1. YAZARLAR

  2. Tankutalp Altunsoy

  3. Bir Gariban Kul Sadık (2)
Tankutalp Altunsoy

Tankutalp Altunsoy

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Gariban Kul Sadık (2)

A+A-

Kasaba da olsa köy yeri, kendi başına hayata tutunmaya çabalayan bir kadın. Hem korkuyor kendisinin ve çocuklarının başına bir şey gelmesin diye, hem de çalışmaya mecbur. Böyle, böyle yıllar yılları kovalıyor ve ilk kuş, ilk çocuk on altı yaşında gelin edilerek evden uçuyor. Evlenip kendi yuvasını kursa da evden uçan ilk kuş, yabancı yere değil eş olarak teyzesinin oğluna veriliyor. Onun da kaderi annesi ile aynı, o da genç yaşta dört çocuğuyla eşini kayıp ediyor.

Kendisinin geçtiği yollardan kızının da geçmesi kaderleriymiş meğer.

Ablasının uçmasından sonra zaten evin tek erkeği olmasının getirdiği yükle canla başla çalışan, ismi gibi sadık, annesine ve sorumluluğu ona sorulmadan verilen hanesine. Kendilerinin sahip oldukları tarım alanları, ticarete yeterli değil, küçük anca kendi hanelerine yetiyor. Üç beş küçükbaş hayvan, birkaç düzine kümes hayvanı tüm mal varlıkları bu kadar. Yevmiyeci olarak ne iş olsa gidiyor, kışın okulda olmasına rağmen, yazın çalışıp ev halkı için para biriktiriyor. Kimi zaman kasabalarında bulunan orman işletmesinde, kimi zaman tarlada imece, kimi zaman hayvanlarını güden çoban, kimi zaman inşaatta amele, inşaat işlerinde ilerleyen zamanlarında ise sıvacı kalfası. Mevsimine göre ne iş olsa yapıyor. Günler, günleri böyle kovalarken üniversite sınavına giriyor ve öğretmen okulunu kazanıyor. Fakat para yok neyle okuyacak veya ailesine, kıymetli cefakâr annesine nasıl bakacak okurken. Düşünüyor ve imkânsızlıktan dolayı vaz geçiyor.

Tırnaklarıyla kazıyarak elde ettiği bir fırsatı imkânsızlıklar nedeniyle kaçırmış olmanın moral bozukluğu ile günleri geçiyor ve yine çalışarak. Neredeyse gençliğinde ve orta yaşlarında çalışmadan bir günü geçmemiş. El attığı her işin hakkını vermesiyle ünlü bir kişilik. Gerçi şimdilerde pek değiştiği söylenemez, emekliliğinin değerini bilmeyen emeklilerden o. Emekliliğinde oturmak için aldığı evin tadilatını da kendisinin yaptığını düşünürsek ne demek istediğim daha da net anlaşılır.

Çalıştığı yorucu bir günün sonunda bir nebze olsun moral bulmak için, kasaba meydanında bulunan kahve de arkadaşları ile sohbet ederken, bir arkadaşı broşürden okuduğu maaşlı askerlik olan astsubaylığı anlatıyor. Önceleri çok ilgilenmese de, o sırada sağ olan ve memuriyete yeni başlayan büyük ablasının eşine yani eniştesine danışıyor ve Astsubay olmaya karar veriyor. Mezun olduğu okulun müdür yardımcısına giderek kendisine kararını anlatarak yardımcı olmasını istiyor. Müdür yardımcısı elinde iki yıl öncesinden kalan bir broşürü verse de şuan bu isteğinin zamanı olmadığını söylüyor. Çünkü o dönemde de, günümüzde de asker alımlarının belirlenmiş bir zamanı var. Zamanı geldiğinde bir form alarak Sadık’a ulaştıracağını söyleyen öğretmeninin yanından ayrıldıktan sonra, ne olur olmaz belki müdür yardımcısı unutur diye düşünerek işini garantiye almak için, İlçe de beraber okuduğu ama sonradan Konya’ya yerleşen bir arkadaşından da kendisine müracaat formu alması için ricada bulunuyor.

Böylelikle yaşanmışlıklarını anlattığımız bu hikâyede ki Sadık’ın hayaline ulaşma yolculuğu başlamış oluyor.

Zaten önemli olan yola çıkmak değil midir, sen yola çık, yol insanı özgürleştirip, ışığa, dolayısı ile "sırra" ulaştırır.

Ne mutlu sırrına erişebilene...

Sadık her ne kadar aksini düşünüp işini garantiye almak istese de, Müdür yardımcısı günü geldiğinde eline geçen formu alıp güzelce paketleyerek Sadık’ın eline ulaştırıyor. Eline geçen formu doldurup, Konya’da bulunan askeriyeye ulaştırması gerekiyor. Tabi yukarıda anlattığımız nedenler malumunuz, para yok, varsa da çok kısıtlı, Konya’ya gitmeyi başarsa geri dönemeyecek. Birde etrafında ki herkes hayal gördüğünü ve Anadolu gariban köy çocuğu olan Sadık’ın Astsubay olamayacağını, boşuna uğraştığını düşünüyor en yakınındakiler, hatta belki kendi bile…

Yarın devam edeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.