1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Bilgi Ülkü Ocaklarında-2
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bilgi Ülkü Ocaklarında-2

A+A-

Son yazımda, Ülkü̈ Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından hazırlanan www.bilgiocakta.com sitesinin verdiği umut ile acizane uyarılarımı hatırlatmak istemiştim.  

*

Kaldığımız yerden devam ediyorum. “Bilgi ile malümat” arasındaki fark anlaşılmazsa, neler oluyor bakınız,

-Dinin yerini söylenti, görüntü ve hurafeler alıyor.

-Kendi tarihimiz yerine düşman yalanları tarih sanılıyor.

-Son üç yüzyıldır dünyayı bilek gücüne sahip olanların değil, beyin gücünü geliştirenlerin yönettiği anlaşılmıyor.

-Gelenekçilik ile gericilik birbirine karışıyor.

-Bilim ile ilim arasındaki fark anlaşılmadığı için üniversite ile medrese arasındaki fark da anlaşılmıyor.

-Gelenekçi görüntüsünde konuşan gericiler, geleceğimizi çalıyor.

-İslam dini ile Arap gelenekleri arasındaki fark anlaşılmıyor. Müslümanlar din diye hurafeye sarılıyor.

-Hurafeye karşı çıkanlar sanki dine karşı çıkıyormuş gibi gösteriliyor, dışlanıyor.

-Bilgi ile malümat arasındaki farkı anlamadan Müslümanlaşmaya çalışan milletler farkına varmadan Araplaşıyor. Buna karşı direnç gösteren Türk Milleti küçümseniyor.

-İslam uğruna en çok şehidi veren Türk Milleti’nin tüm İslam aleminden büyük bir saygıyı hak ettiği fark edilmiyor.

-Irkçılık ile milliyetçilik arasındaki fark anlaşılmıyor. Ve meydan, Ne Mutlu Türküm diyemeyen zihniyete kalıyor ki, 

-Din ile gelenek arasındaki farkı anlamayan, din diye hurafeye sarılan bu zihniyet, ümmetçilik hatırına, Türk milliyetçiliğini ayaklar altına alıyor ve (umarım iyi niyetle(!)) Türk milletini başka milletlerin ırkçı emellerine hizmetçi ediyor.

-Bilgi ile malümat arasındaki farkı anlamayanlar, gerçekleri öğrenmek yerine komplo teorilerine kanıyor.

-İslam dini yerine, İslam düşmanlarının çıkarıp servis ettiği “siyasal İslam” projesine hizmet edenler çoğalıyor.

Mulagata yapan hainleri kahraman sanan gençlerimiz, doğru bilgiler ile yanlış yollara saptırılıyor.

-Milletimizi doğru bilgiler ile yanlış yollara saptırmak için özel eğitim almış böyle ajanlar, siyasetçi, yazar, gazeteci, yorumcu, sanatçı, tarihçi, alim, üstat, din adamı, hoca efendi, şeyh, gavs gibi unvanlar ile milletimizden geçiniyor.

-Gençlerimize, “Kuran İslam’ı diye bir sapıklık çıkardılar” diyen sahte bir hoca, hoca efendi diye tanıtılıyor. Bu sözde hocaya karşı, kimse çıkıp da İslam dininin birinci kaynağı Kuran’dır ve Kuran Allah’ın kelamıdır, sen Kuran’daki İslam için sapıklık diyemezsin, sapık olan sensin diyemiyor. Böyle sapıkları millete yutturacak tevilciler ve takiyyeciler çarpık zihniyetlerini haklı çıkarmak için konuşuyor ve bunlar dinleyici buluyor.

-Gençlerimize, tarih yalan söylüyor diye diye kafaları karıştıran ve karışan kafalara düşman yalanlarını tarih diye dolduran düşman destekli sahte tarihçiler kahraman gibi sunuluyor.

-Tüm bunlar, bilgi ile malümat arasındaki fark anlaşılmadığı için oluyor. Küçücük sözcükler ne kadar büyük anlamlar taşıyor değil mi? Taşınanı analiz etmek yerine, yük sananlar, kendi tarihine düşman oluyor.

Devam edeceğiz inşallah. Selam ve dua ile…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.