1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Atatürk’ün Kurduğu Cumhuriyet Bu Olamaz (1)
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Atatürk’ün Kurduğu Cumhuriyet Bu Olamaz (1)

A+A-

Cehalet sorgulamaz, yargılar. Cehalet öğrenmez, inanır. Cehalet okumaz, hatmeder. Cehalet hoş görmez, katleder. Cehalet ilkelidir, sosyalleşmez. Medeniyetse, kadın ve erkeğin birlikte yürüyebilmesidir. İşte cehaletin tek korkusu kadındır. Çünkü kadın öğrenirse, çocuklarına da öğretir. Bu yüzdendir ki cehalet sadece kadını hedef alır ve kadınla uğraşır. Bütün yobaz ve cahillerin inancında bütün yasaklar ve kurallar kadınlar içindir. Oysa indirilen dinde Cennet anaların ayağının altındadır.

Peki, neden böyle; bütün dinler de din adamı geçinen birçoğunun anlattıklarıyla alakasının olmaması. Yüce Allah bizi uyarıyor şu ayetiyle: “Ey iman edenler, hahamların ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yemekte ve Allah’ın yolundan alıkoymaktadır” (tevbe34). Bu ayet günümüz Müslüman din adamı geçinen şarlatanları için de geçerlidir. Zaten aksi düşünülemez. Çünkü Kur’an evrenseldir ve bu şarlatanların en büyük enstrümanı kadınlar ve çocuklardır. İşte bu yüzdendir ki Atatürk kadınlarımıza hitaben: “Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükseltilmeye layıksın” demiştir. Ağzından salyalar saçarak Atatürk’e hakaret eden sözüm ona kadın düşmanı sözde din adamları ile, ‘Cennet anaların ayağının altındadır’ hadisini kendisine düstur edinmiş kadın haklarını kendi sağlığında vermiş olan bir insanımı dinleyip örnek almalıyız siz karar verin...

***

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’te insan gibi yaşamakta olan ve her türlü hakkı elinde olan, işte evde eğlencede mahkemelerde resmi kurumlarda okullarda erkeklerle eşit olan ve bu eşitlikleri ve hakları Cumhuriyet tarafından korunan kadınların ‘Şeriat isteriz’ sloganı atmalarını anlayamamaktayım.

Kardeşim bacım sen her şeyden önce ‘Türk’sün.’ Türklüğün kader dinin seçimindir ve özgürce o dini seçip yaşayabilmeni Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e borçlusun… Atatürk’ten sonra Atatürk ilke ve inkılaplarından zarar gören dış güçler ve onların içerideki maşaları yüzünden Türkiye de maalesef dindar kesime bir saldırı olmuştur. Ama bunun sebebi Atatürk ve Cumhuriyet değil tam aksine Cumhuriyet ve Atatürk’ten intikam almak isteyen işgal devletleridir. Atatürk olmasaydı emellerine ulaşmış olacaklardı. Hilafetle yönetilen küçücük bir kara parçası belki Konya kadar bir devletçik olacaktık. Boğazlar, doğu maden yatakları, denizler, adalar hatta akarsularımız bile işgal devletlerine geçecekti. Kirletilecek ve canice öldürülecek kadınlarımızdan bahis etmiyorum bile. ‘Atatürk kitap yaktı’ diyen sahtekârlar. Sizin kim olduğunuzu biliyorum zamanla halkımız da öğrenecek. Şimdi bu sahtekârları kısaca bir anlatayım ya değilse konu anlaşılmayacak kanaatindeyim.

***

Şimdi bu yakılan kitapların birçoğu kendilerine Allah’ın ilham ettiğini ve yazdıklarının Allah sözü olduğunu söyleyenlerin kitaplarıdır. Bu sahtekârların etrafındaki şarlatanlar ise aslında işin aslının öyle olmadığını bilir; ama öyle imiş gibi davranırlar. Çünkü ortada çok büyük bir rant ve güç vardır. Kitapları Atatürk tarafından imha edilen (Allah razı olsun ondan) sahtekâr kesimi ise ‘havas, büyü, sihir, tılsım, ilmi ledün gibi’ dinimiz İslam’da da yasaklanmış hem sosyal hayata hem de kişinin ruh ve beden sağlığına zararlı işlerle uğraşanların kitaplarıdır. Bu konu günümüzde de baya revaçtadır. Ne gariptir bu konuyla ilgili bir sürü kişi Maliye Bakanlığı’na bağlı vergi mükellefi esnaftır. Yani devlet günümüzde ‘yapılan sihirden tılsımdan’ vergi almaktadır. Ağlanacak halimize gülüyorum maalesef.  Atatürk’ümün kurduğu Cumhuriyet ne halde…  Yarın devam edeceğim.

  

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.