1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Büyük Siyasetçi
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Büyük Siyasetçi

A+A-

Küçük kelimeler büyük önem taşırlar. Kelimelerin taşıdığı manalar üzerinde “yeterince” düşünmeden konuşunca düştüğümüz yanlış anlamalar yüzünden çok şey kaybediyoruz. Niçin düştüğümüzü düşünmüyoruz? Bu sebeple bilek gücü ve taktik ile dünyayı yönettiğimiz çağları özlemle anarken, “beyin gücünün” strateji ile “bilek gücünü yenmesi” ile yüzleşemiyoruz.

*

Kelimelerin doğru ve yerinde kullanılması sayesinde kurulan sağlıklı iletişim, düşünme becerisini taktik kurma aşamasından çıkarıp, strateji kurma aşamasına yükseltiyor. Bunu başaran milletler “medeniyet” kurabiliyor, başaramayanlar ise birbirine düşüyor. Birbirine düşüyor çünkü, manasını anlamadıkları kelimeler üzerinden “sömürgeci” batı kültürünü “medeniyet”, Arabın geleneğini “din”, çamur atmayı “siyaset”, anıları “tarih”, hikayeleri “ilim” zannedenler, feraseti cahilde arayanlar toplumun zihniyetini kirletiyor. Manaya yükselemeyen, işin aslını esasını anlamayan kişiler şekiller üzerinden birbirine düşüyor.

*

7 Şubat tarihli “Susturan Cehalet” başlıklı yazıma gelen eleştiriler bunları hatırlattı. Şöyle demiştim o yazımda; “…Cumhuriyet döneminin en güçlü siyasetçisi Sayın Erdoğan bile bu cehaleti yöneten güçler karşısında susmak zorunda kalıyor gibi geldi bana. Hayır! Susmayın, sayın Cumhurbaşkanım, susmayın ve öncelikle "cahilde feraset arayanlardan uzak durun" sonra da millete küçük bir çağrıda bulunun; “Tamam okumuyorsunuz ama en azından dinlediğiniz bir bilgiye aslını anlamadan kanmayın, doğruluğunu araştırmadan başkalarına yaymayın, sakallıyı dede sarıklıyı hoca fesliyi Osmanlı sanmayın. Anlamadığınız şeyleri reddetmek yerine, anlamak için anlayışınızı geliştirmeye çalışın…”

*

Budur!... Vay efendim, Atatürk varken ben nasıl olur da “Cumhuriyet döneminin en güçlü siyasetçisi Sayın Erdoğan” dermişim... Sayın ve sevgili okurum, Atatürk bir siyasetçi değildir Atatürk bir devlet adamıdır. Bir devlet kurucusudur. Erdoğan ise bir siyasetçidir, kurulu bir devletin yöneticisidir. İkisini kıyaslamak ve yarıştırmaya çalışmak yukarıda ifade etmeye çalıştığım marazın bir ürünüdür.

*

Önceki yazılarımda değinmiştim, sanatçı ile eğlendirici (çalgı çengi) takımını karıştıran ve toplumu aydınlatması beklenen sanatçıya değer vermezken, toplumu dejenere eden eğlendirici takımını el üstünde tutanlara anlatmak gerekiyor; ilim ile bilim farklıdır, alim ile bilim adamı farklıdır, anılar tarih değildir, din gelenek haline gelebilir ama gelenekler din olamaz. Bunlar gibi, devlet adamı ile siyasetçi de farklıdır ve birbirine karıştırılmaması gerekir. Aynen başkan ile liderin farklı olması gibi.

*

Farkı anlamak için bilinç ile yönetilen bir “bilgi birikimi” gerektirir ki komplo teorilerinden veya algı yönetimi yalanlarından "bilgi" öğrenemezsiniz. Bilgi öğrenme tekniklerinizi geliştirmeniz gerekir.

*

Ve eleştiri duygu ile değilde bilgi ile yapılırsa işe yarar. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.