1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Bakan ve Danışman
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bakan ve Danışman

A+A-

“Sorun kral değildir, sorun kraldan daha kralcı olan yancı ve yandaşlardır”… Saltanat yönetiminin geçerli olduğu dönemlerde, ezilen halk bunu çok iyi bilirdi. Eğer, kral veya makam sahipleri etrafını saran yandaşların sözleri ile gerçekler arasındaki farkı fark edemezse sorun daha da büyüyecektir.

*

Gerektiğinde eleştirme ve gerçekleri söyleme cesaretine sahip olanlar yandaşlık yapmaz ama yandaşlıktan geçinen kifayetsiz muhterisler, işlerine gelmeyen gerçekleri söyleyemez. Yandaşlıktan geçinen kifayetsiz muhterisler eleştirene saldırarak çıkarmaya çalıştığı kavgayı kazanmaya çalışır, bu tipler için hakikati ortaya çıkarmak değil, haklı görünmek ve yandaşlık ettiği tarafa yaranmak daha önemlidir. Bu tiplerin yönetim kadrolarına sızma oranı ile toplam nüfusa oranı önemlidir. Ne kadar çoklarsa sorun da o kadar büyüyecektir.

*

Ekonomi Bakanlığı, ekonomide yaşanan sorunları aşmak ve daha iyi bir ekonomi yönetimi sağlamak için olsa gerek ABD’li McKinsey ve Ortakları adlı bir şirketi danışman olarak atadı. Bu atamaya karşı yapılan eleştiriler üzerine, Sayın Bakan “Eleştirenler cahil değilse, haindir” dedi. Yandaşlar hep bir ağızdan atama kararını savundu… Birilerine cahil, birilerine hain damgası vurmayı da ihmal etmedi.

*

Sayın Cumhurbaşkanı, atamış olduğu bakanının danışman atama kararını küt diye iptal etti… Yandaşlar hep bir ağızdan iptal kararını savunuyor şimdi. Ortada kalacak değiller ya, eleştirene “cahil değilse haindir” diyen yandaşlar, şimdi de iptal eden kararı savunuyorlar iyi mi? Keşke, ‘her eleştirenin muhalif olmadığını, her muhalif olanın da düşman olmadığını’ bilselerdi.

*

Görülen o ki; bazı kelimelerin yanlış ve yersiz kullanımı düşünce kodlarımızı bozuyor. Bozuk düşünce karaktere yansıyor. Kelimeler, ağızdan çıkan sesler olsa da anlamları, düşünce sistemine hitap ediyor. Bu yüzden ‘kelimeler ve anlamlar’ üzerinde daha ciddi ve bilimsel durmak, kullanılan dile önem vermek gerekiyor.

*

Bunları merak eden araştırsın, bu konuda benim cevap aradığım soru şu idi; 2001 krizinden sonra hükümetin göreve çağırdığı Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş’i eleştirenlerin, 2018 krizinden sonra ABD’li McKinsey ve Ortakları şirketini ekonomimize danışman olarak atamasını nasıl savunacaklar? Yaşanan son kriz veya manipülasyonda, bankacılık sistemimizin bu kadar sağlam durmasında, eleştirdikleri Kemal Derviş kanunlarının etkilerini konuşabilecekler mi?

*

Cevap alamadık… Yeni sorum şu, bu konuşanlar içine düştükleri çifte standartlılığı nasıl açıklayacaklar? İnsanlık ile mi Müslümanlık ile mi? Bazı temel kelimeleri bile yanlış ve yersiz kullananlar, insan olmayanın İslam’ı anlayamadığını, insan olmadan müslüman da olunamadığını anlamış olabilir mi? Ne dersiniz?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.