1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Büyüklere Masallar Küçüklere Gerçekler-5 Laiklik
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Büyüklere Masallar Küçüklere Gerçekler-5 Laiklik

A+A-

Laiklik gibi derin ve geniş bir konuda, sözü uzatmadan ihmal edilen işin aslını, esasını konuşmak için bir yerden başlamak gerekiyor. Çünkü, laiklik konusunda anlatılan hikayeleri, sorgulamadan masal tadında dinleyen büyükler, keşmekeş içine düşmüş durumdalar. Ne sorunu anlıyorlar, ne de soruna çözüm bulacak bir düşünce üretiyorlar. Tek yaptıkları, tartışmak ve çekişmek. Tam da düşmanın istediği gibi. Henüz keşmekeş içine düşmemiş olan küçüklerimizi uyarmak ve uyandırmak da bize düşüyor. Geleceğimizi miras bırakacağımız bugünün küçüklerine işin aslını anlatmak hepimizin boynuna borçtur.

*

Sözü kısa tutmak için, sondan söyleyeceğimi baştan söyleyeyim; “Laikliği dinsizlik gibi uygulayanlar ile laikliği dinsizlik gibi gösterenler aynı derecede melundur ve bunların her ikisi de aynı düşman odaklarının hizmetindedir”.

*
Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu olan Lozan Antlaşmasın kabul etmeyen ABD, Türkiye'yi bölme ve kendi emellerine göre tekrar yapılandırma hedefine ulaşmaya çalışan müttefikleri ile birlikte, Türkiye'de karşılaştıkları direncin, laiklik anlayışından beslenen “tam bağımsızlık” ilkesinden kaynaklandığını konuşuyorlar. Emellerine ulaşmak için Türkiye'nin laik yapısını, Müslüman vatandaşlara yıktırma planları yapmaları da bu yüzdendir. Müslümanlar düşmana hizmet ettiklerini anlamasınlar ve laikliğe yeterince düşman olsunlar diye “laikliği dinsizlik gibi uygulayanları” da destekliyorlar.

*

Peki Müslümanlar böyle bir oyuna niçin kanıyorlar? İslam’a hizmet etmek ettiğini zanneden müslümanların hizmeti nasıl oluyor da İslam düşmanlarının işine yarıyor?  Çünkü müslümanlar, çoğumuz okumuyoruz, araştırmıyoruz ancak dinliyor ve dinlediği kişinin anlattığı dini hikayelerdeki korku veya ödülün ektisi ile, tarihi hikayelerdeki ecdada övgü dolu sözlerin etkisi ile sorgulamıyoruz, düşünmüyoruz. Tarihimizdeki yanlışlardan ders almıyoruz. Ders almadığımız için sözcüklerin, kavramların anlamları üzerinde durmuyoruz. İşin aslını aramıyoruz.

*

Hal böyle olunca, meydanlarımız “demokrasi İslam’a terstir” gibi, “babadan oğula geçen saltanat İslamidir” gibi, “laiklik dinsizliktir” gibi, “halifelik İslamın - imanın parçasıymış” gibi yalanları yayanlara kalıyor. Meydanı boş bulan hainler, iç savaş çıkarmayı, devletimizi yıklamayı bile dillendirecek kadar azgınlaşıyorlar. Yalanları ile, “Siyasal İslam Projesi” ve “İslam Dini” arasındaki farkı anlamayanları kandırmaya devam ediyorlar. Yeterince cahilimizi  kandırabilirlerse, yani kandırılmış cahillerimiz yeterli sayıya ulaşırsa, bu hainler devletimizi yıkmaya da yeltenecektir. Hem de düşmanın istediği şekilde… Hiç şaşırmayın! Milletimiz laikliği, dinsizlik gibi gösterenlere kanmasaydı böyle olmazdı! Laiklik doğru tanımlansaydı böyle olmazdı.

*
Laiklik, ilk uygulandığı tek parti döneminde, yani henüz particilik siyaseti yokken, yani devleti, tek bir partinin yönettiği dönemde, “dinin, devlet işlerinden ayrılması” olarak tanımlanmıştır!

*

Peki, dönem değişip çok partili döneme geçince, yani “partici siyaset” başlayınca, laiklik tanımı niçin yenilenmemiştir? Bu sorunun cevabı önemlidir.

*

Tek partili dönemde “dinin, devlet işlerinden ayrılması” olarak yapılan tanımın, çok partili dönemde, “dinin, siyaset işlerinden ayrılması” olarak yenilenmesi ve partici siyasetin dini duyguları suiistimal etmesini engelleyecek şekilde uygulanması gerekirdi. Peki niçin yapılmadı?

*

Laiklik, dinsizlik değildir, dinin siyasi emellere alet edilmesini engellemektir. Laiklik, iktidara gelen kişilerin, milleti dini söylemler ile etkilemek yerine, akıl, bilim, matematik, adalet ile çalışmasını ve devletin, milletin yararını gözetmesini güvence altına almaktır. Laiklik, dinde şekillere takılmak yerine dinin manasını anlamayı sağlamaktır. Laiklik, Allah'ın kuluna soracağı soruları, kulun kula sormasını önlemektir. Laiklik, kulun kula din üzerinden gösteriş yapmasını engelleyerek, Allah’a kulluk etmeyi sağlamaktır…

*

Keşke zamanında, milletten daha fazla oy almak için konuşanlar yerine, laiklik tanımını değişen koşullara göre yenileme ihtiyacı duyacak kadar düşünenler iktidar olsaydı böyle olmazdı. Yanlıştan dönmek için hala geç değildir. Devam edeceğiz… Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum