanın üzeri,
Kızılay erzak deposu gibi,
Sevdiğim meyve suları,
Sevdiğim çikolatalar, bisküvitler;
Ve beş paket "Uzun Parlament"
İçimden "Onuda mı aldın kadın" diyorum.
"Sen Bir tanesin"
‘Ben de seninle kalayım’ diyor.

Sevgi dolu ama kızgın bir sesle...

"Hayır git başımdan kadın" diyorum.

"Dilim kopsaydı keşke de, demeseydim Anne."

‘Şu koltukta kıvrılayım,
Ne olacak ses etmem sana’ diyor,
Üzgün ve Ölüm Mahkumunun umutsuz ses tonu ile.

"Hayır hayır hayııııır...
Git ya git başımdan..."

"Anne hakkını helal et bana;
Neler yapmışım ben sana..."

Karşı Koltuğu toplamaya çalışıyor umutsuzca kendine yer açabilmek için.
Sonra kitaplarımı;
Aldığım notları;
Yazdığım şiirleri okuyor alelade hızlıca.
"Seni bu hale düşüren kim; 
Ellerimle boğacağım onu" diyor...

(Oysa; Kendi doğurduğu "Şeytanı" hiç göremedi.
"İçindeki 'Meleklik Katarağı' yüzünden,
Evet; Ben ne kadar şeytan olsam da...
Annem benim Meleğimdi;
Bana doğumumda Verilen En Güzel Hediye...
Demek ki Şeytanlarında MELEĞİ olabiliyormuş...")


Anlayamadı annem beni,
Bu benim karakterimdi.
Ruhum "ait değildi bu aleme"

Bilemedi.
Ben hiç "KADIN" için o hale düşer miyim.
Senin "aşk dediğin sendin be Anne" Hal bu ki;
Hiç bilmezdi Kadıncağız;
Bende hiç Söylemedim;
Benim için tek "aşk" Annemdi..."
(şairşizofren __tankutalp)

Yarın devam edeceğiz.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.