Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bayrak ve Cuma

A+A-

Geçen hafta Perşembe günü kaldığımız yerden… 28 Kasım 1919 sabahı, kalesinde kendi bayrağı yerine Fransız bayrağını gören Maraşlı için en kara sabahtır. Milletin istiklaline son verilmesi anlamına gelen bayrağımızın indirilmesi karşısında Maraşlılar sessiz kalmazlar. 

*

Kalenin yakınında oturanlardan Avukat Mehmet Ali Bey, olayı görür görmez; hemen “13 asırdan beri Allah’ın dinine hizmet eden Türkün al sancağı yerine Fransız bandırası çekildi. Al sancağımızı tekrar yerine koyalım. Tekrar kemal-i muhabbetle yerlerimize dönelim. Korkma, korkma seni buradaki birkaç Fransız kuvveti kıramaz. Sen mütevekkilen Allah'a mevcudiyetini gösterecek olursan, değil buradaki Fransız kuvveti bütün Fransız milleti seni kıramaz, emin ol" şeklinde bir bildiri hazırladı. Maraş'ın camilerine yayılan bu bildiriyi alan halk Ulucami'de toplanmaya başladı.

*

Ulu Cami imamı Rıdvan Hoca'nın "Hürriyeti olmayan bir milletin, kalesinde kendi bayrağı dalgalanmayan bir milletin Cuma Namazı kılması caiz değildir" sözlerini içeren Cuma hutbesi üzerine cemaat minberdeki sancağı alarak dışarı çıktı. Bu sancağın altında toplanan Maraşlılar "bayrak kavgası, vatan kavgası aslında din kavgasıdır" sözleri ile kaleye doğru sel gibi aktı.

*

Kalede bulunan Fransız askeri, silahlı bir çatışmayı göze alamadı… Tekbir ve tevhit sesleriyle kaleye ilk ulaşanlardan Zalhocaoğlu Osman, bir kenara atılmış olan Türk Bayrağı'nı hürmetle öpüp başına koyduktan sonra tekbir sesleri arasında yerine astı. Bazılarının beraberinde getirdikleri bayraklara gerek kalmamıştı. Cuma namazı toplu olarak bayrağın gölgesinde eda edildi. Birkaç el silah atılarak şanlı Türk Bayrağı selamlandı. Kin ve nefretten ağlamayı unutmuş olan gözlerden sevinç gözyaşları akıyordu. Mahalle evlerinin pencerelerinden bu muhteşem olayı izleyen Türk kadınları ve çocukları da gözyaşları ile bu sevince katıldılar.

*

Her insanda olabilen, sevinç için gözyaşı dökme veya ağlanacak şeye gülme özelliği Türk milletinde çok daha anlamlı tecelli eder. Türk’ün türkülerine yansıyan bu özellik ile Türk milleti ağıt yakarak söylediği türkünün ritminde göbek atabilir. Bu sebeple Türk milletini hiçbir üzüntü yere çöktüremez ve umutsuzluğa itemez. Müslümanlaşırken farkına varmadan Araplaşanların, arabeskleşenlerin anlayamayacağı bir meziyettir bu özellik. Anlaşılması, araştırılması ve üzerinde durulması gereken bir meziyettir.

*

Bütünleşerek, Türk’ün Kurtuluş Savaşı olacak olan bu irade, bu ruh, bu azim ve kararlılık karşısında şaşırıp kalan Ermeni ve Fransızların dirençleri taa o zamandan kırılmıştı…  Yarın -28 Kasım- devam edelim inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.