Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Beka Sorunu Mu?

A+A-

Yaşanan kumpasların ardından ordumuza ve devletimize sızanların melun darbe girişiminden sonra Sayın Devlet Bahçeli’nin Türkiye’nin beka sorununa dikkat çekerek AK Partinin yanında yer alma kararını iyi okumamız gerekiyor. Ters görünebilir ancak stratejik bir temeli olan bu kararı anlayanlar ile fazla konuşmaya gerek yok. Anlamayanlar ile de konuşacak az şey var. Asıl konuşmamız gerekenler demokrasiyi anlamayanlar.

*

Bilek gücünün egemen olduğu geçmişte saltanat ile yönetilen devletler dünyada söz sahibi iken, bilgi ve akıl gücünün egemen olduğu günümüzde demokrasi ile yönetilen devletler dünyayı yönetiyor. Başta bir hanedan olması demokrasi olmadığı anlamına gelmiyor, demokrasiyi iyi anlamak gerekiyor. Demokrasi sadece toplumların kendi kendini yönetme biçimi değildir, yönetmeye aday olacak ve ortaya çıkan adaylar arasından birisini seçecek şekilde insanın “birey” olarak gelişmesine ortam sağlayan bir sistemdir demokrasi. Sarayın “kulu” olmak yerine devletin “vatandaşı” olmayı öğretir demokrasi.

*

Aklını başkalarına kiraya verip, kula kulluk edenlerin, başlarına bela geldiğinde başkalarını suçlayanların sevemediği demokrasilerde kanmak yerine öğrenmek vardır, işin aslını anlamaya çalışmak vardır. Halkı yalanlar ile etkileyerek, demokrasiyi dine karşı gibi gösterenler, peygamber soyunun kanı dahil kardeş kanı üzerine yürüyen saltanatı dinin hangi hükmüne göre meşru gösterdiklerini söylemezler çünkü soran, sorgulayan yoktur. Bunların ortamında soran, sorgulayan ve düşünenler niçin sevilmez?

*

Birey olarak gelişen kişi bir tarafı tutsa bile körü körüne peşine takılmaz, yandaşlık yapmaz. Tarafında olduğu yönetici adaylarının iyi yönlerini gördüğü kadar eksik ve yanlışlarını da görür… Bu tip bireylerin çoğaldığı toplumlarda siyasetçiler gerçekleri konuşmak zorunda kalır. Seçilenler, seçenlere hesap verme erdemliliği gösterir. Böyle toplumlar gelişir, kalkınır…

*

Yalanın siyaset olduğu toplumlarda yalanı söyleyenden çok yandaşlık duygusu ile duyduğu her söze sorgulamadan kanan seçmen suçludur… Çünkü işin aslını araştırmayan seçmeni etkilemek için tatlı vaatler vermek ve karşı tarafı suçlamak yeterlidir. Yetmezse karşı tarafı düşmanlaştırırlar. Ham fikir ile proje arasındaki farkı, saraya kul olmak ile devlete vatandaş olmak arasındaki farkı bilmeyen seçmene bir sonraki adımı anlatmaya da gerek yoktur. İşler kötü gidince, düşmanı ve iç, dış mihrakları suçlamak yeterli olacaktır.

*

Sonuçta, siyasette kalitenin düşmesinin suçlusu, internette birilerinin alay etmek için ortaya attığı AK Parti döneminde Türkiye “uçan uçak gemisi” yaptı veya “helikoter gibi uçan tank” yaptı gibi komedi ürünü saçmalıkları gerçek sanıp beğenen, gaza gelip paylaşan seçmendir. Türkiye’nin beka sorunu budur. İşin aslının anlamak yerine kulağa hoş gelen her söze kanan ve komplo teorileri ile algısı kolayca yönetilen seçmen yüzünden Türkiye’nin beka sorunu gündeme gelmiştir.

*

Seçim meydanlarında hoşunuza gitmeyen şeyleri duyunca kızmadan önce ‘bunda bizim etkimiz, payımız nedir?’ diye düşünün. Küçük egonuzu ve kişisel menfaatlerinizi bir kenara koyun bir daha düşünün ve Müslüman’da olması gereken feraset ile basirete yakışan neyse onu yapın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.