1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Başbakan Nasıl Olmalı?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Başbakan Nasıl Olmalı?

A+A-

Lise ve üniversite yıllarımız merhum Özal döneminde geçti. Türkiye’deki gelişimi gördükçe bir başbakanın ekonomiden anlaması gerektiğini savunan tartışmalara şahit olduk hatta mühendislik bilgisi üzerine ekonomi daha etkiliydi ülke yönetimi için.
*
Daha sonra bir ara hukukçu bir başbakanımız oldu merhum Yıldırım Akbulut ama uzun sürmedi. Onun yerine maliye ve ekonomi eğitim almış bir işadamı olan Mesut Yılmaz geldi başbakan olarak, bu dönemde başbakan olmak için ekonomi bilmemin bir faydasını gördüğümüz söylenemez hatta nerede yediği belli olmayan yumruğun Türk Milletine mi yoksa, ülkede gündem kapandıktan sonra makamına ancak gelebilen şahsiyetine mi atılmış olduğu hala bir muammadır.
*
Ardından, ülkenin ilk kadın başbakanı ve üstelik ekonomi profesörü Tansu Çiller dönemi ise ülke yönetiminde ekonomi bilgisinin nasıl kullanılması gerektiği tartışmaları ile geçti, zira kendileri liberal bir ekonomide piyasaya müdahale ederek 1994 krizinin fitilini ateşleyen ekonomi profesörü olarak fıkralara konu olmuştu. Ardından Avrupa Birliğinin entrikalarını göremedikleri için üyelik olmadan, gümrük birliğine girerek Türkiye’yi ciddi bir yükün altına alan ilginç bir anlaşmayı imzaladı ki, bu anlaşmanın zararın düne kadar birkaç yüz milyar doları bulduğu konuşuluyordu.
*
Türkiye’nin yaşadığı bu krizler ardından kurulan ilk koalisyon hükümetinin başbakanı mühendis ve akademisyen merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan. Yıllarını Milli Görüş davasına adamış, hem Milliyetçi hem de Müslüman olarak bir döneme damgasını vuran başbakan olarak gönüllerimizde yerini aldı… Hortumlamanın sistemin bir parçası olduğu ekonomide denk bütçe uygulamasıyla kestiği bazı hortumların ucundan gelen gazaba dayanamadı ve çekilmek zorunda kaldı.
*
İstikrarı bozulan Türkiye’de koalisyonun devam ettiği Ecevit hükümetinde ise başbakan nasıl olmalı diye bir tartışma yoktu, çünkü sağlıklı olsun yeter durumuna düşmüştük. Bir bakanı ile Cumhurbaşkanının gizli bir toplantıdaki tartışması bile ülkeyi krize sokacak, ekonomiyi batıracak kadar kötü bir yönetime şahit olduk. Neyse ki okyanus ötesinde kendini dünyaya ispat etmiş bir bürokratın özel rica ile gelip ekonomiye olmazsa olmaz kanunları ve düzenlemeleri yerleştirmesi ile batan geminin su yüzüne çıkarılması başlamış oldu.
*
Bu süreçte ne hortumculardan ne de ayrılıkçı terörden rahatsız olan ki, rahatsız olsalar pekala temizleyecek güçleri vardı, vardı diyorum çünkü beğenmedikleri hükümeti düşürecek, beğenmedikleri siyasetçiyi hapse atacak kadar güç sahibi olan bu elitist devlet yönetim kadroları, asker dahil, yaptıkları adaletsizlerden habersiz, milletin kendinden birini başa getirme ihtiyacının ulaştığı seviyeyi göremediler ve belediye başkanı bile olmasına tahammül edemedikleri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakan oluvermesini sağladılar. Bildikleri bodoslama yönetmeler de işe yaramadığı için R.T. Erdoğan’ın en uzun süre başbakanlık yapan siyasetçi oldu. Bazen kemiği de kıran yara tedavileri, reform adı altında ülkenin parçalanma riskine sürüklenmesi gibi ciddi adımlar başbakanın nasıl bir eğitim almış olması gerektiği tartışmalarını hepten bitirdi.
*
Geldiğimiz noktada akademisyen olan hemşerimiz, henüz milletvekili bile değilken özel rica ile okyanus ötesinden gelip Dışişleri Bakanı olarak hükümete katılmış olan Prof Dr Ahmet Davutoğlu, yeni başbakanımız olarak ne yapabilir hep birlikte göreceğiz ama onun başarısı için Konya üzerine düşeni yapacaktır. Çünkü ülkeyi yönetenlerin başarılı olması bizim başarımız, ülkemizin başarısı demektir… Allah yolunu açık etsin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.