1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Bir Pirinç Tanesi
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Pirinç Tanesi

A+A-

Yeni eğitim-öğretim dönemi başladı, tüm öğrencilere, öğretmenlere ve milletimize hayırlı olsun. Hayırlı olması için de çocuklarımıza kuru kuruya bilgi öğretmek yerine bilinç geliştiren bir eğitim verilmesi en büyük dileğimizdir.
*
Japonya’ya ilk gittiğimde gördüğüm, öğrendiğim her şey ilginç ve etkileyici gelmişti. Bu kadar uzaklığa rağmen, aramızdaki birçok benzerlik ise şaşırtıcı idi. Mezuniyet tezim 1650-1980 yılları arası Japon ekonomisini konu alan bir çalışma olmuştu.
*
Japonlardan öğrendiğim ve her fırsatta da anlatmaya devam ettiğim konulardan birisi şöyle; Japonlar, çocuklarına sayı saymayı henüz öğrenmeye başladıkları yaşlarda şu soruyu soruyor “Her Japon tabağında bir tane pirinç tanesi bıraksa ve bu pirinçler çöpe atılsa, her öğünde ne kadar pirinç israf edilmiş olur? Japonya’nın nüfusu şimdilerde 130 milyona yakın. Hadi hesaplayalım, kolaylık olsun diye 1 pirinç tanesi yerine 1 gram pirinç kalsın her tabakta diyelim… İşte böyle, 130 ton pirinç çöpe gider her öğünde. Japon çocukları hem hesap – matematik hem de sorumluluk öğreniyor bu basit bilmece ile… Hem de tabağına yiyeceği kadar yemek almayı ve israf etmemeyi…
*
Bunu, Türkiye’de bulgur üzerinden soruyorum çocuklara ve gençlere; her öğünde tabağınızda bıraktığınız 1 gramlık bulgur artığı ülkemize ne kadar zarar verir? Başlıyoruz hesaplamaya, 76 milyonluk ülkemizde milyon gram, bin kilo, derken 76 ton bulguru bir öğünde çöpe gönderecek kadar zengin miyiz? Sorusu ile yüzleşiveriyoruz. 76 ton ne demek? Çocuk bu, belki anlamaz. Anlayacağı dilden şöyle izah etmeye çalışıyorum. Bir tane kocaman kamyon 15 ton yük alsa, 76 ton bulgur artığı 5 tane kamyon demek yani 5 tane kamyon dolusu bulguru çöpe atmak insana, Müslüman’a yakışır mı?
*
Müslüman deyince, bana bu hesabı öğreten Japonların değil Müslüman ehl-i kitap bile olmaması beni çok düşündürmüştür, üzmüştür. Bir yanda altın musluklarda elini yıkayan Müslümanlar, diğer yanda içecek su bulamayan, bir kaşık bulgur pilavını özlem ile hayal eden açlık çeken Müslümanlar… ‘Ne diyon sen Yılmaz amca, bir gram bulgur ne ki, tabak tabak döküyoruz, ekmekleri tüm tüm atıyoruz çöpe’ diyen muhataplarım da olmuyor değil! Siz de bir bakın etrafınıza, durum ne kadar vahim görün… Biz israfı haram kılan bir dinin mensupları olarak bunları öğrenip hayatımıza uygulamıyorsak, kim nasıl öğretecek?
*
Her sohbetin veya tartışmanın sonunu “eğitim şart hemşerim” sözü ile bitirmemiz işte bu yüzden. Çocukların beyinlerini kuru bilgiler ile doldurmak yerine, o bilgileri bilinç ile harmanlayıp, düşünce üretecek, soru üretecek, sorgulama öğretecek, sorumluluk yükleyecek şekilde bir eğitim istiyoruz…
*
Bilgi nedir, bilim nedir, bilim adamı nedir? Alim nedir, ilim nedir? 150 yıllık kısır tartışmayı bitirip, çocuklarımızı yaşayacakları gelecek çağ şartlarına göre yetiştirecek bir eğitim sistemi istiyoruz… Zor mu?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.