1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Bölüşerek mi Aç Kalsak? Paylaşarak mı Tok Olsak?
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bölüşerek mi Aç Kalsak? Paylaşarak mı Tok Olsak?

A+A-
Kelimelerin gücüne inanırım. Kelimelerin gücü ne kadar yüksek olsa da lisan-ı hal bilmek de çok önemli tabi. Her şeyi gerek yok laf ile beyana, bir bakış yeter halden anlayana…
*
Üniversite okumuşun bildiği kadar kelime bilmese de lisan-ı halden anlayan bir ilkokul mezunu, daha başarılı, daha mutlu olabilir ve etrafına huzur verebilir. İşte bu yüzden insan olan için, insan olma kriteri okuduğun okullar, sahip olduğun mallar değildir. Zira okullarda öğrendiği onca kelimenin manasını idrak edememiş, sindirememiş ve gerek egosundan gerek zenginliğinden gerek maşası olduğu odaklardan aldığı güce güvenerek katılığı, şiddeti, terörü yöntem kabul etmiş vahşilerin durumu, okuduğu ok olup da okuyanı sokmuş hikayesini hatırlatıyor bana..
*
Paylaşılarak çoğalacak şeyleri bölüşerek azaltma hastalığına kapılmış insanlara karşı ne sözlerin gücü ne de hallerin dili işe yarar.
*
Günümüzde bir yandan terör ile bir yandan siyaset ile vatanı, milleti bölme hedefini utanmadan, sıkılmadan dile getirenleri gördükçe, içine düştüğümüz oyunun geçmişini sorgulamadan edemiyorum, size de tavsiye ederim. Lozan görüşmelerinde kilit konulardan birisi İngiliz Dış İşleri Bakanı Curson’un, Müslüman oldukları halde Kürtleri azınlık statüsüne sokma çabasını hatırlayınız.
*
Bu çabaları boşa çıkaran, özgür kalmayı başaran tek Osmanlı bakiyesi ülke, genç Türkiye Cumhuriyeti’ni hazmedemeyen emperyalist ve İslam düşmanı güç odakları yöntem değiştirerek çabalarına devam etmekteler. Onlara karşı başarı kazanan insanları ve kurdukları Cumhuriyeti itibarsızlaştırma çabası bu yüzdendir, bunu anlamak günümüzde anlatılan İngiliz uyduruğu tarih ile İsrailiyat uyduruğu hurafe dini hikâyeleri ayırt etmemiz için yeterli olmasa bile gerekli olan ilk adımdır.
*
Siyaset ve diplomasi eli ile kurulmuş tuzaklara düşmemek için dikkate almamız gereken birinci bilgi İslamcı görünen Türk düşmanlarına ve Türkçü görünen İslam düşmanlarına karşı uyanık olmamızdır, diğer bilgi ise Atatürk başka Atatürkçü başkadır, Mustafa Kemal başka, Kemalist başkadır. Öte yandan, Müslüman Kürt halkının haklarını korumak için niçin Marksist, Leninist, Ateist hülasa İslam düşmanı bir örgüt seçilmiştir? Sorgulayanlar farkına varacaktır. Barış, çözüm, çözülme süreci yürüten Ak Parti hükümeti devleti bu terör örgütü ile niçin muhatap etmiştir sorusuna cevap veren yoktur…
*
Biz henüz bekâr iken evli bir arkadaşım paylaşmak ile bölüşmek arasındaki farkı şöyle anlatmıştı: Eşin ile hayatını paylaşır mısın yoksa bölüşür müsün? Elbette paylaşırsın… Hayatı, yuvayı paylaşmak yerine bölüşme derdinde olanların sonu boşanma davasında buluşmaktır… Paylaşma yüceliği dururken bölüşme ilkelliğinde ısrar eden ve sözden anlamayan egoyu anlayacağı hal dili ile yola getirmek de devletin tercihi olmalıdır... 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.