Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bananecilik (1)

A+A-

‘Çıkar maskeni ruhunu yüzüne giy de seni görelim değişik.’

Geçtiğimiz günlerde yaşları on beş ile yirmi arası olduğunu tahmin ettiğim iki kız çocuğu işletmekte olduğum işyerine sığındı. Arkalarından birkaç kişinin kendilerini takip ettiklerini söyleyerek. Hallerinden ve nefes alışlarının hızlılığından epeyce korktuklarını anlayabiliyordum. Sözü çok uzatmayalım çocukları biraz sakinleştirip konuşturduktan sonra ‘tekel bayii’ aramak için Mevlana’nın civarında olan evlerinden benim bulunduğum Küçük Kum köprü caddesine kadar yürüdüklerini ve caddenin başında bana sığınan kız çocuklarının kendi yaşlarından oldukça büyük iki serserinin peşlerine takılıp taciz ettiklerini anlattılar. Günümüz Türkiye’sinde ne var bunda diyebilirsiniz belki. Zaten anlatmak istediğim de tam da bu. ‘ ne var bunda? ’ ve ‘bana ne’ ‘ BANANECİLİK’

***

Yukarıda anlattığım mevzuyu biraz genelleştirerek devam edelim anlatımımıza. Kendimi bildim bilesi hür iradeye inanırım. Lakin 15-20’li yaşlarda henüz çocuk diyebileceğimiz bireylerin gecenin bir yarısı zıkkımlanmak için tekel bayii aramaya çıkması ne kadar doğru ve hür irade bunun neresinde. Yazıyı okuyanlara soruyorum mevzu bahis çocuklar sizin olsa ne yapardınız. Veya ben ne yapardım. Çok basit alınabilecek tedbirlerin hepsini alır gözümün önünden hiç ayırmazdım. Muhtemelen bu yazıyı okuyan siz değerli okurlarında genelinin tavrı bu olurdu.

Şimdi gelelim yazımızın ana temasına. Bugünlerde uyuşturucu operasyonları ülkemizin tüm illerinde güvenlik güçlerimiz tarafından layığı ile yürütülmekte.  Zaman zaman haberlerde çok da dikkat etmeden gözlemlemekteyiz. İnsanın olduğu her yerde noksanlığın ve hataların olabileceği gibi bu konuda da eksiklikler ve kasıtlı olup olmadığını anlayamadığımız hatalar var. Ülkemizde uyuşturucu madde denince akla sadece esrar ve eroin gelir. Lakin bu maddeler genelin bildiği uzak durduğu çok az bir kesim tarafından kullanılan veya ulaşılabilen maddeler ve güvenlik güçlerinin çoğunlukla takip ettiği ve yakaladığı maddeler.  Yalnız bu iki madde buz dağının su üstünde kalan ve görünen kısmı. Yukarıda anlattığım mevzudan sonra iş yerime gelen giden gençlerle bu mevzuları konuşup anlamaya çalıştım. Tabiri caizse ‘ajanlık’ çünkü bu konularda oldukça gözlerim kapalı kulaklarım sağır ve bilgisizdim. Şehirde birçok farklı uyuşturucu maddenin bulunduğu, satıldığı ve kullananların yaş ortalamasının on beş-yirmili yaşlar olduğunu maalesef üzülerek öğrendim. Sohbet ettiğim gençlerin neredeyse tamamına yakını en az bir tanesini denemişti bu maddelerin.  Görseniz hiç aklınıza gelmeyecek bu asla yapmaz diyeceğiniz eli yüzü düzgün çocuklar. Yani sevgili okur benim çocuğum yapmaz kullanmaz deme bu tarz konularda BANANECİLİK yapma. Oku araştır bilgilen ve çocuğuna sahip çık.

***

Şimdi gelelim neden kişiler bu tarz maddeler kullanıyor ve müptelası oluyor. Bu yazıyı yazabilmek için bir sürü tıbbı ve kriminal dosya okudum. Şimdi bunları burada yazarsak olay çok dağılacak ve yazı amacından uzaklaşacak. Uyuşturucu maddelerin hepsinin ortak etkisi insan beynine ‘dopamine’ salgılatmasıdır. Yani mutluluk hormonlarından bir tanesi. Bu madde beyinde çok fazla üretildiğinde beyni yok edip kullanan kişileri zombileştiriyor. Kişiler ne yaptıklarını söylediklerini yediklerini bilmez hale geliyorlar. Bu maddelerin etkisi halindeyken kameraya çekilip daha sonrasında kayıt edilen görüntüler izletilerek kendi  hallerini gören kişilerin yüzde 30’u hiçbir tedavi görmeksizin kullandığı maddeyi bırakmıştır istatistiklere göre. Kişilerin genç yaşlarda bu maddelerin etkisi altına girmelerinin en büyük sebebi ise  ‘MUTSUZLUK’ …

Yarın devam edeceğiz.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum