1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Başkan mı? Cumhurbaşkanı mı?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Başkan mı? Cumhurbaşkanı mı?

A+A-

Adaylar belli oldukça, taraflar da ayrışmaya başlıyor. Dahili oyunculardan çok harici, global oyun kurucuların etkili olduğu bir sürecin sonuna yaklaşıyoruz.
*
Türkiye son 10 yılda çok sert virajlara girdi. Toplumsal gerginliğin de artmasına sebep olan bu rallivari sürüşün etkisi ile arabanın hala yalpalamaya devam ettiği bu süreçte yeni bir viraj daha görünüyor ufukta, Cumhurbaşkanlığı seçimi. Oldukça sert bir viraj olacak hem de çünkü ilk defa böyle bir seçime giriyor Türkiye. Öncekilerden farklı olarak Cumhurbaşkanını halk seçecek. Peki halk buna hazır mı? Seçimden çok satranç oyununa benzeyecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde seçmen adayını seçerken hangi kriterleri dikkate alacak?
*
Muhalefetin stratejik düşünerek bir çatı aday çıkarması, siyasetimizde alışık olmadığımız bir işbirliğini görmemizi sağlasa da Başbakan Erdoğan’a karşı en büyük muhalifmiş gibi gösteren bazı siyasilerin Ekmeleddin İhsanoğlu’nun İslami görüntüsüne verdiği tepkiden dolayı seçmen nezdinde kafa karışıklığını ortaya çıkarıyor. İslam sevgi, barış ve huzur dini olarak gelmiş olmasında rağmen, İslam’ı korkulacak bir din halinde yaşayan ve gösteren siyasilerin de bu seçimde cevabını alması ek bir kazanç olur umarım.
*
Biraz geçmişe gidince, “Bugünden sonra gavura gavur denmeyecektir” şeklinde ferman çıkaran Osmanlı’nın parçalanma sürecini bilen siyasilerimiz acaba “Bugünden sonra teröriste terörist denmeyecektir” kanununun çıkarılmasını nasıl açıklayacak?
*
24 Nisan 2014 tarihli yazımızda şöyle demişiz; “…Sayın Erdoğan’ın, istemesi halinde C. Başkanlığını şimdiden tebrik etsek yanılmış olmayız diyesim var. Belediye başkanlığı yapmasına bile tahammül edemeyenlerin, halkımızın mazlum yanında olma refleksini idrak edemeyen yöneticilerin ve siyasilerin zulmü sonucunda kimsenin beklemediği, çoğunun hala hazmedemediği bir şekilde artık Çankaya’nın en güçlü adayı Recep Tayyip Erdoğan”…
*
12 Aralık 2013 tarihli yazımızda ise şunlara değinmişiz; “… … Milletvekili seçildiğinde bile uygulanmayan tahliyesinin … … Anayasa Mahkemesi’ne yapılan şahsi bir itiraz ile uygulanabilir hale gelmesini nasıl yorumlamak gerekir? Adalet sistemimiz mi gelişti yoksa demokrasi anlayışımız mı? Aynı çarktan Başbakan geçmedi mi? Vicdanlarda hala izi duran İstanbul Belediye Başkanı’nı hapse attırmak “birilerinin istemediği adamı” Türkiye Cumhuriyeti’ne Başbakan yaptı, yolculukta Cumhurbaşkanlığı da görünüyor. Buradan, kâmil olmayan, bize layık olmayan insanların bizi yönetmiş olduğu sonucunu çıkarmak mümkün. Peki, kâmil olduklarını iddia eden şimdiki yöneticilerimizden öncekilerin yaptıkları hataları tekrar etmemelerini bekleme hakkımız yok mu?”…
*
Evet… Bir yanda Türkiye’nin bütünlüğü, diğer yanda yüce İslam dinin siyaset üstünde tutulması… Bunları hangi aday başarabilir? Bir adaydan bu kadar büyük görevi başarmasını beklemek yerine, seçmenin düşünce altyapısını tekrar gözden geçirip, sağduyu ve vicdan ile beslenmiş bir karar beklemekten başka ne yapabiliriz?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.