1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Benim Oyum Bir mi?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Benim Oyum Bir mi?

A+A-

Birisi, dağdaki çoban ile benim oyum bir mi? diye kuyuya bir taş atmıştı da kırk akıllı çıkaramamıştı. Sonradan tartışmanın seviyesini yükseltmek için “profesör ile çobanın oyu bir olur mu hiç?” diyenler de oldu. Taş hala kuyunun dibinde ve çıkmaz bu gidişle.

                                                                           *

Biz tartışadururken, demokrasi İslam’a karşıdır gibi sözler ile milletimizi din adına kandıran bir DİÇ (dinimizi içerden çarpıtanlar) çıktı ve devletimizi ele geçirip düşmana teslim etmeye kalkıştı. Şükür, bunu atlattık diyecekken, milletimizi düşman yalanları ile kandırmakta olan bir TİÇ (tarihimizi içerden çarpıtanlar) gemi iyice azıya aldılar. Devletimizi yıkmaya çalışıyor tam da düşmanın istediği gibi.

                                                                            *

Bugüne kadar tüm sinsi ve hain planlarına rağmen, devletimizi düşmana teslim edemediler, yıkamayacaklarını anladılar. Ama durmadılar, bir yandan da yapısını değiştirmeye çalışıyorlar… Müslüman maskesi ile müslümanları kandırıyorlar..

                                                                            *

Demokrasiyi uygulayamayan, laikliği anlayamayan bazıları da hala profesör ile çobanın oyu bir mi diye tartışıyorlar. Çoban da profesör de insan olarak aynıdır ve oyları da birdir bence. Fark, bu iki insanın mesleklerini icra etme becerisinin sonucundadır… Birisi hayvan yetiştirir, diğeri insan yetiştirir. Bakalım bu işin sonucu nereye yetişir?

                                                                            *

Çobanın yetiştirdiği hayvan ilk günden son güne aynıdır inektir, koyundur. Hayvanın dilinden anlar çoban, onları güder, yönetir. İnsanı daha iyi tanır hayvanı tanıyan.

                                                                            *

Profesöre gelen öğrenciler ilk günden son gününe büyük değişimler geçirir, gelişir. Profesör, öğrencilerine şekil yanında manada insan olmayı öğretir.

                                                                            *

İki koyundan birini kaybedip birini yiyen çoban ile “cahildeki ferasete güvenirim” diyerek, ferasetsiz kişilerin cahil olduğunu öğrenmeden profesör olmuş kişi aynı sınıftadır ve konumuz dışındadır.

                                                                            *

Çobanın yetiştirdiği koyun, içgüdüleri ile yaşar, öğrenir ama sorgulamaz. Önüne konulan yemi, kardan yağmurdan, soğuktan, sıcaktan koruyan damı sağlayan kişiye sadakat ile bağlanır. Sürüyle birlikte hareket eder. İçgüdü temelinde yaşamını sürdürecek ve üreyecek kadar aklını bile kullanır… Çobanın izin verdiği kadar tabi. Her ıslığında, her bağırmasında, her işaretinde çobanı takip eder koyun. Takip ettiği çobanın sürüyü meraya mı, yoksa mezbahaya mı götürdüğünü sorgulamaz koyun olan. Yem ve dam yeterlidir ona. Bu doğanın kuralıdır ve olması gerekendir. Çünkü, çobanın yetiştirdiği koyun bir ticaret malıdır.

                                                                            *

Profesörün yetiştirdiği öğrenci, merak etmeyen, araştırmayan, sorgulamayan, söylenen herşeye kanan tipte bir insana dönüşüyorsa, yani çobanın yetiştirdiği koyun ile farklı anatomide olmasına rağmen aynı zihin özelliklerinde oluyorsa profesör mesleğini icra etme becerisi açısından çoban ile aynı düzlemde demektir. Böyle bir profun benim oyum çoban ile bir mi? diye sorma ve eleştirme hakkı bile yoktur. Evet senin gibi bir prof, çoban ile aynı oy hakkında sahiptir.

                                                                            *

Fark şuradadır, profesörün yetiştirdiği öğrenci, merak etmeyi, araştırmayı, sorgulamayı, söylenen herşeye kanmak yerine aklını zekasını kullanıp, analiz yaparak düşünmeyi ve öğrenmeyi öğreniyorsa, yani profesörün yetiştirdiği öğrenciler farkındalık sahibi ve bilinçli bireyler olarak insan olma seviyesinde yükseliyorsa, o profesörün oyu çoban ile yine birdir! Ancak profesörün oyu yetiştirdiği insan sayısı kadar fazladır çobandan… Bir de sanatçı açısından bakalım kuyunun dibindeki taşa, gelecek yazımızda. Selam ve dua ile. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.