1. YAZARLAR

  2. Mustafa Güden

  3. Ayrılık Tohumu Eken Casuslar-1
Mustafa Güden

Mustafa Güden

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ayrılık Tohumu Eken Casuslar-1

A+A-

Osmanlı Devleti’nin cihan hâkimiyeti kurmasından rahatsız olan İngiliz ve Almanlar casuslarını İslam topraklarına din adamı, subay veya esnaf olarak sokmayı başarabilmişlerdi. 1900'lü yılların henüz başlarında turist olarak Anadolu’ya gelen kızıl saçlı bir bayan Hakkari, Hatay, Şanlıurfa'yı; Halep, Kerkük, Musul ve Şam'ı en ince ayrıntısına kadar fotoğraflarken belki de o güne kadar hazırlanmış en kapsamlı raporu İngiltere'ye sunuyordu. Bu kızıl saçlı kadın ‘Çöl Kraliçesi’ namıyla anılan Gertrude Bell'di. Güya, aşık olduğu Arap şeyhi kendisini aldatmış, o da intikam peşindeydi. “Bölge insanının din, dil, gelenek görenek ayrılıklarından yeme-içme kültürleri arasındaki farklılıklara kadar her şey fırsata çevrilip, ‘Kürt sorununun temelleri’ atılabilirdi!” Çöl kraliçesinin bu tespiti hemen uygulamaya konuldu! Thomas Edward Lawrence'de bu kadının manevi oğluydu. İkisi de Arapça, Kürtçe ve Farsça'yı ana dilleri kıvamında, tüm lehçe ve şiveleriyle konuşabiliyordu. Önce İngiliz subayı olan Lawrence'in casusluk yetenekleri keşfedilince Arap yarımadasına gönderilmiş, 'Arabistanlı Lawrence' lakabını almıştı. Sabır ve itinayla çalışıp Arap milliyetçiliğini oluşturdu, Bölge Valisi Şerif Hüseyin’i Osmanlıya karşı kışkırtmayı başardı. İkili, meşhur Arap ayaklanmasını tertip ederek tarihin akışında önemli rol oynadı.1916 yılındaki ayaklanma tam iki yıl sürdü ve İngiliz kontrolünde; Suriye, Irak, Ürdün, Lübnan, Kuveyt ve Arabistan’ı da içine alacak olan Arap devleti ortaya çıktı.

***

Arap Yarımadası ve Afrika kıtası petrol başta olmak üzere altın ve elmas madenleriyle, kahve ağaçlarıyla dünyanın enerji ve yaşam kaynağıydı. Buralara sahip olmadan büyümek bir yana, yaşamak bile Avrupa için mümkün değildi. Çünkü sahip oldukları öz kaynaklar son derece yetersizdi. Bu sebeple Osmanlı yıkılmalı, yıkılmasa da kaynakların bulunduğu yerlerden çekilmeliydi. O günlerde İngiltere’de kurulan Sömürgeler Bakanlığı, aslında insanlığın ‘utanç nişanıdır’ ve bugün bile görev yapmaktadır!

**

Bell ve Lawrence ile aynı dönemlerde, ‘Şeyh Abdullah’ adıyla John Philby de bölgede benzer çalışmalar yürüttü. Arapça’ya hakimiyeti kadar yüksek Kur’an-ı Kerim ve tefsir bilgisi de vardı. Şerif Hüseyin’in en büyük destekçisi oldu, sözde bağımsız bir Arabistan kurulması için aklına girmeyi başardı. Nam-ı diğer Şeyh Abdullah, yani John Philby önemli tarihi eserlerin kaçırılmasını da, sağlıyordu.

**

21 Temmuz 1905’de Yıldız Camii yakınlarında Sultan İkinci Abdülhamid Han’a bombalı saldırı yapılmış, olayda 26 kişi hayatını kaybederken, 58 kişi de yaralanmış, hadise ile ilgili 15 kişi tutuklanmıştı. Belçikalı ajan Edward Jorris de tutuklular arasında iki yıl kaldıktan sonra etkilendiği Abdülhamid’in hizmetine girerek memleketine dönmüştü. Aynı yıllarda Sultan, İslam âlimi Reşid Efendi’nin methini duyup huzuruna davet etmişti. Her geçen gün Reşid Efendi’ye muhabbeti artan Sultan bir sohbet sırasında boynuna sarılarak, faytoncusundan aşçısına, bahçıvanından seyisine kadar yanında birçok casus bulunduğundan dert yanmıştı. Gelin görün ki, Reşid Efendi aslında İngiltere adına casusluk yapan Macar asıllı Arminius Vambery’di ve zekâsına dünyanın hayran olduğu Abdülhamid bunu anlayamamış, gerçek yıllar sonra ajanın hatıratını yazmasıyla ortaya çıkıyordu.

Yarın devam edeceğiz…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.