1. YAZARLAR

  2. Hayriye Eroglu

  3. Ayrılığın Çocuklar Üzerine Etkisi
Hayriye Eroglu

Hayriye Eroglu

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ayrılığın Çocuklar Üzerine Etkisi

A+A-

Boşanma nedeni olarak en sık görülen şiddetli geçimsizlikler ve anlaşmazlıklar sonucu, eşler boşanmayı bir kurtuluş olarak görmektedirler; ancak eşler arasında boşanma ne kadar kaçınılmaz olursa olsun, her boşanmanın ardından gelen bir bunalım dönemi olmaktadır. Çünkü sadece bir eş değil, aynı zamanda alışılagelmiş bir hayat düzeni ve bir kimlik kaybetme sorunu vardır. Ayrılan eşler çoğunlukla başarısızlığa uğramış, yenik düşmüş, umutları kırılmış, ilgi ve beklentileri azalmış bireyler olarak kendilerini boşlukta bulurlar. Bu bunalım süreci içinde, çoğu eş gelecekten ve yalnız kalmaktan korkar, ne olacağını bilememekten kaygı duyar. Kendisine, “Ben kimim?” sorusunu sorarak kişisel, sosyal, mesleki ve cinsel alanlarda kendini tekrar tanımlama gereğini duyar. Bunun için, eski alışkanlıkları ve tecrübesiyle şimdiki rollerini bütünleştirerek yeni bir kimlik elde etme savaşma girer.

Ülkemizde boşanmadan daha çok etkilenen ve zarar gören, çoğunlukla kadınlar olmaktadır. Üstelik, belirli bir işi, mesleği ve geliri yoksa, baba evine geri dönüşü hiç de kolay olmamaktadır.

***

Boşanmanın çocuğu etkilemesi kaçınılmazdır. Ancak, boşanmanın çocuğu az ya da çok etkilemesi büyük ölçüde çocuğun yaşına, cinsiyetine, kişisel özelliklerine ve en çok da anne ile babanın karşılıklı tutum ve anlayışlarına bağlıdır. Bu ayrılıktan en çok da küçük çocukların etkilendiği bir gerçektir. Evliliğin ilk yıllarında boşanmanın daha sıklıkla görülmesi, çocukların küçük yaştan itibaren anne ve babadan ayrı olarak büyümelerine neden olmaktadır. Oysa, çocuk sıcak bir aile ortamı içinde anne ve babasıyla beraber, sevgi ve güven içinde büyümesi gerekirken, ailenin parçalanması çocuğa bu fırsatı vermemektedir.

Birçok boşanmalarda çocuk aktif ya da pasif olarak bu olayın içinde yer almaktadır. Kimi ebeveynler çocuğu kendine çekebilmek ve kazanmak amacıyla sürekli karşı tarafı suçlayarak, kendini haklı çıkaracak tutumlar yaratmaya çalışırlar.

Çocuğu arada hakem yapma, mahkemede tanıklık ve karar vermede yan tutmaya zorlama gibi tutumlar sıklıkla görülen sakıncalı olan tutumlardır. Kimi anneler de çocuğu babaya göstermeyerek, onu cezalandırarak öç almaya çalışırlar. Aslında, bu durumda cezalandırılan eski eşten daha çok çocuk olmaktadır. Fakat, bazı babalar da çocuğu hiç arayıp sormayarak, annesiyle beraber sanki onu da yitirmiş gibidirler. Bu durum, çocuk için ayrı bir sorun kaynağıdır. Kimi babalar da vardır ki, çocuk yanına geldiği zaman kendi maddi gücüne dayanarak onu dediğini yapmakta, gezdirip eğlendirmekte ve büyük hediyeler alarak şımartmaktadır. Bu da sağlıksız olan bir yaklaşım tarzıdır.

Kimi çocuklar ayrılıktan kendilerini sorumlu tutarlar. Yaptığı yaramazlıklar sonucu anne ile babasının arasının açtığını düşünerek kendilerini suçlu görürler. Zaten boşanma dönemlerinde, çoğunlukla anne babalar çocuklarının isteklerine karşı duyarlı değildirler. Onların normal davranışlarını bile hoşgörüyle karşılayamazlar ve çocuksu yaramazlıklarına katlanamazlar. Bu gibi durumlar da çocuğun kendini suçlu görmesine yeterli neden olabilmektedir.

***

Kimi çocuklar da boşanmayı ayıp ve utanılacak bir durum olarak değerlendirirler. Özellikle, boşanmadan kendini sorumlu tutan kimi çocuklarda bu durum daha belirgindir. Bu çocuklar okulda bazen öğretmen ve arkadaşlarına karşı anneyle babalarının boşanmalarını gizleme gereğini duyarlar. “Baban ne iş yapıyor?” gibi sorular sorulan çocukta gizliden gizliye bir utanç duygusu oluşmaktadır. Öyle ki, gerçekleri inkar ederek ve saklayarak, sanki anne ve babayla beraber ya­şıyormuş gibi davranmaktadır. Hatta, hiç görmediği babasının kendisini çok sevdiğini ve hediyeler aldığını söylemekte ya da babayı çok uzaklarda çalışıyormuş gibi göstererek boşanmayı kabul etmeme yoluna gitmektedirler.

Birçok çocukta boşanmanın ardından gelen okul başarısızlıkları görülebilmektedir. Okul başarısızlığının yanı sıra konuşması, soru sorması ve oyunda azalma, oynamada dalgınlık, kendini aşağı ve değersiz görme, aşın hassasiyet, hırçınlık ve saldırganlık gibi belirtiler sıklıkla görülebilmektedir. Bu belirtilerin azalması veya ortadan kalkmasında anne babanın karşılıklı tutumları ve ortam çok önemlidir. Ayrılan eşler şunu bilmelidirler ki, boşanma, birbirlerine iyi birer eş olamayan kişilerin iyi birer anne baba olamayacakları anlamına gelmez.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.