1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Atatürk’ten İntikam Alan Batı-2
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Atatürk’ten İntikam Alan Batı-2

A+A-

Şimdi konumuzu çok dağıtmadan yapılmak istenenleri anlatalım. Neden sonuç ilişkisiyle devam edecek olursak, Kur-an, İslam’ın erken döneminde Müslümanları doğrudan etkilemiş, onların inanç dünyalarını şekillendirmiş, dünyaya bakış açılarını vahye uygun hale getirmiş olmasına rağmen daha sonra bu etki günden güne azalmış, Kur-an’ın yerini önce hadisler daha sonra da gelenek almıştır. Atatürk işte tam da anlattığım bu konuda yapılması gerekeni yapmış aslına uygun İslam’ı yaşamış yaşanmasını istemiştir. Hayatı boyunca bu konudaki bütün çabası da bu yönde olmuştur. Osmanlı zamanında gelenekler ve uydurma hadislerle din kavramı aslından uzaklaştırılmış, insanların biatçı bir yapıyla atalarının dinine geçişleri sağlanmıştır. Biraz açarsak, din tüccarları eliyle geleneğin kutsallaştırılması, din haline getirilmesi öncelikle onun doğru anlaşılmasını engellemiştir. Gelenek insanların neye, nasıl inanacağını, neye değer vereceğini, kısacası birey ve toplum olarak insanın geleceğini doğrudan belirlemeye başlamıştır. Kur-an geleneğin böyle bir nitelik kazanmasına ‘ataların dini’ adını vermekte ve şiddetle karşı çıkmaktadır.

***

Aşağıdaki ayetlerle sözlerimizi pekiştirelim. “Onlara, «Allah'ın indirdiğine ve Resûl'e gelin» denildiği vakit, «Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter» derler. Ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yol üzerinde bulunmuyor iseler de mi? Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.” (maide104-105) “Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğinde, “Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!” derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?”

***

Türkiye halkının inançlarındaki sorunların doğru tespit edilmesine, sağlıklı çözümler üretilmesine ihtiyaç vardır. Başbuğ bunu kendi zamanında doğru tespit etmiş ve elinden geleni yapmıştır. Lakin kendisinden sonra gelen bilinçli hainler tarafından mirası yaşatılmamış aksine din düşmanı gibi gösterilmiştir. Türkiye de Müslüman olmasına rağmen dini, Atatürk gibi anlamayan, laikliği, demokrasiyi, insan haklarını söylemlerini ana teması yapan insanlarımızın da, yine temelde din hakkında doğru bilgi sahibi olmamaktan kaynaklanan korkuları ve zihniyet sorunları vardır. Türkiye de zaman zaman yükselen laik, dindar gerilimi bu bilgi boşluğundan kaynaklanmaktadır. Oysa konuya Atatürk’ün gözünden bakabilse idik bu sorunları hiç yaşamadan belki şu an daha refah bir ülkede yaşıyor olacaktık. Atatürk’ü anlamadan bu zamana kadar gelen bu çarpık zihniyete sahip olan insanın, Müslüman, Hıristiyan, dinli, dinsiz, laik ya da laiklik karşıtı olması fazla bir şey değiştirmez. Bu sorunları aşabilmek için yeniden Başbuğ Atatürk’ün mirasına sahip çıkarak yeni devrimler gerçekleştirmeliyiz. Bilmeliyiz ki ne demokrasiden ne de İslam dininden vazgeçebiliriz.

Saygılarımla.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.