1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Bayramda Ne Konuşacağız?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bayramda Ne Konuşacağız?

A+A-
Şimdiden yazalım, her yıl iki dini bayram tekrar ediyor, ben de bu önerimi tekrar etmek istiyorum izninizle. Evet, her yıl iki dini bayram yaşıyoruz da amacına uygun mu yaşıyoruz? Yoksa görüntüyü mü kurtarıyoruz sadece?  Kafamdaki esas soru şudur; Bayramlar neye yarar? Şeker ve et ikram edilen ziyaretlerde havadan sudan muhabbet etmeye mi?
*
İslam ümmetini konuşmadan önce dünyaya bir göz atalım, Müslüman olmadıkları halde, Japonlar yılda bir kere, akrabalar arasından bir büyüğün evinde toplanıyorlarmış. Yapılan son toplantıdan bu yana kim kimden haksızlık gördüyse, kim kimin hakkında gıybet edip, dedikodu çıkardıysa ortaya döküp, itiraf ediyorlar ve bir tür helallik istiyorlarmış. Herkes karnındaki kurtları büyütmeden ortaya döküyor ki, kurtlar büyüyüp bireyleri ve toplumu kemirip, bitirmesin…
*
Biz, Müslümanlar olarak, iki dini bayrama rağmen Japonlar gibi bir gelenek oluşturamamışız. Niçin acaba? Her gün beş vakit secde etmesi gereken Müslüman kendisine haksızlık ettiği, arkasından dedikodusunu yaptığı, iyi niyetinden menfaat sağladığı, kıskançlık duygularını üzerinde tatmin ettiği kişiden, ilgili akrabalar önünde yaptığı hatayı itiraf edip, af dileyecek kadar medeni olamadığımızdan, birey olamadığımızdan olabilir mi? Kalabalık içinde yapamıyorsan, bari git bayramlaşma vesilesi ile onun evinde yap bu işi. Helalleşmek için hacca gitmeyi ve cenaze namazını bekleme. Ama unutmayınız, kalabalıkta yapılan efeliğin, tenhada özrü olmaz demiş atalarımız.
*
Mücrimler, iftiracılar için bu tevazu büyüklüğünü göstermek kolay değil elbette. Haksızlığa uğrayanlar, haksızlığa uğradığını düşünenler, affedebiliyorsa affettiğini söylesin, affedemiyorsa da onu söylesin. Uğradığı haksızlıktan, dedikodudan, içine düştüğü tezgahtan kaynaklanan manevi veya maddi zararın giderilmesi konusunda, itibarının iadesi konusunda talebini akraba toplantısında, herkesin önünde ifade etsin. Arkadan konuşmalar son bulsun! Haksızlık edene, dedikodu çıkarana, gıybet edene, fırsatçılık yapana, hainlik edene, kıskançlığını kontrol edemeyene “barış ve huzur tesis etmek amacıyla” hesap sorulsun. Belki de olay bir haksızlık değil, bir iftira değil sadece küçük bir hatadır, bir yanlış anlamadır, vesvesedir. Gülünüp geçilsin.
*
Gerçekler ortaya çıkıp, adalet yerini bulunca, insanların huzuru artar, huzur ortamında “küslükten” bahsetmek bile boştur. Herkes gönül hoşluğu içinde bayramını yaşar ve hayatına kalbi dingin, zihni dingin olarak devam eder. İşine, amacına yoğunlaşır, başarısı artar, daha verimli çalışır, toplum gelişir, millet gelişir, ümmet gelişir…
*
Eğer bu önerimi beğendiyseniz, bayramlaşmayı görüntüden çıkarıp öze hizmet edecek şekilde yaşamak üzere, şimdiden kimler kimin evinde toplanacak konuşmaya başlayın. Kırmak için intikam almak için değil, dostlar, akrabalar arasındaki şeytan tohumlarını kurutmak için konuşun. Konuşun ki bayramda işe yarar şeyler konuşulsun. İnşallah.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum