1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkcı

  3. Bir Selam Hikayesi
Yılmaz Sandıkcı

Yılmaz Sandıkcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Selam Hikayesi

A+A-

Yıllar önce İsrail'den bir müşterim gelmişti, yemeğe götürdüm. Restorana girişte, ben "selam aleyküm" diyerek selam verdim. Misafirim de "şalom aleyhim" dedi arkamdan... Fena bozuldum. Beni yansılıyor sandım.

*

Yemekten sonra kahve içerken, "...az önce ayıp ettiniz, selam verişimi yansıladınız alay eder gibi oldu, buna çok üzüldüm..." dedim...

*

Şaşırdığını belli eder bir gülüş ile "...ne alayı ne yansılaması, sen Arapça selam verdin ben de İbranice orijinal selam verdim..." dedi. Doğru ya Arapça ile İbranice kuzenlerdi, değil mi! Güldük, en çok da ben güldüm.

*

Arapça selam vermeyi Müslüman olma gereği sanan arkadaşlara hep anlatırım bu anımı...  Din ile dil farkını anlamış olanlar ile güleriz, henüz anlamamış olanlar ile tartışırız...

*

Selamlaşmayı emreden ayetler ve açıklayan hadis-i şerifler Türkçe’ye çevrilirken, Arapça selam sözcüğü Türkçe’ye de “selam” olarak girer nedense? Oysa selam sözcüğünün Türkçe karşılığı vardır. Ancak dil bilgisi yetersiz, zihni karışık kişilerin tercümesi, milletin de zihin kodlarını karıştırmaktadır hatta bozmaktadır. Karışan ve bozulan zihinler, Türkçemizi yok olmanın eşiğine getirmiştir tarihte. Türkçemiz yaralarını hala saramamıştır

*

Bu yetersiz kişilerin sebep olduğu zihin karışıklığı, İslam dininin mana yönünü bir kenara iterken, güzel dinimizi şekillere boğarak İslam’a büyük bir kötülük etmektedir.

*

Müslümanlaşmaya çabalarken farkına varmadan Araplaşan Türkler ve diğer milletler bunu fark edebilir mi? Din - dil ayrımını yapamayanlar, din - gelenek ayrımını yapabilir mi? Farkı fark etmeyenler, İslam dininin hakikatine karışan Arap gelenekleri ile İsrailiyat ve hurafe dolu hikayelere de din diye sarılıyorlar maalesef.

*

Şimdi sorum şu, Arap gelenekleri ile İslam dininin ilkeleri arasındaki farkı anlamayan Müslüman Türkler, tarih yalan söylüyor diye diye kafalarımızı karıştıran ve karışan kafalarımıza düşman yalanlarını anlatanların niyetlerini fark edebilir mi? Tarihimiz yerine konulan yalanlar ile süslenmiş dedikodu ve iftiraların amacı üzerinde (o karıştırılmış zihinleri ile) düşünebilir mi?

*

Bu karışık ve yetersiz zihniyet, beyin gücü ile yönetilen dünya şartlarında bilek güreşi ile kazanma çabasının komik olduğunu anlayabilir mi?

*

Selam dedik, nereye geldik! Sözcükler küçüktür ama büyük anlam taşırlar. Şekle, görüntüye, dedikoduya kanmak yerine işin aslını anlamaya çalışanlardan olmak duası ile esenlikler dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.