1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. CHP KONYA MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART
CHP KONYA MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART

CHP KONYA MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART

CHP KONYA MİLLETVEKİLİ ATİLLA KART

A+A-

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, 27 Nisan bildirisinin post-modern kompleks nitelikte bir askeri-sivil darbe olduğunu belirterek, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, Başbakan Erdoğan ve Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında soruşturma ve ardından kamu davası açılmasını istedi. Kart, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleştirilen Dolmabahçe görüşmesi, 27 Nisan e-muhtırasıyla bu görüşme arasında bir bağlantı olduğuna ilişkin iddiayı tekrarladı. Kart, Dolmabahçe görüşmesine ilişkin verdikleri soru önergesinde Başbakan Erdoğan'ın darbe girişimiyle pazarlık yaptığını, kişisel ve siyasi çıkar işbirliğine girdiğini, siyaseti, anayasal zemin dışında düzenlediğini, anayasal kurumların devre dışı bırakıldığını nüfuz suiistimali ve görevin kötüye kullanılması suretiyle kurumların alışmasını engellendiğini, Cumhuriyet savcılarının görevini yapamaz hale geldiklerini söylediklerini anlattı. Muhtırayı ele alan ve bu muhtıranın arkasında olduğunu tekrarlayan Büyükanıt hakkında bugüne kadar hiçbir hukuki ve cezai işlem yapılmadığını belirten Kart, "Tam aksine hükümet Yaşar Büyükanıt'a Devlet Şeref Madalyası takmak ve ayrıca zırhlı lüks araç tahsis etmek suretiyle ödüllendirmiş ve koruma altına almıştır. Büyükanıt ile Erdoğan arasında muhtıradan sonra müzakerelerin yapıldığı siyasi ve kişisel çıkar işbirliği içinde anayasal sistemi iğfal ve ihlal ettikleri, yargıyı ve TBMM'yi devre dışı bıraktıkları, siyaseti anayasal sistemin dışında tasarladıkları ve planladıkları, halkın iradesini manipüle ettikleri anlaşılmaktadır. Bu darbe post-modern ve kompleks nitelikteki askeri-sivil darbesidir" diye konuştu. Bu darbeyle bir taraftan yeni siyasi süreçlerin tasarlandığını, bir taraftan da Cumhuriyet mitinglerine gölge ve kuşku düşürülmesinin amaçlandığını savunan Kart, toplumsal duyarlılık ve dayanışmanın sabote edildiğini söyledi.Kart, 4 Mayıs'ta gerçekleştirilen Erdoğan-Başbuğ'un Dolmabahçe görüşmesi ile 27 Nisan bildirisinin birbirini beslediğini ve destek aldığını ileri sürerek, Türk siyasetinin Dolmabahçe görüşmesinin ardından şekillendiğini savundu. Cumhuriyet savcılarını göreve çağıran Kart, Büyükanıt, Başbakan Erdoğan ve Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında nüfuz suiistimali ve görevi kötüye kullanmak, suretiyle anayasayı ihlal suçunu düzenleyen TCK'nın 309. maddesini muhalefetten soruşturma yapılması ve cezalandırılmaları için kamu davası açılmasını istedi. Kart düzenlediği basın toplantısını ihbar kabul edilmesini ve savcıların hareket geçmesini istedi. Kart, Türk Kızılay'ının Paksitan'a yapılan kurban yardımında yolsuzluk yaptığına ilişkin rapor hakkında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün soruşturma yapmasını istedi. Türkiye Kömür İşletmelerinde 433 trilyon liralık yolsuzlukla ilgili raporun hazırlandığını ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın bu raporu gizlediğini savunan Kart, yine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Deniz Feneri soruşturması kapsamında Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in Alman makamlarına yazılan talimat yazısını geciktirdiğini savundu. Kart, basın toplantısında Fethullah Gülen'in '12 Eylül referandumunda ölüler bile oy kullanmalı' sözüne karşılık, "Yüksek Seçim Kurulu ve diğer kurumları seçimin güvenliği konusunda uyarıyorum" dedi. Kart, referandumda evet oyu vereceğini açıklayan ve Parti Meclisi tarafından Disiplin Kurulu'na sevk edilen Eşref Erdem ile ilgili olarak, Erdem'in sözlerini yanlış bulduğunu söyledi. Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kart, Dolmabahçe görüşmesine ilişkin savcılığın hareket geçmemesi durumunda suç duyurusunda bululup bulunmayacaklarına ilişkin soruya, düzenlediği basın toplantısının bir suç ihbarı olduğunu söyleri. Kart, suç duyurusu konusunda CHP'nin kurumsal olarak karar vereceğini söyledi. Bir gazetecinin 27 Nisan muhtırasında Baykal ve CHP'li milletvekillerinin desteklediğinin anımsatması üzerine Kart, Baykal'ın muhtırayı doğrudan yada dolaylı destekleyen bir açıklaması olmadığını söyledi. Kart, 27 Nisan bildirisine karşı CHP'nin tüzel bir tavır sergilememsinin muhtıra ve Dolmabahçe görüşmesinin sorgulanmamasına bir gereç olamayacağını belirterek, "Zamanında tepki koymadık diye bunu görmezden mi geleceğiz?" dedi.

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.