1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Sandıkçı

  3. Büyüklere Masallar Küçüklere Gerçekler: Yağ ve Gaz Kuyrukları
Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Büyüklere Masallar Küçüklere Gerçekler: Yağ ve Gaz Kuyrukları

A+A-

Bazı siyasetçiler, kendilerini başarılı göstermek için rakiplerini başarısız göstermeye çalışırlar. Bazı siyasetçiler bugünün şartları ile geçmişin olaylarını yorumlama hatasından oy toplamaya çalışırlar.

*

Oturduğu yerden, çaba harcamadan mutlu hissettiren yalanlara kolayca kananlar, düşünme ve çaba gerektiren gerçeklerden kaçarlar. Kandırılmış kişilere gerçekleri anlatmak bu yüzden zordur çünkü, onları kandırılmış olduklarına ikna etmek gerekir önce… Ki, dünyanın en zor işi budur.

*

Yazımıza “büyüklere masallar, küçüklere gerçekler” başlığı koymamız da tam bu yüzdendir…. Enerjimizi ve zamanımızı kandırılmış yetişkinler için harcamak yerine henüz kandırılmamış küçüklere gerçekleri anlatmak için kullanmalıyız. Masalların ardında yatan işin aslını ve gerçekleri anlatmak hepimizin boynunun borcudur. Yalanlar ile yönetilen ülkenin sonu uçurumdur.

*

“CeHaPe döneminde millet yağ, şeker, gaz bulamıyordu, kuyruklarda bekliyordu. Şimdi ise bolluk var bizim sayemizde..” gibi şeyler anlatan bir siyasetçi doğru bilgiler ile milletini yanlış yola saptıranlar kervanının bir üyesidir. “Eski Türkiye” vurgusu ile yapılan bu çarpıtma ülkemizde bir kesim tarafından sürekli kullanılan bir çarpıtma konusudur. Bu çarpıtmaya kananlar da çoktur.  Peki, kananlar niçin kanar?  

*

Medeni bir tartışmada amaç işin aslını anlamak ve gerçekleri ortaya çıkarmak için konuşmak olması gerekirken, tartışma adabı bilmeyenler, hakikati ortaya çıkarmak için konuşmak yerine, haklı çıkmak için konuşurlar. Ve çoğu tartışmadan kavga çıkarırlar… Böyle kavgalar bile çarpıtmacı siyasetçinin işine gelir çünkü işin aslını anlayanların kendisine oy vermeyeceğini bilir. Onlar için toplumu ayrıştırmak da bir marifettir. Millet olma bilinci böyle tuzaklara düşmemeyi gerektirir.

*

Siyaseti, oy peşinde koşma işi gibi algılayanlardan, siyaseti “vatanın kaynaklarını milletin refahını artırmak için kullanma sanatı” olarak uygulamalarını bekleyemeyiz. Siyasetin, yandaş bir kesime değil tüm millete hizmet aracı olduğunu anlamasını istediğimiz küçüklere ve işin aslını anlamak isteyen büyüklere şu kuyruklar hakkında bir çift sözümüz şudur;

*

1)  Evet, eski Türkiye’de yağ, şeker, gaz kuyukları vardı. Bu doğrudur. Ben de bekledim o kuyruklarda.

2) Geçmişte yaşanan olayları bugünün şartları ile yorumlamak yanlıştır ve bu yanlışı bile bile devam ettirmek ayıptır, bu ayıbı takip etmek nedir? Bunu bir kenara koyalım.

3) O kuyruklar, Türk Milletinin, kibirli, İslam düşmanı emperyalist güçlere rağmen Kıbrıs Harekatını yapma cesaretini kırmak için konulan ambargodan kaynaklıdır.

4) O kuyrukların sebebi, "...Türkiye'nin başına, Kıbrıs üzerinden çorap örmeye çalışan düşmana karşı, Kıbrıs Çıkarması emrini veren (CHP'li) başbakan merhum Ecevit'in tam bağımsızlık inancıdır..."

5) O kuyruklar, Türkiye'nin tam bağımsızlığı için çalışan, ABD üslerini kapatma cesareti gösteren siyasetçilere göz dağı vermek için konulan ambargodan kaynaklıdır.

6) O kuyruklar, merhum Menderes döneminden beri dış bağımlılığı artırılan ve zayıflatılan ekonomisine rağmen, Türkiye'nin bağımsızlıkta ısrar etmesi ve düşmana boyun eğmemesinin cezası(!) olarak konulan ambargodan kaynaklıdır.

7) O kuyruklar “tam bağımsızlık” ilkesini anlayanların gururla ve onurla anlatacağı kuyruklardır. Kişisel siyasi emellere alet etmek için çarpıtılmaması gerekir.

*

Böyle çarpıtmalar ile  milletimizin kandırılmasını önlemek ve kandırılmamak her gerçek Müslümanın her samimi Türk’ün görevi olmalıdır. Selam ve dua ile …

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.