Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Can Kıbrıs

A+A-

Yıl 1985, Konya Gazi Lisesi’nde devlet parasız yatılı yurdunda öğrenciydim. Son yılımızda, yurt başkanı olmuştum. Bir haber geldi, yavru vatan Kıbrıs’tan bir öğrenci kafilesi gelecek ve bizim yurtta kalacakmış... Hepimiz öyle heyecanlandık ki anlatamam. Ne demek, sadece iki yıl önce bağımsızlığını ilan ederek dünyada Türk Bayrağı dalgalandıran ikinci devlet KKTC’den, yavru vatandan konuklarımız olacak! Koğuşun birini onlar için hazırladık. Yemekhanede bazı masaları birleştirip onlar için ayırdık. Hepimiz çok duyguluyuz, merak ve heyecan doluyuz... Kıbrıslı kardeşlerimiz ile konuşmak, tanışmak için can atıyoruz. Bunu yazarken bile aynı duyguları yaşıyorum, gözlerim doluyor. Nedense…

*

Geldiler! Kıbrıslı kardeşlerimiz için öyle bir sevgi var ki hepimizde, imkân olsa göğsümüzü yarıp içine basacağız hepsini… Onlarda bir gariplik var ama soğuk soğuk bakıyorlar, hoş geldiniz dememize bile sıcak bir hoş bulduk demiyorlar… İşin acısı bir de kendi aralarında İngilizce konuşuyorlar. Zar zor birkaçı ile konuşmayı başardık, iyi ki geldiniz çok sevindik filan dedik. Kıbrıs nasıl bir yer, orada yaşam nasıl? Bir sürü sorular sorduk… Kıbrıslı kardeşlerimizden birisi Türk askeri geldiğinden beri rahatımız kaçtı demez mi! Sevgi ile yarmayı düşünürken hiç acımayan göğsümde öyle bir acı duydum ki anlatamam. Hepimiz şok olduk, beynimizden vurulduk sanki! Yavru vatan Kıbrıs’ımızdan gelen can kardeşlerimiz, onları kurtarmak için Barış Harekâtına katılan ve orada can vermeyi göze alan askerlerimizden rahatsız olmuşlar meğer… Hepsi öyle değildir diyenlere katılıyorum amma...

*

3 yıl önce KKTC'ne gittiğimde bildiğimiz bir bilgi ile yüzleşmenin ağır üzüntüsünü yaşadım; Kıbrıs’ı yani yavru vatanı 1878 yılında İngilizlere vermişiz, hem de İngilizlerin geri vereceğiz sözüne kanarak… Osmanlı’nın içinde bulunduğu şartlar yüzünden Kıbrıs’ı vermek zorunda kalışını haklı gösterirken genç Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde olduğu şartları görmezden gelerek karalayan TİÇlere (Tarihi içerden çarpıtanlar) kandıkça daha çok üzüleceğiz, daha çok şoklar yaşayacağız.

*

Kandırılımış yetişkinleri kandırıldığına inandırmak dünyanın en zor işidir, onlarla zaman harcamayalım, zamanımızı henüz kandırılmamış gençlerin kandırılmalarını önlemek için kullanalım, elimizden gelenin fazlasını yapmaya çalışalım. Resmi tarih yalan söylüyor diye diye konuşanların aslında düşman yalanlarını bize tarih diye anlatan tarihi içeriden çarpıtanlar TİÇ'ler olduğunu, bu TİÇ’lerin, DİÇ’ler (Dini içerden çarpıtanlar) ile birlik olup doğru bilgiler ile bizi yanlış yola saptırdığını her yerde anlatalım. Çocuklarımıza da, anlatılanlara kanmadan önce feraset ve basiret ile “işin aslını” anlamayı öğretelim, geleceğimizi kurtaralım.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluşu kutlu olsun, daim olsun. Selam ve dua ile

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.