1. YAZARLAR

  2. Turan Aydın

  3. Annesinin Dilini Koparan Oğul
Turan Aydın

Turan Aydın

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Annesinin Dilini Koparan Oğul

A+A-

Annesi ile birlikte yaşayan öksüz çocuk büyür, eli iş tutar, işsiz olmasına rağmen evin zaruri ihtiyaçlarını; Gıda, iaşe ve erzak vb. günlük olarak karşılar. Fakat annesi oğluna sormaz nerede çalıştın, ne iş yaptın da bu yiyecekleri getirdin demez, yıllar bu şekilde geçer, oğlu hırsızlık yaparak geçimlerini sağladığından, son işinde güvenlik güçlerince yakalanır. Hırsız olan oğul ne olur anneme götürün de hem haber vereyim hem de helallik alayım der. Eve getirirler, Annesine hitaben oğul der ki “Anneciğim görüyorsun yakalandım, şimdi darağacına gidiyorum, ne olur hakkını helal et der, dilini çıkarmasını söyler. Annesi dilini çıkarır, oğlu çeker dilini koparır, feryat, figan derken güvenlik güçleri niye böyle yaptın, insan annesinin dilini koparır mı? Evet koparmaz ama eğer o dil zamanında ikaz edip uyarsa idi hırsızlığa devam etmez şimdi de yakalanmazdım” der.

Kıssadan hisse alınması gerekir. Ne olursa olsun ne iş yaparsak yapalım, helal olmayan/haram işlerden uzak duracak, yapanlar karşısında ise ikaz edecek, gerekli uyarıyı yapacak, o melanetten caydıracak ve engelleyecek ebeveynlere, (Anne ve Babalara) yakın akrabalara ihtiyaç var. Ferdi olarak işlenen fiiller hırsızlık gasp, yankesicilik ve benzeri o kişinin yapmış olduğu bir fiil ve çaldığı yine başka birisinin hakkı olması nedeniyle verdiği zarar sınırlıdır.

Ya! Çağımızda ve günümüzde bu melanetlerin yapılması, yaptırılması işlenmesi, ülkemizde, şehrimizde cadde ve sokaklarda açılan bayileri aracılığı ile fiilen piyango var, toto, loto, ganyan vs. var. İletişim, bilgi ve teknolojisi internet siber suçlar da artı. şimdi ise İddaa, bahis ve piyango vb.gibi sanal kumarlarda oynanmaya başlandı. Nerdee ise bayi açmaya gerek kalmadan internet teknolojisini kullanarak sanal alanda bu tür haramlar işlenmektedir.

Politika ve yönetim sistemi haramların, kötülüklerin kurumsallaşmasının önünü açıyor, kanunileştiriyor, biz zannediyoruz ki bu olaylar kendiliğinden oluyor. Topluma, fertlere kötü örnek olmuş kurumlar eliyle  kötülükler, haramlar yaygınlaşmış ferdi yapılan fiilleri çoğalttığı, artırdığı  gibi fertlerin yaptığı haram ve yanlışlar kurum ve kuruluşların yaptığının yanında  devede kulak denebilecek cinsten madden ve manen az ve kıt kalmaktadır.

Yukarıda arz ettiğim melanetler milleti/toplumu oluşturan genç ve çocuk denecek yaşlara kadar indi, neslimizi tehdit etmekle kalmadı, geleceğimizi de karartmaktadır.

Kamu Yönetimi; genel ve yerel olmak üzere iki idare şeklinden oluşmakta, bu idareleri/kurum ve kuruluşları yönetecekleri bizler yani millet/halk seçiyor ya da tercih ediyor. Sonucunda yapılanlar, yapılamayanlar iyi, kötü, helal ve haram olarak bize dönüyor. Sonuçlarına da katlanıyor, tahammül ve sabır ediyoruz. 

Genel yönetim; merkezi idare/devlet kurum ve kuruluşları ile taşra teşkilatları, valilikler, kaymakamlıklar ve bağlı kuruluşlardan oluşur. Yerel idare / belediyeler ve bağlı kuruluşlarla ülkeler yönetilir, ülkemiz yönetiliyor.

Kamuda/devlette işlenen fiiller/haramlar arttı. Kamuda denetim yok, denetim olmayınca yanlışlıklar, usulsüzlükler, yolsuzluklar, ihaleye fesat karıştırmak, adam kayırma/torpil, iltimas, rüşvet vb. gibi say sayabileceğin kadar çeşit ve fazlalıkta, bunlar bilinenler ya bilinmeyenler? bilmediğimiz neler var neler?

Kamuyu elinde bulunduran iktidar, gücü de elde ettiğinden olacak sorgulanması ve denetlenmesini istememekte, kamu kurum ve kuruluşları denetlenemediği gibi Sivil Toplum Kuruluşu/Örgütü dediğimiz vakıf ve dernekler de denetlenmemektedir. Toplumsal olarak günümüzde büyük demeden, küçük demeden, az çok demeden yapılan fiiller/haramlar ne olacak? Nasıl ikaz edilecek? Nasıl düzelecek? Gidişat sürdürülebilir değil, Allah muhafaza millet olarak, devlet olarak çöküyor ve çürüyoruz.

Hadis-i şerif: “Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır.” Allah muhafaza etsin. Haksızlık karşısında susmamak, suskun kalmamak, dilsiz şeytan olmamak için; Sivil Toplum kuruluşları/Örgütleri dediğimiz vakıflar, dernekler, odalar ve meslek teşkilatlarını temsil eden yöneticiler, aydınlar, akademisyenler, gazeteci ve yazarlar uyaracak, ikaz edecek bu konularda kamuoyu oluşturacaklar. Milleti uyandıracak çalışmalar yapmaları gerekir. Hakkı ve adaleti tavsiye edecekler, bu yönde mücadelelerini her platformda/her alanda ve her yerde yürütmelidirler.

Selam ve dua ile Allah’a emanet olunuz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar