1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Araplar, İsrail ve Türkiye
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Araplar, İsrail ve Türkiye

A+A-

Tarafında olduğumuz Araplar sadece İsrail ile değil, Türkiye’ye karşı kim varsa hepsi ile kol kola, Türkiye karşıtı ittifaklar içinde. Etrafımız sarılıyor yine… Boş lafı bırakıp, şaşkınlığı üzerimizden atarak, gerçek ile yüzleşme ve yeni politikalar üretme zamanındayız. Bizim ilişkilerimiz bozulurken, onların arası düzeliyorsa bu işte bir iş vardır. O işi anlamak için de bakış açımızı değiştirmek, geliştirmek lazımdır.

*

Tek bir açıdan, tek bir gözle bakarak göreceğimiz sadece işimize gelenler olur, gerçekleri göremeyiz. Gerçekleri görmeden politika da üretemeyiz, uygulanan politikaları da anlayamayız.

*

Düşman kuzen ARAPLAR VE İSRAİL arasındaki tarihi çekişme OLMASA tüm DÜNYA HUZUR BULUR!

*

Ne dersiniz? Bir şey demeden önce son yıllarda yaşadığımız şokları, sırtımızdaki acıyı ve şaşkınlığı bir kenara bırakmalıyız. Bakış açısına göre değişen doğrular için kavga etmek yerine, gerçeği görmek için bakmayı öğrenmeliyiz. Kavga etmek yerine tartışma becerimizi geliştirmeliyiz. Dünya son üç yüz yıldan beri beyin gücü ile yönetiliyor. E yeter artık, biz de bilek gücü ile övünmeyi bırakmalı, beyin gücüne geçmeliyiz.

*

Bakış açısını değiştirebilirsek, “taraf olmayan bertaraf olur” sözünü fikir diye konuşanların, yani “ya benimsin ya toprağın” kafasında olanların bir milleti yönetemeyeceğini anlarız. Bu kafa ancak kabile yönetebilir. Kabileler de devlet kuramazlar. Oysa Türk milleti büyük bir millettir, hem de içinde çeşitli milletleri saygı ve sevgi bağları ile barındıracak kadar büyük bir millettir. Ve onca milletin düşmanlığı ile etrafı sarılmışken, bağımsız devletini kurabilmiş bir millettir.

*

Bakış açısını değiştirebilirsek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş ve kuruluş değerlerini de değerini de anlarız…

*

Bakış açısını değiştirebilirsek, bir ihtilafta veya bir kavgada taraf olmadan önce hakkı, hakikati anlamaya çalışmak gerektiğini, sebeplerini anlamadığımız sonuçlar üzerinden kavgaya dalmanın doğru olmayacağını anlarız.

*

Bakış açısını değiştirebilirsek, kavga bitince tuttuğumuz tarafın bizi karşıdaki düşman tarafına itebileceğini anlarız.

*

Bakış açısını değiştirebilirsek, bir tarafı tutmadan önce ihtilafa düşen taraflar arasındaki sorunu ve sebeplerini anlamaya çalışmanın daha doğru ve önemli olduğunu anlarız. Sonra haklı çıkmak için konuşmak yerine hakikati ortaya çıkarmak için konuşmak gerekir. Bunu başarabilenler adaleti ve barışı tesis etme onuruna yükselir. Peygamber efendimiz (SAV) taraf tuttuğu için mi El-Emin sıfatını kazanmıştı?

*

Sizce yandaşlık ile bir tarafa hizmet mi, yoksa adalet ile barışı tesis etme onuruna yükselişi haketmek mi?

*

Hoşumuza gitmese de etrafımız yeniden sarılmaktadır. Hem de en dost, en kardeş bildiklerimizin işbirliği ile… Türkiye şaşkınlığı üzerinden atıp, hemen ve çabucak ama aceleye getirmeden, duygusala bağlamadan, akılcı yeni politikalar üretmelidir… Şu an, seçmene oynama zamanı değildir. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.