Yılmaz Sandıkçı

Yılmaz Sandıkçı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Cezayir

A+A-

Afrika kıtasının en büyük ülkesi ama ekonomi bakımından 5. sırada Cezayir ve petrol ve doğal gaz gelirleri sayesinde Afrika’nın zengin ülkeleri arasında sayılıyor. Son dönemde petrol fiyatlarındaki gerileme Cezayir ekonomisini sarsmış durumda.

*

Ülke, Başkanlık sistemi ile yönetiliyor, sahip olduğu zenginliğe ve görünürdeki siyasi istikrara rağmen kayda değer bir gelişme gösterebilmiş değil. Tarıma elverişli arazilere sahip fakat gerek insan gücü yetersizliği ve gerekse özel sektörde girişimcilik eksikliği sebebi ile ne tarımda ne de sanayide performans gösterebilmiş. Ekonomi devlet eliyle ve petrol gelirlerine dayalı bir şekilde kapalı yürüyor. Döviz piyasasında resmi kur ile kara borsa arasında %50’ye varan fark ekonominin durumunu açıkça gösteriyor.

*

Ülke Fransız sömürgesi olmanın izlerini silememiş, 2006 yılında Cezayir Devlet Başkanı Fransa'yı soykırım yapmakla suçlayıp Paris'ten bir özür bekliyoruz dediğinde Fransa iddiaları reddetmiş ve konunun tarihçilere bırakılması gerektiğini savunmuştu ama aynı Fransa Ermeni sorununda Türkiye aleyhine bir soykırım yasasını kanunlaştırmıştı. Buna rağmen Cezayir’de insanların Fransa’ya ve Fransız mallarına karşı duyduğu sempatiyi Türkiye’ye karşı duyduğu söylenemez. Öyle olsaydı aramızda vize sorunu çözülmüş olurdu.

*

Cezayir’de olup da Osmanlı’yı anmamak olmaz. Fransa Cezayir’i işgal ettiğinde Osmanlının Fransa’yı def edememesi kabul edilebilir ama en azından Fransız gemici ve tüccarlara tanınan imtiyazları, kapitülasyonları bari iptal etmemesini yadırgıyor biraz okuyan, anlayan ve tarihi bilen Cezayirli kardeşlerimiz. Osmanlı’nın yapamadığını yapan, kapitülasyonları kaldıran Mustafa Kemal Atatürk hakkında olumsuz bilgiler ile dolmuş olmaları da bu yüzden olsa gerek…

*

Benim dedelerim Türk diyen, Osmanlı bakiyesi bir ağabey şu tespiti yapıyor: Osmanlı’da askeriye, savaşa gidenler Türk olmasına rağmen hükümet ve bürokrasi yani devlet yönetim kadrosu milli bir birlik bilinci taşımayan azınlıklardan devşirilmiş kişiler, üstelik bunlar Müslüman olmalarına rağmen akrabalarının kendi dinlerine devam ederken, devletin otorite sahasında etki kurabilmelerinden dolayı çoğu zaman Osmanlı saltanatı için verilen şehitlerin kanlarına saygı duymayan bir bürokrasi kadrosu oluşmuş. Ayrıca Osmanlının yıkılmasında etkili olan azınlıklar bu sebeplerden dolayı kontrol edilemeyecek kadar güçlenmiş. Bu yüzden Osmanlı’da savaşta kazansa bile masada kaybetmek bir gelenek haline gelmiş… Bunun temel sebebi de devleti oluşturan, savaşlara giden çekirdek halkın aynı oranda saray ve devlet yönetiminde yer alamaması şeklinde bir sonuç çıktı sohbetimizden.

*

 

Cezayirli kardeşlerimiz ile konuyu şöyle bağladık, millet bilinci taşımayan ama ümmet de olamayan Osmanlının tarihe gömülmesinden ders almayan bizler, elimizdekinin kıymetini bilmez Fransız’ın veya İngiliz’in intikam ile beslenmiş fikir tohumlarından üreyen romantik(!) hayaller ve hikayeler ile halkı uyutanları dinlemeye devam ettikçe aynı sona yaklaşmaktayız…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.