1. YAZARLAR

  2. Duran ÇÖLCÜ

  3. Çalışanlarda İş Kaybı Korkusu Olmamalı
Duran ÇÖLCÜ

Duran ÇÖLCÜ

GÖZLEM
Yazarın Tüm Yazıları >

Çalışanlarda İş Kaybı Korkusu Olmamalı

A+A-

Geride bırakacağımız yıl başta terör ve 15 Temmuz olmak üzere her bakımdan sıkıntılı bir yıl oldu. Bu sıkıntılardan en büyük etkilenende ekonomidir.

Dolayısıyla insanların iş kaybı yaşayacağı kaygısı giderek büyürken, oluşan bu kaygıdan dolayı da birçok satın almadan tutun da birçok şeyin ertelenmesine gidiliyor.

İhtiyaçtan başlayıp, ev, araba, yatırım vs. birçok alanda ertelemelere devam ediliyor. 

İnsanların endişelerden kurtulmasının yolu da ekonomide güveni ve istikrarı sağlamaktan geçiyor. 

Hükümet insanları endişelerden kurtaracak adımları atarak, piyasaya bir güven ve istikrar sağlamalıdır. 

***

Konuyu daha iyi anlamanız için HSBC Grubu’nun yaptığı bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istedim.

Söz konusu araştırma, “Güvencenin Konforu: Yaşamı Değiştiren Deneyimler” olarak adlandırılıyor.

12 ülkede 12 bin kişiyle gerçekleştirilen araştırmanın sonucuna göre; işten kovulmak finansal istikrarı en olumsuz etkileyen unsur olarak karşımıza çıkıyor.

Doğal olarak ta bu durum tüketici alışkanlıklarını olumsuz yönde etkilemesini sürdürüyor.

İstanbul’daki ve Kayseri’deki terör saldırıların ardından güven endeksinin Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 8 azaldığı görülüyor.

Birde döviz kurlarındaki yükselişler, ülke genelindeki güven algısının aşağıya düşmesi neden olurken, ekonominin olumsuz etkilenmesine neden oluyor.

Araştırmanın en önemli kısmına bakarsak, işten kovulmak finansal istikrarı en olumsuz etkileyen nedenlerin içinde yüzde 85 olarak ortaya çıkıyor.

Bunun karşısında daha az harcama, daha çok birikim anlayışı gelişirken, finansal davranışların değişmesine yönelik bir anlayış gelişiyor.

Tüketiciler harcamalarını azalttığı gibi, var olan gelirini de daha fazla tasarrufa yöneltme eğilimi gösteriyor.

Araştırmada ankete katılanların yüzde 42’si daha çok tasarruf ettiğini, yüzde 26’sı yeni bir tasarruf hesabı açtığını belirtiyor.

Yani zorluk yaşandığında tüketici yeni bir harcama ve tasarruf politikası belirlerken, daha çok tasarruf yapması gerektiğini düşünüyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 54’ü ise geçmişte yaşadıkları olaylar karşısında aldıkları önlemleri göz önünde bulundurduğunda, birikim yapmaya daha erken bir zamanda başlamayı,

yüzde 37’si de harcamalarında kesintiye gitmiş olmayı dilerken, yüzde 34’ü ise harcamalarını önceliklerine göre yeniden sıralamış olmayı diliyor.

Türkiye’de tasarruf oranı yıllar boyunca gerileyerek, 2015 itibariyle yüzde 15’e inmişti. Ancak TÜİK’in yaptığı güncelleme ile tasarruf oranımız yüzde 24 olarak belirlendi.

Başka bir deyişle Türkiye düşük tasarruflu bir ülkeden orta tasarruflu bir ülke kategorisine yükseldi.

***

Peki, bu yeterli mi değil. Tasarrufu daha çok geliştirip, bir kültür haline getirmeliyiz.

HSBC’nin zor günler için ortaya koyduğu önerileri dikkatinize sunuyorum.

“Güvencenin Konforu: Yaşamı Değiştiren Deneyimler” raporunda geleceğe daha iyi hazırlanmak için atılacak atılımlar şu şekilde sıralanıyor:

Hayatı değiştirecek olaylara yönelik plan yapılması ve öngörülemez gelişmelerin finansal etkilerini bu planda hesaba katmak büyük önem arz ediyor. Bunun yanı sıra finansal planın; harcama, birikim ve finansman dağılımının yanı sıra, hem bireylerin hem de çocuklarının gelecek güvencesini içermesinin önemine dikkat çekiliyor.

Yani, ekonomik şartlara göre plan yapıp, kendimizi bu yönde yönlendirmemiz öneriliyor.

İşten atılma tüketiciler açısından en büyük risk olarak öne çıkarken, Merkez Bankası ekonomistleri de bu kalemden kaynaklanacak aşağı yönlü baskının azaltılması için daha fazla iş güvencesi verilmesini önermişti.

Diğer taraftan işten atılma tehlikesi yaşayan birçok çalışan iş güvencesindeki azalmadan dolayı satın alma ve alışverişlerde kararsızlıklar yaşıyor.

Sonuç olarak, çalışanların ve insanların bu kaygılardan kurtulması içinde iş kaybı endişelerinden kurtarılması gerekiyor.

Ülkemizin içinde bulunduğu süreci de düşünürsek daha çok tasarrufa yönelmeliyiz diyorum.

Bilmem sizde katılır mısınız?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.