1. YAZARLAR

  2. Samet AKTAŞ

  3. Bu hafta ki yazımda Bursa ve Çanakkale'yi kaleme aldım
Samet AKTAŞ

Samet AKTAŞ

Gazeteci-Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu hafta ki yazımda Bursa ve Çanakkale'yi kaleme aldım

A+A-

Samet Aktaş

Değerli okuyucularım yazılarıma yıllık iznim nedeni ile bir süre ara vermiştim. Şimdi ise tekrardan başlıyorum. Tabi her insan gibi dinlenmek gezip, tozmak benimde hakkım. Tabi bu tatil sürecini de boş geçirmedim. Bu sene deniz tatili yerine kültür gezisini tercih ettim ve çokta memnun kaldım…

Şimdi ilk olarak şuna dikkat çekmem gerekiyor. Bizim tatil mantığımızda her zaman deniz kıyısı var. Örneğin Akdeniz ve Ege Bölgesi’ni sürekli tercih ediyoruz. Yıllardır geziyoruz. Oralarda da elbette turistlik yerler, müzeler ve birçok tarihi alanlar var. Ama denize gitmekten tarihi ve kültürel yerlere ne kadar vakit ayırabiliyoruz acaba? Bence bunu bir düşünmek gerek

O yüzden ben bu sene Edirne, Bursa, Çanakkale ve İstanbul’u gezmeyi tercih ettim. Kısa bir Marmara Turu beni gerçekten çok etkiledi. İlk olarak Bursa’dan bahsetmek istiyorum. Sabah Bursa Uludağ yolunda bulunan Tarihi Çınar ağacını gördüm. Rivayetlere göre, tarihi çınar ağacının ortalama 630 yıllık bir tarihe sahip olduğu iddia ediliyor. Peygamber Efendimiz’inde (SAV) Bursa’ya kadar ticaret için geldiği söylenir ve bu devasal çınar ağacının altında, gölgesinde, dinlendiği aktarılır. Ağacın gövdesi o kadar büyük ki, insan yanına küçücük kalıyor. Bu ağaç doğa ile özdeşleşmiş ve dalları her yere uzamış gitmiş…Daha sonra ise, Emir Sultan Mezarlığı ve Emir Sultan Hazretleri’nin türbelerini gördük. Türk Sanat Müziği’nin usta sanatçısı rahmetli Zeki Müren’de Emir Sultan Mezarlığı’nda yatıyor.bursa-carsi--copy.jpg

osman-gazi-.jpg

Osmanlı’nın ilk başkenti

Bursa bilindiği üzere Osmanlı Devleti’nin ilk başkentidir. Burada Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi ve Organ Gazi türbeleri var. Şükürler olsun ki, dualar okumakta bizlere nasip oldu. 1258 yılında kurulan Osmanlı Devleti’nin kurucularını görmek bence ayrı bir gurur. Tabi Bursa deyince aklımıza ipek kumaşçılığı ve kestane şekeri de geliyor. Bunları tatmanızı da tavsiye ederim. Bursa’nın merkez de bunlardan bulmak mümkün. Bursa’nın tarihi çarşısı ise, Konya Bedesteni andırıyor. Konya Bedesten’den biraz daha büyük güzel bir yer…

 

bursa-ulu-cami--001.jpg

Ulu Cami muazzam

Şimdi ise Bursa Ulu Camii’nden de bahsetmek isterim. Bursa Ulu Cami gerçekten kubbeleri ve cami içerisinde yer alan hat sanatları ile muazzam bir ibadet alanı ve yeri. 1396 yılında 1. Beyazıd tarafından yaptırılan cami mimarı yapısı ve 20 kubbesiyle dikkat çekiyor. İçerisinde şadırvan bulunan cami her yıl binlerce kişi tarafından da ziyaret ediliyor. Burayada Bursa’nın Ayasofyası diyorlar. Hat sanatları cami içerisinde o kadar özdeşleşmiş ki, gerçekten gidip görmek gerekiyor. Cami içerisinde ki süslemeler ise muazzam bir yere sahip. Hızır Aleyisselam’ın ise, Bursa Ulu Cami’nde, namaz kıldığı söylenmiştir hep…

 

bursa-ulu-cami-ici-.jpg

Akla gelen şeylerden biriside tabi ki yemek. Bursa’nın İskender Kebabını’da tatmak nasip oldu. Konya’da ünlü yerlerde İskender kebap yapan yerlerde var ama bunu bir de Bursa’da denemek lazım. İskender’i meşhur olan Bursa’da Çınar Izgara mekânını herkese tavsiyeederim. Damak zevkinize gerçekten hitap edecek bir tarihi bir mekân. Fiyatlar ise öyle abartılı değil…

canakkale-genel-.jpg

Gelelim Çanakkale’ye

Dünyanın en önemli savaşlarından biri olarak gösterilen Çanakkale Savaşı’ndan bahsetmeden geçemeyeceğim. Çanakkale şanlı Türk ordusunun göstermiş olduğu en önemli zaferlerinden biridir. Kısıtlı imkânlara rağmen, biz çılgın Türkler Çanakkale Savaşı’nı kazanarak, adımızı tarihe altın harflerle yazdırmayı bildik.

Burada ben bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Yeni nesillerimize, o tarihi yerleri mutlaka gezdirmeliyiz. Çünkü geçmişini unutan bir nesil, geleceğini inşa edemez. Ben bir kez daha Çanakkale Savaşı’nda hayatını kaybeden tüm şehitlerimize canı gönülden Allah’tan rahmet diliyorum. Unutmayalım ki, bizler onlar sayesinde varız. Çanakkale’de Gelibolu Tarihi Yarımada, Seyit Onbaşı Anıtı, Mecidiye Tabyası, Namazgâh Tabyası, 57. Alay şehitliği, Conkbayır’ı gibi yerleri ve şehitlikleri görme imkânımız oldu. 

Buraları görüp te etkilenmemek elde değil. Çanakkale Şehitlik Abidesi, mimari yapısıyla da dikkat çekiyor. Tükenmezliğin ve birlik ve beraberliğimizin simgesi olan Çanakkale Şehitlik Abidesi’ni görmenizi mutlaka tavsiye ederim. Yanlış hatırlamıyorsam, yaklaşık 42 metre uzunluğunda yer alan abidemizin altında ise, dev Türk Bayrağı resmi bulunuyor. Yanında yine aynı şekilde, gururla dalgalandırdığımız Türk Bayrağı var. Bu Bayrağımızın diğer bir özelliği ise, Türkiye’de en yüksek uzunluk mesafesine sahip olması. Yani bu Bayraktan daha yüksekte bir bayrağımız yok. Çünkü bu Çanakkale için özel olarak dikilmiş.Tabi bunların yanında Çanakkale Boğazı’nda tekne turu yapma şansımız oldu. Bu eşsiz manzarada Gelibolu Yarımadası’nda bulunan ve uzaktan da gözüken, “Dur Yolcu Bilmeden Gelip Bastığın Bu Toprak, Bir Devrin, Battığı Yerdir” yazını görüyoruz. Bu yazıda anlatılmak istenen ise, Çanakkale’nin geçilmez olduğuna işaret eder.

seyitonbasi-heykel-.jpg

Seyit Onbaşı

hiç unutulur mu?

Çanakkale’nin sembollerinden biriside tabi ki, Seyit Onbaşı. Seyit Onbaşı’nın kaldırmış olduğu ve düşman gemisini batırdığı 286 kiloluk topuda görme şansımız oldu. Yani normal bir insanın en fazla kaldırabileceği yük 50 kilo iken, Seyit Onbaşı, iman kuvvetiyle tam 286 kiloluk topu kaldırmış. Topun ağızında ki asansör sisteminin bozuk olması nedeniyle, 3 kere top mermisini namluya süren Seyit Onbaşı üçüncüsünde düşman gemisini vurmayı ve batırmayı başarmış. Tabi ki, düşman gemilerinde de, o an bir panik olmuş. Ve şu cümleyi kullanmışlar, “Türkler bizi yoğun bombardıman altına tutuyor” Hâlbuki orada top mermisini ateşleyen Seyit Onbaşı varmış...

namazgah.jpg

Sultan Abdülaziz’den muhteşem eser

Namazgah Tabyası’ndan da bahsetmek istiyorum. Sultan Abdülaziz zamanında yaptırılan bu tabya, Çanakkale Savaşı’nda cephanelik olarak kullanılmıştır. Üstü tamamen toprak kaplama olan bu tabyada eşsiz bir sanat eseri olmuş. Karşıdan bakıldığında tepe görüntüsü oluşturan Namazgah Tabyası, ordunun yada askerlerin savaş esnasında namaz kılmasını sağlamış, hem de cephanelik olarak kullanışmış. Yani düşman bu tepelerin içinde cephanelik olduğunu bilmiyormuş. Üstünde ki toprak kaplamanın nedeni ise, olası bir saldırı ya da patlama olursa, cephaneliğin dağılmasını engellemekmiş. Yani düşünün Osmanlı Devleti zamanında bu ince fikirler ve strateji hep yer almış. Çanaklale’yi anlatarak bitirmek çok zor. O yüzden hayatınızda bir kere dahi olsa gidin, gezin ve görün derim…

Önümüzde ki hafta ise, sizlere Edirne ve İstanbul’dan bahsedeceğim. Elimden geldiği kadar size tarihi bir yolculuk sunmaya çalıştım. Umarım beğenmişsinizdir. Sağlıcakla kalın…

sehitlik-.jpg

 

38392050_10156489827887243_7129560104071856128_n.jpg

Kaynak: Muhabirimiz Samet Aktaş Bursa ve Çanakkale'yi yazdı

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.